Tüm göz Eş anlamlılar
Köşe Eş anlamlılar : tatilde, niş, saklanma, barınak, den, delik, kameriye, kasabadan, sığınak, geri çekilme, inglenook, snuggery.tuzak.Kosher Eş anlamlılar : izin, izin verilen, meşru, hakiki doğru uygun, tamam, tamam, kabul edilebilir.Köşk Eş anlamlılar : salonu, yapı, yapı, barınak, ek, eki, kiosk, rotunda, pergola, çardak, bower, yazlık, çadır, gölgelik, tuval, tente.Koskocaman Eş anlamlılar : kuyruklu.Koşmak Eş anlamlılar : scurry, dinlendirme, scud, acele, acele, çabuk, hie, kaçmak, sprint, cıvata, skedaddle, çekip, koşmak, yarış, dart, gezi, tırıs.scurry, koşmak, dinlendirme, izci, acele, çizgi, gözyaşı,...Köstebek Eş anlamlılar : nevusu, doğum lekesi, güzellik işareti, spot, leke, makula, çil.Kostik Eş anlamlılar : aşındırıcı, kemiren, yıkıcı, mordan, erozif, buruk, israf.alaycı, ısırma, kaba, kırıcı, sert, sert, acı, acı batma.Koştuğunda Eş anlamlılar : hala.Kostüm Eş anlamlılar : giyim, giyim, topluluğu, kıyafet, teçhizat, getup, üniforma, alışkanlık, giysi, kıyafetleri, giyim, giysi, elbise, elbise.giydirin, elbise, kıyafet, kıyafet, kıyafetleri, teçhizat, robe,...Koşturma Eş anlamlılar : koşmak, dinlendirme, dart, çizgi, kaçmak, çabuk, acele, cıvata, sprint, yarış, acele, scud, hie, çalıştırmak, skedaddle.Koşu Eş anlamlılar : sallamak, kavanoz, dürtükleme, dirsekle dürtmek, eşya, basın, itmek, poke, kışkırtmak, sol, kazmak, çarpmak, kıpırdamak.poke, plod, yıkacak, kereste, rasgele, serseri, shamble,...Koşullu Eş anlamlılar : belirsiz, belirsiz, birlik, nitelikli, geçici, belirsiz, sınırlı, kısıtlı, geçici, bağımlı.Koşulsuz Eş anlamlılar : mutlak, niteliksiz, tam, toplam, tam, tüm, çekincesiz, pozitif, sınırsız, sınırsız, kategorik.Koşulu Eş anlamlılar : makale.Koşulunu Eş anlamlılar : temel, buldum, zemin, oluşturmak, önerme, inşa, korumak, sürdürmek.Koşuşturma Eş anlamlılar : girdap, burgu, spin, eylemsizlik, devrim, döndürme, wheeling, bobin, rulo, eddy, büküm, girdap, tek ayak üzerinde dönüş.deneme.girdap, purl, spin, burgu, girdap, gyre, spiral, büküm,...Koşuşturmak Eş anlamlılar : temiz, kazımak, temiz, bodur, yıkama, rub, fırça, burnish, tutkunu, lehçe.yağma, tarak, komisyon, eski defterleri, ince eleyip sık dokumak, aralığı, arama, keşfetmek, araştırıp, yuva,...Kota Eş anlamlılar : bölümü, paylaşım, bölümü, tahsis, ödenek, rasyon, oran, yüzde, pay, miktar, birlik.Kötü Eş anlamlılar : düşük, düşük, yoksul, daha az, başer, ikinci sınıf, bayağı, meaner, zayıf, bozulmuş, subverted, bozulan, eksik.kötü, ahlaksız, kötü niyetli, günahkâr, kötü, kısır, haksız,...Kötü Adam Eş anlamlılar : hergele, şeytan, kaba, rotter, çapkın, düzenbazlık, çapkın, cur, dolandırıcı, blackguard, operanın, yılan-in--çimen, kötü niyetli, skandalı, umursamaması.Kötü Muamele Eş anlamlılar : küfür etmek, kötüye, misusage, eziyet, kötü muamele, taşların, baskı, taciz, unkindness, yaralanma, zulüm, zulüm, zarar, yanlış, ilgilenmedikleri.Kötü Niyet Eş anlamlılar : antipati, antipati, spite, kin, acı, husumet, kin, nefret, nefret, düşmanlık, düşmanlık, düşmanlık, kin.Kötü Niyetli Eş anlamlılar : kindar, kısır, zararlı, nefret dolu, hain, viperous, düşman, kötü huylu, ahlaksız, acımasız, acımasız, zararlı, kindar, şeytani, baleful, kötü.kindar, kısır, kötü niyetli,...Kötü Yönetmek Eş anlamlılar : mishandle, becerememek, berbat, bozmak, pisliği, yağma, üzgün, misrule, kusurlu, gaf, yanılmak, mar, faul.Kötü-Temperli Eş anlamlılar : sinirli.Kötüleme Eş anlamlılar : iftira.Kötülemek Eş anlamlılar : aşağılamak, küçümsemek, güvenini sarsmak, en aza indirmek, amortisman, kaldır, aşağı koşmak, eleştirmek, küçümsemeye, küçümsemek, dispraise, övgü, hafife, kibir, görevden altında indirdi.Kötüleyen Eş anlamlılar : kritik.Kötülük Eş anlamlılar : suç, günah, tecavüz, ihlali, günah, kabahat, hata, usulsüzlük, aksaklığı, yaralanma, yanlış, skandal.tıbbi uygulama hatası.zarar.spite, kötü niyet, iklim, acı, kin, kötü niyet,...Kötümser Eş anlamlılar : kasvetli, alaycı, umutsuz, insanları sevmeyen, yabancılara, umutsuz, umutsuz, dyspeptic, bulutlu, karanlık, önsezi, depresif, glum, gaddar, üzgün.Kötüye Eş anlamlılar : hata, yanlış, suç, görevi kötüye kullanma, günah, kötülük, günah, suç, suç.lanet, sövmek, malign, iftira, kötülemek, smear, kötülemek, calumniate, inveigh, de yemin ederim,...Kova Eş anlamlılar : playboy, dostum, gay bıçak, sevgilisi, düşüncesiz, beau, lady's adam, centilmen, züppe, kıvılcım.brace, güzelleştirmek, neşelendirmek, aydınlatmak, yenileme, canlandırmak,...Kova Için Eş anlamlılar : gayret, mücadele, süzün, kendini uygulamayın, iş, emek, inat, itmek, hiçbir çaba yedek, çaba, kendini nakavt.Kovuşturma Eş anlamlılar : devam, devam, devam, ücret, yürütmek, görmek, takip, sopa ile sebat, ulaşmak, tamamlamak, bitirmek, etkisi, transpozisyonlar.meşgul, pratik, yapmak, işlemek, çalışmaya, yönetmek,...Kowtow Eş anlamlılar : toady, açık kahverengi, truckle, yay ve kazımak, sinmek, mahkeme, düz, pezevenk, tereyağı, soft-soap.diz çökmek, öne doğru eğilmek, viraj, yay, genuflect.