Tüm göz Eş anlamlılar
Kibir Eş anlamlılar : egotizm, makyaj, vainglory, kendi önemlilik, kibir, gönül, havalı, narsizm, beğenmişlik, gönül, fanfaronade.kavramı, fantezi, caprice, kapris, fantezi, heves, crotchet,...Kibirli Eş anlamlılar : kibirli, zorba, gururlu, kibirli, mağrur, high and mighty, uppish, snob, otoriter, egotistic, küstah, varsayarak kibirli.inatçı.boşuna, self-önemli, ukala, kendini beğenmiş, kendinden memnun,...Kibitzer Eş anlamlılar : seyirci.Kicker Eş anlamlılar : sürpriz.Kicky Eş anlamlılar : heyecan verici.Kıdemli Eş anlamlılar : yaşça daha büyük vatandaş, patrik, yaşlı, dekan, duayeni, doyenne, ihtiyar.yaşlı, eski, eski, ilk doğan, baba, efendim.usta, baş, çift, master, kurucusu, efendim, baş, higher-up.Kıkırdamak Eş anlamlılar : gülmek, chortle, gevezelik, giggle, smile.titter, snigger, snicker, kıkırdama, snort'un, heyecan, gevezeliği, karga, snort.gülmek, chortle, gevezelik, giggle, smile.titter, snigger, heyecan,...Kıl Eş anlamlılar : öfke, flare up, kaynaşmak, öfke, dizgin, kişinin temper kaybetmek, çılgına dönüyorum, yara almak, bir tüyü kalkmak, kırmızı görmek.toprak, kir, toprak, marn, toz, küller, kerpiç, çim, çim, çamur.Kılavuz Eş anlamlılar : belirtimi, açıklama, yönergesi, hükmü, gösterge, anahat, kıyaslama, parametre, ölçüt, kısıtlama, kural, ilke, kurşun.Kılavuzu Eş anlamlılar : dizin, manuel, ipucu, anahtar, işareti, işaret, yıldızı, sinyal, tabelasını.pilot, şef, yönetmen, principe, lideri, önder, modeli, danışman, akıl hocası, öğretmen.yönetmek,...Kılçıklı Eş anlamlılar : viskoz, viskon, viscid, tutkal, ropy, sakızlı, yapış yapış, mucilaginous, jelatinimsi, kalın, yapışkan, yapışkan.ipliksi, thready, sırım gibi lifli, myomlar, kılcal.Kılıç Eş anlamlılar : kılıç.bıçak, kılıç, pala, süngü, pala, pala, meç, folyo, epee.Kılıf Eş anlamlılar : zarf, durum, kapak, kin, konteyner, kaplama, titreme, sarıcı, koruma, integument, cilt, kasa, priz.Kılığında Eş anlamlılar : iddiası, kılık değiştirmiş, gösteri, maske, cephe, görünüş, görünen, maske.görünüm, boy, şekil, modu, eda, giysi, alışkanlık, kostüm, moda, formu, bir şekilde.Kılık Değiştirmiş Eş anlamlılar : gizlemek, gizlemek, kamuflaj, kalıp, maske, pelerin, peçe, kefen, dissimulate, uydurmak, taklit, yanlış, parlak, vernik, giysi.maske, kapak, kaplama, kamuflaj, gizleme, elbise, peçe, kostüm, pelerin.Kilise Eş anlamlılar : çapraz.tapınak, ibadet, katedral, şapel evi.din adamları, bakanlık, rahiplik, bez, vaiz, ecclesiastics, minber.Kilit Eş anlamlılar : hapis.güvenli, tutturmak, cıvata, kelepçe, mandal.birleşme, cıvata, asma kilit, kanca, yakalamak, kelepçe, toka, mandal, çubuk, sürgü.birleştirmek, bağlamak, dokumak, sarılarak.kavşak,...Kilit Taşı Eş anlamlılar : temel, fundament, zemin, ilke, çekirdek, püf noktası, taşı, esas sebep.Kilit Yukarıya Eş anlamlılar : yakın, kapamak, güvenli, tutturmak, stabilize etmek, razı, düzeltmek.sınırlamak, hapis, hapsetmek, engel, hapsetmek, gözaltına.Kilitten Eş anlamlılar : kaba.Kıllı Eş anlamlılar : tüylü.Killjoy Eş anlamlılar : spoilsport, ıslak battaniye, tav, sourpuss, köpek inç yemlik, party-pooper.Kilolu Eş anlamlılar : obez, şişman, şişman, tombul, tıknaz, paunchy, etli, tombul, ağır, tıknaz, televizyonlardı, yastıklı, yağ.obezite, corpulence, stoutness, chubbiness, pudginess, paunchiness,...Kilometre Eş anlamlılar : kullanışlılığı, avantaj, hizmet, parası, geri, iyi, yardım, verim, hasat, kar, kazanç, rızık.Kimlik Eş anlamlılar : bireysellik, kendini, kişi, kendini, selfness, kişilik, tekil, benzersiz.Kimlik Bilgileri Eş anlamlılar : yetkilendirme.Kimlik Doğrulaması Eş anlamlılar : doğrulamak, tasdik, belge, kanıtlamak, onaylamak, ispat, kurmak, kefil, kuruma, kanıtı.Kimse Eş anlamlılar : hiçbir şey, sıfır, şifre, hiçlik, nonentity, dişli, ast, sıradanlık, adi, sholehah, basit, küçük yavru, olmuştur.herkes.fahişe.Kimsesiz Eş anlamlılar : terk edilmiş, ıssız, sefil, acınacak halde, zavallı, ıssız, yoksun, terkedilmiş, kederli, dertli, dertli, sefil, kederli, kasvetli, umutsuz.Kimya Eş anlamlılar : işlem.Kin Eş anlamlılar : ailevi, akın, akraba, ilgili, müttefik, cognate, konu ile ilgili, consanguine.kızgınlık, kötü olacak, kin, kötülük, kötü niyet, pike, spite, malignite, malignite.düşmanlık.kıskanmak,...Kına Yakmak Eş anlamlılar : övünmek, zafer, vaunt, karga, jubilate, sevinç, cümbüş, güneşlenmek, yaşamak, lüks.Kınama Eş anlamlılar : sitem, azarlama, suçlama, azar, kınama, sansür, giyinme, çıkışma, dil bağlama, azarlayıcı, disapprobation, ihbar, upbraiding, cezalandırma, tirad, çiğneme, ne için.kınama, yargı,...Kınamak Eş anlamlılar : mahkum, kötülemek, eleştirmek, sansür, suçlama, fay, küçümsemek, depredate, kınamak, lanet olsun, kötülemek, karşı demiryolu, haşlamak, sitem, vituperate, saldırı, aşağılamak,...Kınanması Gereken Eş anlamlılar : kabahatli, kusurlu, ihmalci, censurable, blamable, suçlu, ceza, ahlaksız, etik, sakıncalı, itibarsız, yanlış, kötü, lanetli, iğrenç, sahipsiz, günahkâr, miscreant, rezil.