Tüm göz Eş anlamlılar


  • Kazı Eş anlamlılar: hendek.
  • Kazığa Oturtmak Eş anlamlılar: mızrak, başak, pierce, gore, bıçak, perforate, ponksiyon, mızrak, sopa, oymak, koşmak-den geçerek, transfix.
  • Kazık Eş anlamlılar: hemoroid.birikir, biriktirmek, aglomera, montajı, kazık, bir araya getirmek, istif, toplamak, toplamak, toplamak, birlikte kazımak.bekçi, sentinel, izle, ayrıntı, karakol, warder, lekeli,...
  • Kazılardaki Eş anlamlılar: disinter, ortaya çıkarmak, kazıp, disentomb.
  • Kazıma Eş anlamlılar: aşındırmak, kepeklenmeye, sıyrık, ipçik, rub, eziyet, kabuk, dosya.biriktirmek, toplamak, bir araya, kazık, almak, elde etmek, azar.ikilem, zorluk, çıkmaz, ikilem, şaşkınlık, turşu,...
  • Kazımak Eş anlamlılar: yazmak, basık, etch, etkilemek, künye, deşmek, bölmek, keski, mektup, işaretler, kalem.
  • Kazıp Eş anlamlılar: ortaya çıkarmak, kazmaya, kazılardaki, disinter, ortaya, bulmak, üzerine gelip, göstermek, ortaya çıkarmak, tespit, ışık getirmek.
  • Kazmak Eş anlamlılar: çatlamak, leke, vuruş, kesim, alay, suçlama, hafif, putdown, hakaret, snub.anlamak, görmek, almak, gibi izleyin, kavramak, anlamak, algıladıkları, kavramak, anlamak, sindirmek, özümsemek,...
  • Kdv Eş anlamlılar: küvet, tank, sarnıç, banyo, damar, damacana, caldron, varil, fıçı, kova, tun, kazan.
  • Keçeleşmiş Eş anlamlılar: karışık, budaklı, düğümlü, snarled massed, kümelenmiş, bükülmüş, tousled, darmadağınık, buruşuk, uncombed, tüylü.
  • Keçi Eş anlamlılar: günah keçisi.
  • Keder Eş anlamlılar: kaybı, yoksunluk, talihsizlik, ızdırap, şok, darbe, afet, sıkıntı, lanet, veba, sıkıntı, engel, mischance, felaket.felaket, ızdırap, sıkıntı, sorun, şikayet, sıkıntı, ölüm,...
  • Keder Kapılmış Eş anlamlılar: inconsolable, kederli, ıssız, umutsuz, kimsesiz, sefil, perişan, harap, tutulmuş, agonized, birleştirme, dertli.
  • Kederli Eş anlamlılar: önemsiz, ortalama, perişan, sefil, perişan, içler acısı, üzgünüm, zavallı, yetersiz, değersiz.kasvetli, kasvetli, hüzünlü, hüzünlü, kederli, baleful, dertli, melankoli, hazin,...
  • Kedi Eş anlamlılar: yüz.suppurating, abscessed, festering, pürülan, enfekte, iltihaplı, hastalıklı, püstüllü, püstüler, süppüratif.
  • Kefalet Eş anlamlılar: güvenlik, bağ, kefil, teminat, garanti, garanti, rehin.
  • Kefaret Eş anlamlılar: onarım, özür, tazminat, geri ödeme, kefaret, tazminat, ceza, restitüsyon, memnuniyeti.tevbe, günahları, tazminat, değişiklik yapmak, ödeme, makyaj, penance, itiraf.tövbe, vicdan azabı,...
  • Kefen Eş anlamlılar: sarma yaprak, cerements, pall.örtmek, gizlemek, korumak, alın, yerleşimi, kapak, ekran, ayırmak, dolap, kukuleta.kapak, muhafaza, konut, kaplama, ekran, kılıf, ceket, battaniye, kalkan, kapsül, pod.
  • Kehanet Eş anlamlılar: tahmin, tahmini, prognoz, augury, gaipten haber verme, ibret, prognostication, fal, vahiy, f.d., uyarı.delalet, işaret, augured anlamına gelir, habercisi, foreshadow, presignify, betoken,...
  • Kehanette Eş anlamlılar: kehanette bulunmak, tahmin, tahmini, ilahi, kehanet, prognosticate, soothsay, augured, işaret, uyarmak, öngörüyoruz.
  • Kehanette Bulunmak Eş anlamlılar: kehanette, tahmin, tahmini, prognosticate, ilahi, öngören, soothsay, foretoken, augured, işaret, foreshadow, habercisi, delalet, kehanet, uyarmak.
  • Kel Eş anlamlılar: yalın, düz, aktarım, unembellished, karışık, şiddetli, stark, çıplak, temel, fonksiyonel, derli toplu.tüysüz, tüysüz, traşlı, depilated.yapmacıksız, açık, patent, açık, apaçık...
  • Kelepçe Eş anlamlılar: mengene, kavrama, dirsek, ayraç, karşılamak, tutun.
  • Kelime Eş anlamlılar: konuşma, konuşma, söyleyiş, söylem, ifade, deyim, tabir, açıklama, yorum, kelime.haber, haber, rapor, dedikodu, söylenti, iletişim, hesap, bilgi, haber, tavsiye.kelime, ifade, stil, ileri,...
  • Kelime Bilgisi Eş anlamlılar: dil, şişirme, terminoloji, anlatım biçimi, dil, deyim, dilinde, şivesi, başına dönüş, dil, argo, jargon, cant.sözlük, sözlük, sözlük, sözlük, libretto, konuşma kılavuzu.
  • Kelime Oyunu Eş anlamlılar: equivocate, palter, denli, prevaricate, kıllar bölmek, tergiversate, dodge, sazan, kaçmasına, karıştır.kelime oyunu, cavil, safsata, kaçırma, kaçamak, vardiya, hairsplitting, itiraz, dodge,...
  • Kelimenin Tam Anlamıyla Eş anlamlılar: kelimesi kelimesine, tam olarak, literatim, ciddi bir şekilde, tam olarak, gerçekten, gerçekten, tamamen word.
  • Kelimesiz Eş anlamlılar: dilsiz, sessiz, inarticulate, sessiz, sessiz, suskun, anne, suskun, suskun, sessiz.
  • Keman Eş anlamlılar: tamir etmek, oyuncak, atıcı, çömlekçi, serpmek, karışıklık, aptal, dawdle, ziyan, boşta, yaygara, diddl, dillydally, önemsememek.
  • Kement Eş anlamlılar: ip, riata, kement, kayma ilmik, ilmik, tuzak.
  • Kemer Eş anlamlılar: grup, kanat, kuşak, çocuk oyuncağı, kayış, kemer, cummerbund, cincture.dövmek, şaplak, yumruk, vurmak, bang, patlat, thwack, dövmek, klip, grev, yenmek, çorap.eğri, yay, yay, yarım daire,...
  • Kemer Düşman Eş anlamlılar: şeytan.
  • Kemer Sıkma Eş anlamlılar: titizlik, oruç, ekonomi.
  • Kemerlerinizi Bağlayın Eş anlamlılar: takmak, güvenli, bağlanmak, kravat, bağlama, düzeltmek, yapıştırmayın, yapmak hızlı, birleştirmek, birleştirmek.
  • Kemik Eş anlamlılar: çalışma, usta, öğrenmek, yeniden öğren, okumak, fırça, lehçe, kadar tıka basa, bon mot espri üzerine, gidin.
  •