Tüm göz Eş anlamlılar


  • Kokarca Eş anlamlılar: blackguard, hergele, aşağılık kimse, rotter, cur, iri fare, lice, diyarbakır, domuz, cad, gıcık, çapkın, düzenbazlık, kötü niyetli.
  • Köken Eş anlamlılar: kökenli.
  • Kökeni Eş anlamlılar: kaynak, başlama, başında, doğum, genesis, tohum, rahim, beşik, mikrop, çeşme, bahar, kök, şafak, açılış, başlangıç, köken.soy, soy, soy, ayıklama, iniş, çizgi, safkan,...
  • Koket Eş anlamlılar: flört.
  • Koklama Eş anlamlılar: koklayın.
  • Köklü Eş anlamlılar: derin.
  • Kokmuş Eş anlamlılar: ekşi, şımarık, noisome, küf, köhne, kokulu, kokuşmuş, kokuşmuş, putrescent, kokuşmuş, rütbe, çürük, kusurlu.
  • Koku Eş anlamlılar: koku, tespit, nefes, algıladıkları, burnunu çekmek, rüzgarı, fikir olsun.kıyameti, kokusu.koku, koku, koku, redolence, parfüm, parfüm, buket, kokusu, kıyameti.koku alma, burun.parfüm,...
  • Koku Alma Eş anlamlılar: koku.
  • Kokulu Eş anlamlılar: saygın, saygın, kusursuz, salih, ahlaki, doğru iyi, şerefli, iyi örnek olan.kötü, kötü kokulu, kokuşmuş, zararlı, kokuyordu, noisome, rütbe, yüksek, güçlü, iğrenç, kokuşmuş,...
  • Kökünü Kazımak Eş anlamlılar: extirpate, özü, yiğitlik, yukarı çekin, kök, kök, grub, ot, kazıp, ortaya çıkarmak, deracinate, sürgün, yerinden.
  • Kokuşmuş Eş anlamlılar: faul, rütbe, yakınmalarında, kokuşmuş, noisome, av eti, mephitic, çürük, çürümüş, kokuşmuş, putrescent, kokuyordu, stenchy, funky, frowsty.
  • Kokusunu Eş anlamlılar: ipucu, öneri, gösterge, fısıltı, ışığı, bakış, öneri, ipucu, koku, şüphe, kavramı, dokunmatik, izleme.
  • Kol Eş anlamlılar: güçlendirmek, güçlendirecek, hazırlamak, başbakan, seferber, döşeme, brace.donatmak, tedarik, sağlamak, kıyafet, dişli, teçhizat, vermek, accouter, motorize, dışarı güverte.askeri:...
  • Kolan Eş anlamlılar: kuşak.grad.
  • Kolay Eş anlamlılar: rahat, hoş, rahat, basit, makul, hafif, orta, yumuşak, hoşgörülü, samimi, iddiasız, gayrı, esnek, uysal, unexacting.ışık, ağrısız, rahat, kolay.
  • Kolayca Eş anlamlılar: kuşkusuz, kuşkusuz, ve uzakta.zahmetsizce kolay, sorunsuz, uysalca, hafifçe, incelikle, doğal olarak.
  • Kolaylaştırmak Eş anlamlılar: basitleştirmek, hızlandırmak, pürüzsüz, hızlandırmak, hafifletmek, teşvik.
  • Kolaylığı Eş anlamlılar: konfor, huzur, doğallık, tesis, hazırlık, özgürlük, eğlence, unconstraint, özgürlük, kabartma.konfor, kanaat, huzur, memnuniyeti, yaslanmak, eğlence, özgürlük.rahatlatmak, konfor,...
  • Kolaylık Eş anlamlılar: bakım kolaylığı, beceriklilik, uygunluğu, uyum, kullanışlılığı, yarar, fitness, memnuniyeti, parası, servisi, kolay, konfor.
  • Köle Eş anlamlılar: thralldom.köle, eziyet, uğraş, ter, grub, bodur, kesmek, emek, çalışma.köle.ast, hireling, yan, köle, flunkey, köle, uşak, uşak, yes-man, satrap, kukla, uydu, konu, köle, bağımlı,...
  • Kölece Eş anlamlılar: köle, itaatkar, hizmetçi, uysal, yaltakçı, yavrulama, sefil, yalaka, dalkavuk.taklit, orijinal olmayan, yaratıcı olmayan, emulative, hazır bilgi, türev.
  • Köleci Eş anlamlılar: tükürük.saçmalamak.
  • Koleksiyon Eş anlamlılar: toplama, seferberlik, toplama, derleme, toplantı, yakınsama, toplanma.mağaza, kitle, toplama, istif, birikimi, grubu, derleme, kazık, congeries, küme, aglomera, korpus.
  • Kölelik Eş anlamlılar: zahmet, angarya, ter, emek, travail, iş, eziyet, sıkıntı, mücadele, koşu bandı, moil, sömürü.
  • Kolezyum Eş anlamlılar: arena.
  • Koloni Eş anlamlılar: topluluk, toplum, karakol, yerleşim.yığın, vücut, akın, sürüsü, grup, grup, küme, klik.
  • Kolonize Eş anlamlılar: yerleşmek.
  • Kolonundan Eş anlamlılar: kravat.
  • Kolordu Eş anlamlılar: vücut, grup, grup, takım, organizasyon, kadrosu, mürettebat, topluluğu, küme, daire, parti, kuvvet, dekolmanı, kıyafet, şirket.
  • Koltuk Eş anlamlılar: odağı, konum, site, merkezi, merkez, kaynak, yazı, bölgesi, yerel, habitat, alan, mekan, yer, tünek, levrek, kalbi.
  • Koltuk Değneği Eş anlamlılar: pervane, kalmak, destek, yardım, upholder, destek vidalarından, personel, kol, destek, dayanak noktası, omurga, siper, destek, payanda.
  • Koltukaltı Eş anlamlılar: koltuk altı, koltuk altı.
  • Kolu Eş anlamlılar: kavrama, haft, yarıya, kabzası, grip.kazayağı, karga, gözetlemek, jimmy, handspike.tetikleyici, sigorta, anahtarı, düğme, kama, basma düğmesi, araç, araç.kontrol, doğrudan, dikkat...
  • Kolye Eş anlamlılar: pendent.
  •