Tüm göz Eş anlamlılar


  • Kesik Kesik Eş anlamlılar: sarsıntılı, düzensiz, döşeme, devamlı olmayan, kasılma, spastik, düzensiz, değiştirilebilir, kararsız, kırık, inişli çıkışlı, pürüzlü.iş öğelerinin sürekli olmayan,...
  • Kesilmek Eş anlamlılar: ekşi, embitter, envenom, tahrik, disgruntle, ısınıyor, tahriş, kızdırmak, kızdırmak, ısırgan, kışkırtmak, rahatsız, kangren.kalınlaşmasına, donmak, koagüle, gereksiz, pekiştirmek,...
  • Kesilmesi Eş anlamlılar: sonlandırma.
  • Kesimi Eş anlamlılar: bölüm, bölümü, bölümü, kesme, dilim, parça, parça, bileşen, kurucu, kesir, alt, sektör, bit, kırpma, kırpma, pasajı.
  • Kesin Eş anlamlılar: katiyet, inanç, güven, inanç, güven, inanç, güvence, bilgi.talep, ısrar, gerektirir, arayın, mecbur, koparmak, empoze, sıkmak, ayıklayın.hatasız, düz, açık, açık, net, kesin,...
  • Kesin Çıkarma Cezası Eş anlamlılar: akıntı, kaldırma, devrilmesiyle, deposal, kapalı döşeme, yayın, cashiering, haber, süspansiyon, yürüyüş kağıtları.
  • Kesin Olarak Belirlemek Eş anlamlılar: yerelleştir, sıfır, tanımlamak, spot, tanımlamak, üzerinde ev, bulmak, saptamak üstünde, üçgen.
  • Kesinlik Eş anlamlılar: conclusiveness, definitiveness, ulaşmakta, tamlığına, çözünürlük.
  • Kesinlikle Eş anlamlılar: kesinlikle, kesinlikle, kuşkusuz, şüphesiz, kuşkusuz, olumlu, indubitably, net, inescapably, kaçınılmaz, kuşkusuz, incontrovertibly.elbette, kuşkusuz, gerçekten, gerçekten, kuşkusuz,...
  • Kesinti Eş anlamlılar: bozukluğu, girişim, stopaj, bozulma, engel, süspansiyon, mermilerin, süreksizlik, gecikme, sonu, duraklat, mola, aralığı, tatilde, durdurmak, dinlenme.çıkarsama, sonuç, varsayım, türetme,...
  • Kesintileri Eş anlamlılar: kesinti.
  • Kesintisi Eş anlamlılar: geri tutun, dizginlemek, geri almak, kontrol, frenlemek, bastırmak, bastırmak, gecikme, engel, inhibe, gözaltına.çöp, inkar, tutun, tutmak, geri tutun, rezerv, korumak, geri tutmak, korumak,...
  • Kesintisiz Eş anlamlılar: sürekli.
  • Kesintiye Uğratmak Eş anlamlılar: kesme, parçalamak, engel, tanığa, interpose, üzgün, disorganize, yağma, kışkırtmak, convulse.
  • Kesir Eş anlamlılar: bölümü, bölümü, parça, bölüm, bölünme, bit, çip, parça, parçacık, hurda, lokma, renk örneği, örnek, tıraş, shard, kırıntı, ısırık.
  • Kesişen Eş anlamlılar: çapraz, bölmek, enine, kesme, açılı, çapraz, bisect, üzerinde kesme.
  • Keski Eş anlamlılar: kesme, basık, bölmek, yontmak, şekil, deşmek, model, tasvir, heykel, formu, moda, başarmak, araç, oluk.hile, dolandırıcılık, vardı, cadge, sünger, freeload, polar, kale, mulct, gyp, aldatmak.
  • Keskin Eş anlamlılar: dolandırıcı.delici.akıllı.temiz, söve, ladin, şık, düzenli, doğru sağlıklı, geleneksel, kare.aromatik, keskin, baharatlı, buruk, tecrübeli, biberli, keskin, iştah açıcı, iştah...
  • Keskindi Eş anlamlılar: genişlik.
  • Keskinleştirme Eş anlamlılar: dürüst, kenar, uyandırmak, strop, eziyet, dosya, konik, acuminate.
  • Kesme Eş anlamlılar: keskin, keskin, geliştirdi, bilenmiş, keskin, keskin, sivri uçlu.kurtarmak, denude, mahrum, şerit, soymak, polar, yoksullaştırmaya, yağma, kamulaştırmak, dolandırıcılık, mulct,...
  • Kesme Işareti Eş anlamlılar: bir yana, anlatılanlar, monolog, monolog.
  • Kesme Noktası Eş anlamlılar: durdurmak, tutuklama, kontrol, ele geçirmek, yakalamak, haczetmek, el koyma, benimsemek, engel, engel, debre, kalmak, engel, engel, gözaltına.
  • Kesme Vuruşu Eş anlamlılar: zayıflatır.
  • Kesmek Eş anlamlılar: doğrayın, ayırmak, yontmak, çip, kesmek, kesip, almak, bozmak, bozmak, dilim, sever.kesti, kaldırmak, kesip, bozmak, parçalamak, sever.
  • Kesmez Eş anlamlılar: büyük küçük harf duyarlı, imperceptive, donuk, halsiz, aptal, phlegmatic, akılsız, yavaş, vurdumduymaz, yoğun, lumpish, lezzetsiz, boş, costive.künt, yuvarlak, mat.
  • Kestane Rengi Eş anlamlılar: terk, çöl, uzakta döküm, geride bırakmak, çıkmak, terketmek, ayrıldı.
  • Keyfi Eş anlamlılar: hoşgörülü, yumuşak, hoşgörülü, latitudinarian, uysal, uysal, hasta, gevşek, yumuşak, verimli, uyumlu, forbearing, complaisant, hoş.
  • Keyfini Çıkarın Eş anlamlılar: tadını çıkarmak, zevk, zevk, gibi varın.kullanın, sahip, katılmak, var, kendi, tutun, yarar, kar, kullanmaktadır.
  • Keyifli Eş anlamlılar: zevkli, sevimli, hoş, nefis, eğlenceli, hoş, kazanan, hoş, büyüleyici, cana, büyüleyici, mutlu, güzel, şeftali, ördek.festival, neşeli, gay, neşeli, güler yüzlü, sürmeli, samimi,...
  • Keyifsiz Eş anlamlılar: yırtık pırtık, perişan, sefil, uyuz, yapışkan, down-at-heel, harap, yıkık, pejmürde, yıpranmış, pis, yoksul, darmadağınık, dağınık, dağınık.depresif, disheartened, moralsiz,...
  • Kez Eş anlamlılar: eski.
  • Ki Eş anlamlılar: iddia, talep, tutmak, korumak, aver, iddia, itiraf, ilerlemek, alıntı, ima.konuşmak, mutlak, ifade, telaffuz, remark, söyle, hızlı, devlet, ezberden, bildirmek.
  • Kibar Eş anlamlılar: nazik, sivil, de, kibar, nazik, düşünceli, ekili, kibar, parlak, uygun, güzel, zarif, şık, well-bred, uygar.kibar, saygılı, nazik, diplomatik, parlak, sofistike, pürüzsüz, politika, sivil,...
  • Kibarlık Eş anlamlılar: arıtma, ıslah, yetiştirme, kültür, nezaket, zerafet, lehçe, zarafet, nezaket, nezaket, courtliness, gentlemanliness, görgü, nezaket.aristokrasi, asalet, seçkinler, ikinci emlak, gentlefolk,...
  •