Tüm göz Eş anlamlılar
Kadın Eş anlamlılar: israf, savurganlık, prodigality, pervasızlık, zorunlu, savurganlık, sumptuousness, aşırı.sefahat, sefahat, wantonness, terk, dissoluteness, ahlaksızlık, fenalık, fesat, karışıklık,...Kadınca Eş anlamlılar: kadınsı, ağırbaşlı, kadınsı, anne, nazik, sempatik, beslenmesi, ihale, şefkatli, unaggressive.Kadınsı Eş anlamlılar: womanish, kadınca, yumuşak, zayıf, sissyish.zarif, kibar, nazik, zarif, well-bred, de, uygun, mütevazı, su kuyusu-davranmak, kibar, kültürlü.Kadro Eş anlamlılar: çekirdek, çekirdek, iskelet, çerçeve, altyapı, hücre.Kadrosu Eş anlamlılar: mürettebat, takım, çete, kuvvet, görev gücü, grup, grup, şirket.Kafasını Karıştırdı Eş anlamlılar: şaşırtmak, addle, şaşırtmak, geçinip, karıştırmak, perplex, bemuse, daze, hayal dünyası, güdük, bulmaca, baffle, nonplus, yıkmak.Kafes Eş anlamlılar: sınırlamak, hapsetmek, içinde kapalı, kutusunda, tuzak, manastır, mew, haczetmek, tutmak, dizginlemek, hem, çit.ağ, pleksus, şebekeleşme, web, ekran, elek, örgü, ajur.ajur, çerçeve,...Kafesi Eş anlamlılar: göğüs, kutu, soyunma, sandık, süpermarket, bin, sandık, gövde, dolap, kasa.kalem, kümes, sty, fildişi, kulübe, köpek kulübesi.Kafeterya Eş anlamlılar: restoran.Kafir Eş anlamlılar: kuşkucu, doubter, kafir, scoffer, inkarcı, pyrrhonist, sorgulayıcı, bağımsız, agnostik, şüphe thomas, ikon düşmanı.kâfir, nonbeliever, putperest, pagan, şüpheci, ateist, agnostik,...Kafiye Eş anlamlılar: şiir, ayet, şarkı, lay, şarkı sözü, ballad, epik, gazel, sone, rhapsody, dithyramb, gemici, doggerel, jingle, rime.şiir, şiir, şarkı, poetika, versification, aruz, poésy, rime.Kafkas Eş anlamlılar: kardinaller meclisi, powwow, konferans, işitme, konsey, müzakere, kavuşum, görüşmeler, istişare, parti, toplantı, meclis.Kaftan Eş anlamlılar: elbise.Kağıt Eş anlamlılar: belge, makale, orijinal, kayıt, enstrüman, kayıt defteri, notasyon, mutabakat.kompozisyon, çalışma, yazma, el yazması, kompozisyon, atama, tedavi, muayene, rapor, tema, tez, tez, çalışma,...Kağıtları Eş anlamlılar: belgeler, kayıt, arşiv, kayıt defteri, dosya, dosya, kimlik, kayıt.Kahin Eş anlamlılar: peygamber.peygamber, oracle, fortuneteller, adaçayı, kâhin, predictor, orta, görülemeyen şeyleri görebilen, medyum, sybil, büyücü, augur, falcı, divinator, cadı, sihirbaz, hayalci, astrologist.Kahkaha Eş anlamlılar: neşe, neşe, alay, alay, alay, sevinç, neşe, hooting, ulumak, tittering, sniggering, kıs kıs gülme, alaycı.Kahraman Eş anlamlılar: şampiyon, kahramanı, patron, yıldız, kurşun, dikkat çeken şey, kazanan, suret, sancaktar, maceraperest.Kahramanı Eş anlamlılar: lider, kahraman, kahraman, baş, kafa, fail, aktör, şampiyon, yıldız, savunucusu, asıl, öncü, öncü, sözcüsü, sözcüsü, komutanı.Kahramanlık Eş anlamlılar: cesaret, yiğitlik, cesaret, kahramanlık, cesaret, hayatsız, cesaret, korkusuzluk, şövalyelik, yücelik, asalet, yüceltme, intrepidity.korkusuz, cesur, cesur, korkusuz, cesur, kararlı, herkül,...Kaide Eş anlamlılar: temel, destek, stand, vakıf, ayak, standart, footstone, montaj, platform, iskele, süpürgelik, dado, pervaz, kaide.Kalabalık Eş anlamlılar: dolu.montaj, yakınsama, izdiham, cemaat, toplantı, kavşak, toplama, toplama.kıpırdamak itmek, basın, dürtükleme, omuz, dirsek, sarsıntı, kuvvet, joggle, popo, meyilli.kalabalık, reçel,...Kalan Eş anlamlılar: dinlenme, denge, aşırı, fazlalığı, artı, kalıntı, kalıntıları, kalanlar, tekrarladığımız, izleme, tortu, artıkları, zerre, hayalet, kalıntı.paçavra, hurda, parça, artık, zerre,...Kalbi Eş anlamlılar: eh, memba, kaynak, kökeni, kaynağı, bahar, rezervuar, fon, benim, rezerv, lode, damar.Kalça Eş anlamlılar: kıç, arka uç, posterior, kıç, arkasında, arka, derriere, arka, alt, popo, makat, koltuk, kuyruk, stern, prat.farkında, bilgili, bilmek, kalça, zeki bilmek üzerine, bilge, percipient, kurnaz,...Kaldır Eş anlamlılar: çıkarıp, özü, çekin, gücüm, arındırmak, elemek, elek, süzün, kesmek, ayırmak, ayrı, kesilmiş, sever, döşeme, kolaylaştırmak.pişman olmak, reddetme, mahkum, küçümsemek,...Kaldıraç Eş anlamlılar: çekme, etkisi, ağırlık, prestij, güç, öncelik, sırası, itibar, denetim, kıdem, önceliği.Kaldırım Eş anlamlılar: dizginlemek, kontrol, bastırmak, bastırmak, yönetmek, inhibe, kramp, sarılmış, sınırlamak, dizgin, sınırlamak, geciktirir, sınırlamak, uysal, mecbur, rein, ağızdan, tasma,...Kaldırın Eş anlamlılar: kızdırma, yüceltme, tutsaklık, mutluluk, öfori, ulaşım, ilham, sevinç, yüksek.çalmak, araklamak, intihal, korsan, uygun, beşik, thieve, kapmak, cep, atın.yükseltmek, vinç, yüceltmek,...Kaldırma Eş anlamlılar: deplasman, çıkık, para çekme, çekilme, transfer, dislodgment, kökünden, nakli, tehcir, ulaşım, atlı araçlar, silme, obliterasyon, silme.görevden, devrilmesiyle, körüklemeye, ateş,...Kaldırma Kuvveti Eş anlamlılar: esneklik.gaiety.Kale Eş anlamlılar: saray, köşk, kalesi, kalesi, villa, chateau, manor, alcazar, tutmak.fort, kale, kalesi, kalesi, kule, kale, hisar/kale, mazgallı siper, haslık, tutmak, beton sığınak, bunker, siper, sur,...Kaleci Eş anlamlılar: hademe, yönetici, veli, nöbet, müdür, küratör, koruyucu.Kalem Eş anlamlılar: yazın.cezaevi.Kalem Adı Eş anlamlılar: takma.