Tüm göz Eş anlamlılar
Kemikli Eş anlamlılar: spindling sıska, yedek, yalın, ince, zayıf, sırık gibi köşe, bezgin, cılız, rawboned, fleshless, zayıf, sırık.Kemirmek Eş anlamlılar: aşındırmak, uzak yemek, zarar, tüketmek, giymek.yarım bayt, çiğnemek, lokma, munch, sordu, masticate, champ, krizi.rankle, merak, ısınıyor, irin, üzülmek, sıkıntı, takıntısı, işkence.Ken Eş anlamlılar: görme, görme, görünümü, kapsamı, aralık, alan, pusula.bilgi, farkındalık, farkında, tanıdık, algı, etki alanı, ustalık, kavramak.Kenar Eş anlamlılar: sınır, kenar boşluğu, sınır, eşiğinde, brink, sınırı, anahat, kontur.keenness, keskinlik, lokma, zekilik, keskinliği, sertlik, sertliklerin.avantajı, üstünlük, kurşun.Kenar Boşluğu Eş anlamlılar: kenar, sınır, eşiğinde, yan, sınır, rim, saçak, hem, etek, çıkıntı, flanş.ilave, daha, yedek, artı, ödenek, ek, bonus, sigorta primi, acil durum.zaman kaybı, dirsek oda, latitude,...Kenara Alındı Eş anlamlılar: hariç, ayrıca, kısıtlama, kaydetmek, ancak, dışında uzak üzerinden hariç.Kendi Eş anlamlılar: sahip, var, tutun, başlık, saklamak, korumak, tutmak için vardır.kabul, itiraf, kabullenmek, izin vermek, verim, ikrar, itiraf.Kendi Içinde Eş anlamlılar: ruhsuz.Kendi Önemlilik Eş anlamlılar: kibir.Kendinden Eş anlamlılar: kibirli, küstah, döküntü, küstah, bencil, gözükara, pervasız, gaflet, inatçı, mağrur, kibirli, övünen.Kendinden Çelişkili Eş anlamlılar: tutarsız.Kendinden Emin Eş anlamlılar: emin, kendine güvenen, kendini beğenmiş, cocksure kendini belli, ikna, pozitif, boğa, emin, güvenli, bekleyen, kendine güvenen, yılmayan, kalın.Kendine Çeki Düzen Eş anlamlılar: süslüyor, süslemek, taranmak, prink, tüy, bez bebek, çeki düzen vermek, elbise.Kendine Güvenen Eş anlamlılar: kendinden emin.bağımsız, özerk, yükseltmesine, fakirlere, kendi kendine yeten, kendi kendine yeterli, self-controlled.Kendine Özgü Eş anlamlılar: özel, özel, kendine özgü, eşsiz, bireysel, karakteristik, ayırıyoruz, ayırt etme, kişiselleştirilmiş, sıradışı, sıradışı.Kendine Yeterli Eş anlamlılar: kendine güvenen.Kendini Eş anlamlılar: bireysellik, karakter, kimlik, doğa, varlık, özü, özerklik, ayrılık, benzersiz, ruhu, kişiliği, tekillik, ruh, mizaç, özelliği.bencil, self-önemli, kendi kendine hizmet eden, bencil,...Kendini Beğenmiş Eş anlamlılar: görkemli, zorba, kibirli, hakime, kibirli, tumturaklı, toplofty, heybetli, self-önemli, sondaj, mağrur, tepeden, mağrur, highhanded, highfalutin.görkemli.kendini beğenmiş, kayıtsız,...Kendini Beğenmişlik Eş anlamlılar: ihtişam.Kendini Betake Eş anlamlılar: gidin.Kendini Destekleyen Eş anlamlılar: kendine güvenen.Kendini Kontrol Eş anlamlılar: öz-disiplin, self-command, soğukkanlılık, kendine hakim, self-mastery, özyönetim, irade, bağımsızlık, karakter, denge, istikrar, ölçülülük, ılımlılık, denge, levelheadedness,...Kentsel Eş anlamlılar: citified, büyükşehir, belediye, sivil, burghal, oppidan.Kepçe Eş anlamlılar: kürek, mala, kaşık, kepçe, kepçe, kepçe, kefalet.kaz, içi boş, kürek, oymak, pota, lade, kefalet, dışarı daldırma, deşmek, yuva, benim.Kereste Eş anlamlılar: plod, yıkacak, pul, shamble, sürükleyin, yanılmak, rasgele, mavna, koşu, yığın, bozmak, künde, paytak, pisi balığı.Keriz Eş anlamlılar: aptal, nincompoop, aptal, embesil, numskull, naïf, martı, blockhead, ninny, doğal, dolt, sersem, dullard, dupe, salak, pislik, aptallık, ahmak, hantal tip.Kerkük Eş anlamlılar: nefret, nefret, mide bulantısı, nefret, tiksinme, itme, yakalandım, nefrete, antipati, mide, nefret, düşmanlık, hu, hor, küçümseme.geri tepme, para çekme, kalbin değişiklik, ters,...Kervansarayı Eş anlamlılar: inn.Kes Eş anlamlılar: bırakınca, durdurma, durdurmak, sona, kesiyorum, vazgeçmek, sonuçlandırmak, bitirmek, bitirmek, çıkmak, durdurmak, durmak, kaçınmaya.Kese Eş anlamlılar: yazma.torba, çuval, cep, konteyner, poke, çanta.Kesek Eş anlamlılar: yumru, kitle, pıhtı, wad, parça, parça, iri parça, parça, damla, lokma, nugget, toplu.sersem, kaba, dimwit, halfwit, hödük, hödük, dolt, mankafa, köylü, keriz, salak, etkafa.Keşfedilmemiş Eş anlamlılar: bilinmeyen.Keşfetmek Eş anlamlılar: incelemek, araştırmak, ince eleyip sık dokumak, soruşturma, defterleri, gözetlemek, arama, içine bakmak, tarak, araştırma.farketmek.seyahat, tur, araştırma, izci, keşif.ortaya çıkarmak,...Kesi Eş anlamlılar: kesme, gash, eğik çizgi, yarık, penetrasyon, bölüm, işlem.lezyon, yara, yara, gözyaşı, gash, sünneti, yaralanma, bozma, yırtılma, clawing, çiğlik.Keşif Eş anlamlılar: anket.anket, keşif, muayene, muayene, görünüm, inceleme, gözlem, reconnoitering, soruşturma, pass, inceden inceye gözden geçirmek, genel bakış.