Tüm göz Eş anlamlılar


  • Köpek Balığı Eş anlamlılar: dolandırıcı.
  • Köprü Eş anlamlılar: yayılan, üzerinde kemer, üzerine genişletmek, bağlantı, bağlantı, katılmak, çift, dümeni, eklemek, birleştirmek.yayılan, uygulama projeleri, viyadük, kemer, geçit.bağlantı,...
  • Köpük Eş anlamlılar: köpük, kabarcık, effervesce, fizz, spume, köpük.saçma, coşku, kabarcıklar, spume, baş, fizz, köpük, köpük, köpük, sprey, scud, spindrift, spritz.
  • Köpüklü Eş anlamlılar: anlamsız, önemsiz, saçma, anlamsız, gereksiz, önemsiz, hafif, çürük, küçük, yüzeysel, sığ, yüzey.kabarcıklı, köpüklü, sabunlu, efervesan, gazlı, sabunlu, lathery, spumy,...
  • Kopya Eş anlamlılar: yeniden, çoğaltmak, iki misline, çoğaltmak, sahte.üreme, taklit, faks, yinelenen, yineleme, karbon, benzerlik, örnek, temsil, sahte.taklit, model, desen, taklit, taklit, maymun, sahte, taklit,...
  • Kopyalama Eş anlamlılar: muhteşem.
  • Kör Eş anlamlılar: görmeyen, kör, suratındaki, visionless, eyeless, taş kör.kalın kafalı, yoğun, akılsız, anlamsız, miyop, miyop, gaflet, ihmal, imperceptive, habersiz, undiscerning, okumamış, purblind.
  • Koral Eş anlamlılar: ilahi, mim, canticle, marşı, mezmurlar, offertory, dua, motet, müzikal teklifi, zikir.
  • Kordon Eş anlamlılar: bond, bağlama, kravat, bağlantı, bağlantı, tutun, nexus, birliği, boyunduruk, kaplin, göbek kordonu.
  • Korelasyon Eş anlamlılar: karşılık, karşılıklılık, karşılıklı bağımlılık, yazışma, karşılıklılık, münavebe, denklik, give-and-take, sterlin pro quo, değişim, tradeoff.
  • Körelmiş Eş anlamlılar: ilkel, gelişmemiş, eksik, eksik, eskimiş, işe yaramaz, işlevsiz, purposeless.
  • Körfez Eş anlamlılar: gap, bariyer, uzay, mesafe, eşitsizlik, ıraksak evrim süreçleri sonucu.uçurum, uçurum, çukur, kanyon, gedik, yarık.
  • Koridor Eş anlamlılar: geçiş, geçit, lane, yol, cadde, yürüyüş, sokak, takas.hall, koridor, geçit, geçit, galeri, arcade, koridor, lobi, manastır.
  • Korkak Eş anlamlılar: korkak, shiftless, uysal, zayıf, irresolute, sefil, ürkek, çekingen, korkulu, durgun, tavuk.korkulu, craven, ürkek, korkak, korkak, recreant, brakabilir, çekingen, chickenhearted, korkak, sarı,...
  • Korkaklık Eş anlamlılar: korkaklık, poltroonery, dastardliness, çekingenlik, pusillanimity, rezillik, cesaretsizlikleriyle.
  • Korkmak Eş anlamlılar: çekmek, çekinme, geri, geri çekmek, utangaç, geri çekilmek, sinmek, cower, titreme, bıldırcın, geri tepme, blench, birden kenara çekilip kurtulmak, ördek.
  • Korku Eş anlamlılar: korku, terör, korku, korkaklık, dehşet, nefret, dehşet, kaygı, endişe, ile, endişe, şüphe.acaba, tören, korku, korku, terör, hayret, şaşkınlık, saygı, hayranlık, saygı, saygı,...
  • Korkuluk Eş anlamlılar: demiryolu, bariyer, çit, korkuluk, nöbet, bar, korkuluk, korkuluk, çit, sınır.
  • Korkunç Eş anlamlılar: tüyler ürpertici, korkunç, iğrenç, iğrenç, korkunç, korkunç, korkunç, iğrenç, şok edici, iğrenç, korkunç.korkunç, korkunç, korkunç, korkunç, korkunç, korkunç, korkunç, şok...
  • Korkusuz Eş anlamlılar: korkusuz.cesur, kalın, cesur, yiğit, valorous, cesur, korkusuz, azimli, cesur, korkusuz, unfearing, yılmayan, mettlesome, oyun, kendine güvenen, stouthearted, kahraman, yılmaz.
  • Korkusuzluk Eş anlamlılar: cesaret.
  • Korkutmak Eş anlamlılar: korkutmak, alarm, dehşete düşürmek, şok, korkutmak, affright, gözdağı, terör, etmedim, huşu, faze, petrify, dehşet, unnerve, appall.darbe, appall, harrow, dehşete düşürmek, tiksinti,...
  • Korkutucu Eş anlamlılar: korkunç, endişe verici, tehdit edici, sinir bozucu, donduran, tüyler ürpertici, korkunç, tehditkar korku, korku, korku, korkutucu, korkunç.
  • Korkuyor Eş anlamlılar: korku, korku, endişeli, korkmuş, gergin, gergin, endişeli, sinir, paniğe, sinirli, endişeli, korkutmak, huzursuz, panik, sinirli, kenar, titrek.
  • Koro Eş anlamlılar: glee club, koro, topluluk, koristin, vocalists, şarkıcı.grup, hep bir ağızdan, uzlaşma, accord, oybirliği, konser, uyum, concord, bir ses.
  • Korsan Eş anlamlılar: freebooter, korsan, korsan, çapulcu, haydut, picaroon, çapulcu, korsanları, sea rover.intihal, hırsızlık, ihlal edilmesi, cribbing, kaldırma, borçlanma, kopyalama, çalmak, ödenek.çalıntı...
  • Korsanı Eş anlamlılar: korsan.
  • Kortej Eş anlamlılar: tren, beraberindekiler, entourage, suit, personel, mahkeme, eskort, alay, şirket.
  • Körüklemeye Eş anlamlılar: tasarrufun, fırlatma, görevden alınması, sınırdışı, akıntı, ateş, devrilmesi, tahliye, sürgün, kaldırma, sıçrama, çizme.
  • Koruma Eş anlamlılar: koruma, koruma, saklama, bakım, koruma, bakım, destek, tasarruf, kurtuluş, velayet, savunma.güvenlik, koruma, savunma, izle, barınak, emanet, kapak, kalkan, zırh, koruma, koruma, bakım,...
  • Korumak Eş anlamlılar: unutmayın, hatırlıyorum, ezberlemek, unutmayın, hazine, hatırlama, hatırlamak, biliyorum, geri bakmak, kökenine.korumak, kalkan, savunma, ekran, seyretmek, bakmak, şampiyon, koruma, güvenli,...
  • Korunan Eş anlamlılar: dikkatli, ölçülü, suskun, dikkatli, dikkatli, dikkatli, ihtiyatlı, sakınan, gözükürken, unrevealing, belirsiz, özenli.
  • Korunmasız Eş anlamlılar: karşı savunmasızdır.
  • Korusun Eş anlamlılar: takdis, takdis, kutsamak, yağlamak, emretmek, saklamak, adamak, adamak, kutlamak, tesbih, onur, yüceltmek, övmek, övme.yasaklar, yasak, emretmek, interdict, veto, yasaklamak, debre, hariç,...
  • Koruyucu Eş anlamlılar: rehberlik, tutelary, baba, anne, yardım etmek, yardımcı, koruyacak, yalıtım, ihale, sıcak, sevgi dolu.
  •