Tüm göz Eş anlamlılar


  • Kirli Eş anlamlılar: kirli, pis, kirli, gri, dağınık, begrimed, kirli, sefil, kirletti, faul.kirli, kirli, yıkanmamış, begrimed, kirli, pis, lekeli, pis, kirli, kirlenmiş, unsterile, unsterilized, kirli.toprak,...
  • Kirlilik Eş anlamlılar: kirletici, kirletici, katıştırma.
  • Kırmak Eş anlamlılar: nemlendirin, nemlendirmek, püskürtmek, nemlendirmek, bedew serpin, ıslak, sprey, hortum, sünger, kurulamak.azaltmak, düşürmek, azaltmak, kalıp, orta, kontrol, vazgeçirmek, modüle, azaltmak,...
  • Kırmızı Eş anlamlılar: sağlıklı, sağlam, içten, blowzy, süslü, kızarmış, çiçek, pembe, mahçup, kanlı.kirmizi, kırmızı, al yanaklı, kırmızı, kırmızı, incarnadine, roseate, yakut, pembe.
  • Kirpik Eş anlamlılar: inme, darbe, kırbaç, iğne, kuvvetli darbe, kışkırtmak, teşvik, harekete geçirmek.teşvik, sürücü, kışkırtmak, itmek, uyandırmak, thrash, karıştırmaya.trash, yelken, beat, çizgi,...
  • Kırpma Eş anlamlılar: kırpmak, kesmek, küçük, en çok, lop, makasla kesme, biçmek, kesme, berber, pare, kuru erik.
  • Kırsal Eş anlamlılar: rustik, ülke, countrified, upcountry, arcadian, pastoral, pastoral, hödük, deneyimsiz, il, basit, basit.
  • Kısa Eş anlamlılar: kısa, ani, kısacık, anlık, özlü, anlık, anında.bu, kısaltılmış kesilmiş, bodur, küçük, düşük, kısa, çok az.özlü, kompakt, kısa, kısa, özet, küçük, sıkıştırılmış,...
  • Kısa Bir Süre Eş anlamlılar: kısa bir süre içinde doğrudan, anon, halen, derhal, erken, hemen, derhal, hızla, görsünler, betimes, hemen, bir an.
  • Kısa Düşmek Eş anlamlılar: eksikliği, istiyorum, başarısız, hayal kırıklığı, özledim, kaybedersiniz.
  • Kısa Ömürlü Eş anlamlılar: kısa ömürlü, transkory, fani, kısa, geçici, geçici, geçici, kaçak, anlık, kısacık geçen, bozulan, aceleyle.
  • Kısa Ve Öz Eş anlamlılar: nokta, kısa, öz, kısa, kısa, kısa kesilmiş, özlü, kompakt, keskin, temiz, özet, nükteli, gevrek, açık.
  • Kısacası Eş anlamlılar: sonuç, sonucu, olasılığa, akıbet, sonuç, fesih, gaye, final, etkisi, ödeme, doruk, geliştirme, ürün, devamı, sonu.
  • Kısacık Eş anlamlılar: kısa, geçici, geçici, fani, geçici, kısa yaşamış, geçici, flitting, geçici, temporal, anlık, ufuk.
  • Kısalık Eş anlamlılar: özlülük, özlülük, vizite, ekonomi, canlılık, curtness, pithiness, terseness, trenchancy, suskunluk, taciturnity, laconism, darlığı.
  • Kısalma Eş anlamlılar: kısaltması.
  • Kısaltma Eş anlamlılar: sıkıştırmak, sıkıştırmak, kısaltmak, abridge, kesmek, sözleşme, sindirmek, azaltmak, kısaltmak, azaltmak, azaltmak, özetlemek.
  • Kısaltmak Eş anlamlılar: azaltmak, azaltmak, kısaltmak, azaltmak, abridge, kısaltma, yoğunlaşmak, sözleşme, sınırlamak, kısmak, sınırlamak, lop, döşeme, bob, geri çekmek, azaltmak.kısaltma, kesmek, azaltmak,...
  • Kısaltması Eş anlamlılar: sıkıştırma, kısaltılması, azaltma, kasılma, eğlendirir, yoğunlaşma, korksun, azalma, özet.
  • Kişi Eş anlamlılar: insan, birey, insan, bir, biri, kimse, kimse.vücut çerçeve, soma, eti, karkas, fenotip, varlığı.kendini, varlık, ruh, hayat, ruhu, benlik, kimlik, özeleştiri, kişiliği, ruh.
  • Kısık Eş anlamlılar: sert, boğuk, uyumsuz, cacophonous, rahatsız edici, raspy, ızgara.gürültülü, kabadayı, gürültücü, fırtınalı, obstreperous, şamatalı, düzensiz, muhalefete, koparan, çalkantılı.
  • Kişileştirme Eş anlamlılar: şekillenme.
  • Kişiliği Eş anlamlılar: ünlü, şahsiyet, önemli, ruhani lider, aydın, layık, yıldız, süperstar.karakter, doğa, eğilim, mizaç, öfke, bireysellik, ten rengi, şerit, dahi, stil.cazibe, çekiciliği, albeni,...
  • Kişiliksiz Eş anlamlılar: anlayışsız, soğuk, uzak, resmi, bürokratik.müstakil, ilgisiz, tarafsız, serinkanlı, tarafsız, objektif.
  • Kısır Eş anlamlılar: verimsiz, unfractuous, kuru, kurak, boş, geçersiz, ıssız, ağaçsız, çıplak.steril, kısır, iktidarsız, içinde bereketli, çocuksuz.donuk, sıkıcı, ilginç, düz, verimsiz, lezzetsiz,...
  • Kişisel Eş anlamlılar: bedensel, fiziksel, maddi, bedensel, bedensel, duygusal, malzeme, harici, dış.özel, bireysel, samimi, kendi, mahrem, belirli, nev'i şahsına münhasır, özel, kendine özgü, özel.
  • Kısıtlama Eş anlamlılar: kısıtlama, sınırlama, denetim, handikap, tıkanıklık, onay, yeterlilik, caydırıcı, kaldırım, uyarı, sınır, yasak, yapışıklıkları, durum, hükmü, şart, bilmeniz gereken.kendini...
  • Kısıtlayıcı Eş anlamlılar: kısıtlı.
  • Kısıtlı Eş anlamlılar: zorunlu.
  • Kişiye Eş anlamlılar: yerinde, yürütmek, aldatmak, zimmetine geçirmek, embezzle, defalcate, çalmak, dolandırıcılık, tüfek, purloin, hile, yağma, soymak.
  • Kıskanç Eş anlamlılar: uyanık, tetikte, uyarı, dikkatli, koruyucu, istekli, endişeli, gayretli.kıskanç, istemeyerek de olsa, içine, açgözlü, jaundiced, yeşil, küskün, küçük, kindar.kıskanç, içine,...
  • Kıskançlık Eş anlamlılar: kıskançlık, güvensizlik, şüphe, bakılıyor, kızgınlık, hoşgörüsüzlük, açgözlülük, güvensizlik.kıskanmak, alınmak, kin, kıskanç, istiyorum, hasret, imrenmek.kıskançlık, kin,...
  • Kıskanılmaya Değmez Eş anlamlılar: üzücü, talihsiz, huzursuz, rahatsız, nahoş, acı, olumsuz, istenmeyen, bahtsız, dezavantajlı, itici, şanssız.
  • Kıskanmak Eş anlamlılar: kıskançlık, yeniden, imrenmek, can atıyorum.kin, kesinti, ölçü, geri tutun, dole, çimdik.
  • Kışkırtan Eş anlamlılar: vexatious.
  •