Tüm göz Eş anlamlılar


  • Kayda Değer Eş anlamlılar: önemli, önemli, sonuç olarak ortaya çıkan, sıradışı, dikkat çekici, tekil, ünlü, ünlü, önemli, olağanüstü, üstün, tanınmış, olağanüstü.fark, anlaşılabilir, anlaşılır,...
  • Kaydedilmemiş Eş anlamlılar: nötr.
  • Kaydedin Eş anlamlılar: kurtarma, korumak, kurtarmak, kurtarma, teslim etmek, korumak, yardımcı, fidye, kurtarmak, tutmak.istif, tarafından koymak, depolamak, bir kenara, birikir, rezerv, tutun, biriktirmek, koca, lay-up.
  • Kaydetti Eş anlamlılar: önemli.
  • Kaygan Eş anlamlılar: kaygan, yumuşak, zarif, parlak, parlak, yağlı, yağlı.basit, yüzeysel, makul, hitabet, sığ, pat, aldatıcı, retoriksel.zeki, usta, usta, usta, profesyonel, gelişmiş, akıllı, tilki gibi...
  • Kaygılı Eş anlamlılar: kafa karıştırıcı, üzücü, rahatsız edici, garip, sinir bozucu, şaşırtıcı, rahatsız edici, şaşırtıcı.
  • Kaygısız Eş anlamlılar: lighthearted, sorunsuz, güvenli, neşeli, şen, hoş, havadar, neşeli, neşeli, lightsome, neşeli, mutlu.
  • Kayıp Eş anlamlılar: mest, absorbe, soyutlanmış, dalmış, meşgul, kendinden geçmiş, büyülenmiş, şaşkın, şaşkın, çapraşık, açmalıyız, yemekte, şaşkın, befogged, befuddled, mystified.israf, israf,...
  • Kayırma Eş anlamlılar: düşkünlük, önyargı, tercih, one-sidedness, partizanlık.
  • Kayıt Eş anlamlılar: etkilemek, etkileyen, bir gösterim yapmak, almak-den geçerek, ulaşmak, rastlamak, nüfuz, lavabo, çan çalmak, isabet için olsun.madde, giriş, aslında, datum, yazıt, gösterimi, gönderme,...
  • Kayıt Defteri Eş anlamlılar: üye ol.
  • Kayıtsız Eş anlamlılar: kendini beğenmiş, kendinden memnun, sakin, soğukkanlı, memnun, hoşnut, memnun, oluşan, umursamaz, rahat.kayıtsız, duygusuz, umursamaz, ilgisiz, uncaring, tepkisiz, duygusuz, ruhsuz, serin,...
  • Kayıtsızlık Eş anlamlılar: ilgisizlik, unconcern, insensibility, disinterest, serinlik, ihmal, umursamazlık, ilgisizlik.
  • Kayma Eş anlamlılar: slayt, kayma, glissade, kayma, kayar.kayma, kaymak, slayt, akarsu, glissade, paten, float, yağsız, akış, uçak, kızak.
  • Kaymak Eş anlamlılar: kayma, görünmeden, kayma, slayt, sıyrılmak, debelenmek, büküm, yılan.
  • Kaynağı Eş anlamlılar: sağlamak, vermek, vermek, katkıda bulunmak, mevcut, karşılamak, atama, emanet, doldurmak, tatmin, stok, hüküm, yem, tedarik, stok, fon, donatmak, kıyafet, accouter.mağaza, hisse senedi,...
  • Kaynak Eş anlamlılar: kökeni, tohum, yazı tipi, hayatın kaynağı, kalbi, kök, temel, bankası, bahar, türetme, ev, beşik, doğum yeri, genesis, başında, kaynak, provenience, çekirdek, mikrop.sigorta, lehim,...
  • Kaynaklanan Eş anlamlılar: doğmak, neden, devam, izleyin, yayın, tahakkuk, akış, meydana, kök, gel, katılmak.olarak dünyaya gelir, ortaya, sızmak, türetmek, kök, içinde köklü, tarafından şeklinde olabilir, gelen...
  • Kaynaklar Eş anlamlılar: servet, sermaye, para, tasarruf, fon, fol, varlıkları, zenginlik, para, özelliği, portföy.araç, yeteneklerini, güçlü, temel, bulamayanlar, malzeme, güç, kapasite, knowhow, uzmanlık,...
  • Kaynamaya Eş anlamlılar: üzülmek, ısınıyor, damızlık, akıllı, debelenmek, kaynaşmak, duman, kaynatın.kaynaşmak, kabarcık, pişirmek, güveç, kaynatın.
  • Kaynaşmak Eş anlamlılar: kaynatın, köpük, kabarcık, kaynamaya, fizz, brew, buhar.öfke, fırtına, yatıyor, yaygara, devam, duman, taşmak, flare up, yakmak.
  • Kaynatın Eş anlamlılar: çiban, püstül, bulla, blain, blister, bleb, fester, apse, sivilce, yara, şişme.yoğunlaşmak, abridge, sıkıştırmak, azaltmak, kısaltmak, kısaltma, kesmek, düzenleme, capsulize,...
  • Kayrak Eş anlamlılar: ufalanan, kırılabilir, kırılgan, kırılgan, toz, kireçli, pulverable, kırılır, hassas, mealy.oy, liste, bilet, liste, kayıt, katalog, rulo.
  • Kaz Eş anlamlılar: göz, göz atmak, belirti, dikizlemek, göz, wink, yanıp sönme, flash, darbe oeil.içi boş, kepçe, kazmak, ortaya çıkarmak, maden ocağı, yuva, oymak.keriz, ninny, scatterbrain, aptal, cahil,...
  • Kaz Sürüsü Eş anlamlılar: gevezelik.grup.
  • Kaza Eş anlamlılar: fortuity, dikkatsizlik, rasgele, şans eseri, freak, tesadüf, beklenmedik, beklenmedik.talihsizlik, kaza, contretemps, talihsizlik, düşük, sıkıntı, kaza, gaf, felaket, kötü şans, felaket,...
  • Kaza Sonucu Eş anlamlılar: arizi, bağımlı, ikincil, gerekli olmayan, yabancı, teminat, aksesuar, tamamlayıcı, gereksiz.tesadüfi, beklenmedik, beklenmedik, önceden tahmin edilemeyen, şans, ucube, gelişigüzel,...
  • Kazanan Eş anlamlılar: çekici, şirin, sevimli, çekici, keyifli, sevimli, büyüleyici, büyüleyici, büyüleyici, sevdirmek, tatlı, güzel, çekici, büyüleyici, alma, olma sevdiren.şampiyon, victor, ödüllü,...
  • Kazanç Eş anlamlılar: kazanmak, kazanmak, başarmak, elde, almak, elde etmek, elde, tedarik, güvenli, ulaşmak, fark, ulaşmak, biçmek, kar, nakit olarak, hasat.kar, varlıklar, kazanç, faydaları, verimleri,...
  • Kazançlar Eş anlamlılar: maddeler, madde, potansiyel, potansiyeli, olanakları, çekirdek, ruh, kalp.
  • Kazançlı Eş anlamlılar: karlı, ikramiyeli, verimli, kazançlı, moneymaking, faydalı, üretken, zengin, yağ.karlı, kazançlı, ikramiyeli, yararlı, faydalı, üretken, ödeme, ödenecek.
  • Kazandırmak Eş anlamlılar: büyütmek, şişirmek, dilate, havaya uçurmak, puf, güçlendirmek, uzatmak, yoğunlaştırmak, yükseltmek, zenginleştirmek, genişletmek, en üst düzeye çıkarmak.
  • Kazanılmış Eş anlamlılar: garanti, dokunulmaz devredilemez, mutlak, sabit, değişmez, bağımsız, noncontingent, devredilemez, onaylanmış, kurulan yasal.
  • Kazanma Eş anlamlılar: başarı, satın alma, başarı, acquirement, başarı, gerçekleştirilmesi, yerine getirilmesi, beceri, bilgi, öğrenme, yeterlilik, teknik.
  • Kazanmak Eş anlamlılar: zafer, fethetmek, hakim, başarılı, aşmak, yenmek, dövmek, en iyi, en kötü, yenmek, kurşun.olsun, elde, ulaşmak, kazanmak, elde etmek, temin etmek, elde, ulaşmak, güvenli, kazanmak.hak,...
  •