Tüm göz Eş anlamlılar
Kalenin Eş anlamlılar : haven, korumak, kalesi, kalesi, koruma, savunma, barikat, bariyer, destek vidalarından, duvar, bekçi.kale, kale, hisar/kale, kale, çit, şarampol, sur, mazgallı siper.Kalıcı Eş anlamlılar : kalıcı, kalıcı, sürekli, dayanıklı, uzun ömürlü, kalıcı, hayatta kalan, kaybolmamış, varolan, yaşam, gelişen, bozulmaz.dayanıklı, kararlı, sabit, kalıcı, oynamaz, onarılamaz,...Kalıcılığı Eş anlamlılar : dayanıklılık, fixity, istikrar, perdurability, dayanıklılık, hayatta kalma, ebediyen, süreklilik, ölümsüzlük, erteleme, sabitlik, süre.Kalın Eş anlamlılar : viskoz, sulu, krem, pıhtılaşmış, jelatinimsi, pıhtılaşmış, yoğun, kalinlasmis, viscid, jöleli.dinç, güçlü, güçlü, canlı, güçlü, canlı, ruhlu, empatik, çarpıcı, tanınmış,...Kalın Derili Eş anlamlılar : büyük küçük harf duyarlı, duygusuz, vurdumduymaz, donuk, kalın kafalı, tepkisiz, vurdumduymaz, yoğun, thickheaded, aptal, sertleştirilmiş.Kalınlaşmasına Eş anlamlılar : kuvvetlendirmek, derinleştirmek, kuvvetlendirmek, kompakt, sıkıştırmak, donmak, kesilmek, jelli, clabber, pıhtısı, sertleşmesine, ayarla, konsantre, kompakt.Kalıntı Eş anlamlılar : eser, iz, kalır, harabe, fosil, antik, antik.milli, gelenek, ayin, ritüel, özel, artık, ertelenmiş, kalıntı, temanın, gerileme, hayalet, yankı.memento, hatıra, hatıra, uyarı mektubu,...Kalıp Eş anlamlılar : formu, matris, çerçeve, kontur, şekil, damga, son, ölmek, yumruk, mühür, anahat, kalıp, döküm, format.karakter, şerit, türü, kategori, tür, özelliği, bireysellik, tekil, yaradılış,...Kalıpçı Eş anlamlılar : çürüme, çürümeye, kurumasına, desiccate, dağılmak, parçalanır, parçalamak, kalmamak, kurutmak.Kalıplaşmış Eş anlamlılar : hisse senedi, basmakalıp, geleneksel, set, rutin, sıradan, basmakalıp, sıradan, bayat, bayat, shopworn, platitudinous.Kalır Eş anlamlılar : kalmayı, kalmak, devam, canlı, yaşamak, bulunan, dinlenme, konaklamak, köşkü, inat, sarılmak, devam, sebat, yaşamak, yerleşmek.geride kalmak, outstay, daha uzun yaşamak, hayatta, dayanmak,...Kalite Eş anlamlılar : öznitelik, doğa, karakteristik, özellik, özü, özellik, karakter, özellik, lezzet, anayasa, öz.mükemmellik, ayrım, boy, üstünlüğü, ihtişam, önem, kalibre, ayakta, haysiyet, değer,...Kalitesiz Eş anlamlılar : ortalama düşük, nahoş, hoş olmayan, mulish, inatçı, ele avuca sığmaz, somurtkan, huysuz, huysuz, ateşe dayanıklı, yapmayan, sapık, cussed.kalitesiz, perişan, ucuz, pinchbeck,...Kalk Eş anlamlılar : hazırlamak, düzenlemek, doğaçlama, düzenlemek, hazırlamak, montajı, kazımak, uydurmak, yapmak hazır, araya, oluşturmak, moda.ortaya, rise, uyanmak, uyandırmak, kendini bestir, çıkması,...Kalkan Eş anlamlılar : zırh, buckler, posta, cuirass.korumak, savunma, zırh, korumak, korumak, güvenli, rahat, bulwark, kol, güçlendirecek, barınak, beslemek, bakım.koruma, savunma, koruma, aegis, kapak, koruyucu,...Kalkık Eş anlamlılar : görmezden, ihmal, göz ardı, hafif, spurn, kibir, coldshoulder, kesmek, küçümseme, babaların, rebuff, yüksek hat, görüyordum snoot.kesme, ihmal, ihmal, hafif, rebuff, brushoff, soğuk omuz,...Kalkış Eş anlamlılar : çıkış, çekme, burak, gidiş, kaybolması, terk, izin alarak, biniş, veda, veda, geri çekilme, kaçış, emeklilik, ayrılık, göç.parodi, karikatür, taklit, parodi, hiciv, taşlama,...Kalkışır Eş anlamlılar : içini temizlemek, embowel, bağırsak, çizin.Kalkışıyorum Eş anlamlılar : nesne, katılmıyorum, reddetme, çürütmek, tereddüt, gecikme, durak, erteleme, tereddüt, duraklatmak, hedge, ördek, inat, temporize, reddetme, denli, kavga, muhalefet.Kalmak Eş anlamlılar : engel, gecikme, engel, kontrol, frenlemek, kök, engel, gerizekalı, gözaltına, erteleme, feragat, ertelendi, erteleme, askıya alma.erteleme, süspansiyon, gecikme, erteleme, rahatlama, mühlet,...Kalp Eş anlamlılar : çekirdek, merkezi, çekirdek, ilik, çekirdek, özü, özü, et, madde, esas, dönüm noktası.duygu, aşk, sevgi, şefkat, hassasiyet, arzu.cesaret, metanet, yiğitlik, ruhu, sinir, cesaretini,...Kalp Ağrısı Eş anlamlılar : keder, üzüntü, acı, umutsuzluk, acı, keder, heartsickness, sıkıntı, acı.keder.Kalpsiz Eş anlamlılar : pitiless, hardhearted, duyarlı, soğuk, duygusuz, zalim, demek, kayıtsız, uncaring, duygusuz, acımasız.Kama Eş anlamlılar : kalabalık, sıkmak, reçel, malzeme, cram, lodge, itme, kuvvet, ram, basın, dirsek.takoz, kilit, anahtar, bloğu, quoin, v, cuneus, koç boynuzu, kamalı, dolgu.gambit, manevra, cihaz, taktik,...Kamber Eş anlamlılar : kemer.Kambur Eş anlamlılar : şişlik, tokmak, yumru, şişme, höyük, çıkıntı, knoll, barrow, yükseltide, artış, topak.Kamçı Eş anlamlılar : anahtarı, belası, bullwhip, rus kamçısı, kayış, kirpik, kırpma, cat-o'-nine-tails, baston, çubuk, ele, huş ağacı, rawhide, cop.yenilgi, aşmak, yenmek, fethetmek, dövmek, yalamak,...Kamçılılar Eş anlamlılar : kırbaç.Kameriye Eş anlamlılar : tatilde, köşe, kabin, köşe, bower, geri çekilme, niş, bölme, kasabadan, soyunma odası.Kamp Eş anlamlılar : bivouac, kamp, silahların, kamp, kamp, yerleşim, pozisyon, kamp toplantı, toplama, mola.klik, hizip, parti, ikna, daire, mezhep, grup, lig, ittifak, topluluk, lodge.bivak, çeyrek, üzerinde...Kamp Takipçisi Eş anlamlılar : fahişe.Kampanya Eş anlamlılar : haçlı seferi, sürücü, hareket, itme, teklif, program, proje, eylem, saldırı, savaş, cihad.Kamuflaj Eş anlamlılar : gizlemek, karartmak, örtbas, parlak, taklit, tahrifat, yanlış, sahte, uydurmak, gizlemek, belirsiz.kılık, maske, iddiası, maske, kapak, pelerin, ekran, örtbas, duman perdesi, açık, asla bilemeycek.Kamyon Eş anlamlılar : taşıma.ilişkilerinde, iş, iletişim, yaptıkları, müzakereler, iletişim, ilişkiler, ilişki, ticaret, trafik, hareketleri, bağlantı, derneği.ticaret.ticaret.Kan Eş anlamlılar : öldürme, cinayet, cinayetin, katliam, katliam, katliam, kan banyosu, bloodiness, katliam, kasaplık, gore, savaş.akrabalık, ilişki, ayıklama, iniş, soy, soy, hisse senedi, zorlanma, aile,...