Tüm göz Eş anlamlılar
Katılmıyorum Eş anlamlılar: farklı, muhalefet, değişir, aykırı, anlaşmazlık, iddia, iddia, yarışma, çatışma, oppose, kavga, çatışma, didiþmek.Katiyet Eş anlamlılar: kesin.Katkı Eş anlamlılar: karışımı.hibe, hediyelik, sübvansiyon, bahşiş, ödül, sunan, bağış, mevcut, parası, yazgı, endowing, bağış, giriş, ödeme.Katkıda Bulunmak Eş anlamlılar: bağış, vermek, vermek, tedarik, mevcut, teklif, armağan, dağıtmak, abone, gönüllü, işbirliği, ekleyin, çip, ek.Katkısız Eş anlamlılar: saf.Katlanılmaz Eş anlamlılar: tahammül edilmez.Katliam Eş anlamlılar: katliam, kan gölüne, katliam, kasaplık, katliam, toplu katliam, kırım, tasfiye, tasfiye, soykırım, katliam.katliam.kasap, öldürmek, yok, bir kenara, kurban.kan.katliam, katliam, cinayet,...Katlıdır Eş anlamlılar: önemli.Katman Eş anlamlılar: kalınlık, tabaka, kat, lamina, dikiş, katmanı, ders, yatak, kat, tur, yatıyordu.Katmanı Eş anlamlılar: sırası, satır, katman, katman, düzeyi, ders, banka, adım.Katmayın Eş anlamlılar: aşmak.Katolik Eş anlamlılar: evrensel, genel, açık fikirli, eklektik, kapsamlı, herşey dahil, liberal, geniş, tarafsız, hoşgörülü.Katta Eş anlamlılar: süslüyor, dizi, elbise, giydirin, süsleme, süslemeleri, sarkıyor, süslemek, geliştirmek, döşeme, zenginleştirmek, güzelleştirmek, furbish, accouter.Kavanoz Eş anlamlılar: kavga, çatışma, çekişmeler, nifak, çatışma, kavga, kavga, tükürdü, tiff.gemi, konteyner, priz, sakat, şişe, pot, sürahi, semaver, vazo, kabı.clang, jangle, çatışma, çıngırak,...Kavernöz Eş anlamlılar: geniş, içi boş, esneme, geniş, ferah, büyük, batık, gibi mağara derin, derin.Kavga Eş anlamlılar: kavga, çekişme, çatışma, düşmanlık, çekişme, kan davası, düşmanlık, çekişmeler, tartışma, anlaşmazlık, fracas, ihlali, ayrılık, husumet, çatışma, kötü niyet.mücadele,...Kavgacı Eş anlamlılar: hırçın, kavgacı, ihtilaflı, tartışmacı, sinirli, acımasız, çabuk parlar, yeterli, hırçın, kavgacı, agresif, kavgacı, sürükleyen, ateşli, asabi,...Kavgalı Eş anlamlılar: kavgacı, kavgacı, tartışmacı, hukuki, kavgacı.Kavite Eş anlamlılar: oyuk, depresyon, krater, yuva, cep, göçük, delik, niş, boşluk, boşluk, boşluk, vacuole.Kavrama Eş anlamlılar: olay, bavul, çanta seyahat bandbox, gripsack.tutun, tutmak, kapmak, kavramak, karşılamak, debriyaj.denetim, gücü, egemenliği, etkisi, zulüm.tutun, nöbet, kavramak, toka, debriyaj.ele...Kavramak Eş anlamlılar: anlayış, kapsamı, anlama, ken, algı, fikir.kavrama, karşılamak, tutmak, korumak, debriyaj, korumak.anlamak, görmek, algıladıkları, anlamak, kapsayacak, göze, hayal, mantıklı.ulaşmak,...Kavramı Eş anlamlılar: fikir, düşünce, görüş, kavramı, anlayışı, görünüm, izlenim, görüntü, inşa etmek, maddeleştirme, varsayım, mahkumiyet, göz, görünümü, varsayım, kural.düşünce, fikir,...Kavramsal Eş anlamlılar: düşünceli.Kavrulmuş Eş anlamlılar: kuru, rendelenmiş, susuz, solmuş, kavrulmuş, pişmiş, yanmış, blistered, sere, imzalanmıştır, pörsümüş, susuz, kurak.Kavurucu Eş anlamlılar: tutkulu, ateşli, arzulu ateşli, aşk, erotik, ateşli, şehvetli, amatory, perfervid.boğucu kavrulmuş, sıcak, yakıcı, yanma, ateşli, kavurucu, fırın, boğucu, tropik.Kaya Eş anlamlılar: taş, kaya, çakıl taşı, çakıl, mermer, granit, kireç taşı.sway, rulo, adım, salıncak, vermeyecektir, sallamak, havalı, bob, sallanmak, tereddüt, makara, bocalama.vakıf, temel, temel,...Kayalık Eş anlamlılar: zor, sert, sert, sağlam, sıkı, dikenli, yokuş yukarı, zahmetli, herkül, zorlu, zorlu.titrek titrek, titrek, tottery, trembly, titreyerek, hiçliğimi, kararsız, dizzy, halsiz, hafif, sickish,...Kayan Nokta Eş anlamlılar: yağsız, drift, taşımak, yüzmek, kayma, uçmak, yelken, vurgu, havaya kaldırmak, asmak, bilgilendirilmiş.Kaybeden Eş anlamlılar: hata oluştu.Kaybeder Eş anlamlılar: walkaway.Kaybetmedik Eş anlamlılar: sadelik, ingenuousness, doğallık, artlessness, samimiyet, samimiyet, samimiyet, samimiyet, açıklık, masumiyet, yeşillik, cahillik, çocuksuluk, saflık.Kaybetmek Eş anlamlılar: yanlış yerleştirmek, kaybetmek, unutmak, özledim, yerinden.başarısız, varsayılan, kısa sonbahar, özledim, ceza, okuldan, flub, ölmek, düşmek, miscarry, iptal, daraltma, göndermek,...Kaybettik Eş anlamlılar: olur, meydana, betide, gerçekleşecek, hakkında gelmek, geçmek, hayata, meydana, etkili, doğmak, geliyor, neden geldiniz.Kaybı Eş anlamlılar: bütçe açığı, borç, borç, eksi, büzülme, eksikliği, azalması.yokluk, yoksunluk, zarar, hasar, harabe, sorun, dezavantaj, yaralanma, yenilgi, imha, zararına, müsadere, bozulma, talihsizlik, yas.Kaybolur Eş anlamlılar: yok, kaybolup, evanesce, lavabo, erime, geçiyoruz, ölmek, tükenmek, gitmek, yola, bırakın, gitti, yok, buharlaşır, sona, çekilme, çıkın.