Tüm göz Eş anlamlılar


  • Işaret Eş anlamlılar: kehanet, delalet, augured, prefigure, forebode, foreshadow, adumbrate, bespeak, delalet, göstermek, önermek, samimi, ipucu, uyarmak, tehdit, kehanette bulunmak, tahmin, peygamberlik,...
  • Işaret Etti Eş anlamlılar: apt, ilgili, akut, keskin, doğru delici, keskin, amaçlayan, anlatan, uygun noktasına uygun.
  • Işareti Eş anlamlılar: hedef, hedef, amaç, sonunda, amaç, hedef, standart, sahne, derecesi, bağlı, sınırlamak, ölçüde.simgelemek, karakterize, somutlaştırmak, verişimizin, örnekler, göstermek, temsil,...
  • Işaretleme Eş anlamlılar: zayıflaması, başarısız, sarkık, sarkma, azalan, languishing, batan, süzülüyor, solma, yorucu, wearying, bozulan, zayıflayan, israf.boyama, işaretler, yama, marka, puan edinildi, yangını,...
  • Işaretli Eş anlamlılar: önde gelen, seçkin, önemli, göze çarpan, dikkat çekici, çarpıcı, özel, sinyal dikkate değer, seçkin, unutulmaz.
  • Işbirliği Eş anlamlılar: birlik, konser, coaction, tutarlılık, katılım, birliği, işbirliği, suç, derneği, konfederasyonu, uyum, yardımseverlik, kombinasyon, hile, koordinasyon, yumuşama.ortaklık, hile, lig,...
  • Işbirliği Yapmak Eş anlamlılar: işbirliği, yazabilir, birleştirmek, ilişkilendirmek, ortaklık, aynı fikirde, katılmak, co-act, yardımcı, yardım.
  • Işçi Eş anlamlılar: işçi, mavi yakalı işçi, dispenserler, emekçi, proletarya, ücret kazanan, işçi, el, köle, coolie, yardımcı, peon, günlük işçi.işçi.işçi, workingman, workingwoman, workwoman,...
  • Işçilik Eş anlamlılar: ustaca, uzman, usta, yetkili, ayrıntılı, uzman, yetenekli, dikkatli, titiz, kesin, doğru düzgün, usta, profesyonel, düzenli.sanat.beceri, işçilik, uzmanlık, yürütme, elişi, iş, inşaat,...
  • Ise Eş anlamlılar: çalılık, grove, bodur, maki ahşap, fırça, çırpı, gizli, ahşap, stand.
  • Işgal Etti Eş anlamlılar: dolgu, tutun, yapmak, yürütmek, korumak, çalıştırın.ele geçirmek, istila, fethetmek, garnizon, sahip, yakalamak.almak yukarıya, istihdam, doldurun, kullanmak, kullanmak, yaşamaktadır.
  • Işgalci Eş anlamlılar: yerleşik, kiracı, oturan, aile reisi, tutuklu, alıcı, kiracının, adamı, sahibi, kiracı.
  • Işgalcilerin Eş anlamlılar: güzelleşmek, ellerinde, gösteriş yapmak, sallamak, görüntülemek, sergi, geçit töreni, emblazon, salıncak, dalga, kapak, çarpıntı.
  • Işgali Eş anlamlılar: akın, raid, saldırganlık, saldırı, tecavüzü, ihlali, baskını, saldırı, günah, saldırı, inroad, saldırı, sortie, düşmanlık, saldırı.
  • Işgüzar Eş anlamlılar: meddler, saldırgan, arka koltukta sürücü, kibitzer, dedikodu, kulak misafiri, snoop, trespasser, yetkisiz tüccar, interferer.müdahaleci, işgüzar, rahatsızlık verici, itme, ileri,...
  • Isı Eş anlamlılar: sıcaklık, hotness, sıcaklık, ateş, fieriness, torridness, güneş.tutku, heyecan, yoğunluk, çılgınlık, öfke, şevk, gayret, şevk, öfke.
  • Işık Eş anlamlılar: kiriş, aydınlanmak, animasyon, irradiate, hafifletmek.aydınlatmak, açmak, açın.parlak, güneşli, ışıklı, ışıklı, parlak, pırıl pırıl, parlak, canlı, görünür.kolay, zahmetsiz,...
  • Işık Fikirli Eş anlamlılar: anlamsız.
  • Işık Tutan Kimse Eş anlamlılar: lider.
  • Işıltı Eş anlamlılar: parıltı, pırıltı, parlatıcı, pırıltısı, an, ışıltı, phosphoresce, titreşim, coruscate, kızdırma, yanmak, yanar, scintillate, yansıtacak.kıvılcım.flash, scintillate, glitter,...
  • Işıma Eş anlamlılar: renk, redd, allık, floş, sızlamak, twinkle, aydınlanmak, flare.parlaklık, parlatıcı, ışıltı, kızıllık, kızartan, parlaklık, gözledi.parıltı, yaymak, parlatıcı, ışıltı,...
  • Işın Eş anlamlılar: kıvılcım, scintilla, titreme, nefes, ışığı, ipucu, iz, leke, bit, dokunma.kiriş, flaş, şaft, akış, çizgi, kalem, şerit, parıltı, ışığı.destek, kiriş, tahta, two-by-four,...
  • Isınıyor Eş anlamlılar: aşındırmak, tahrik, suçlamak, kazımak, çizik, bodur, fray.tahriş, kızdırmak, taciz, ırk, ağırlaştırmak, kuduz, ısırgan, mazı, işkence, sarkıntılık.
  • Isırgan Eş anlamlılar: rahatsız, tahriş, rahatsız, kızdırmak, kuşatılmış, taciz, kuduz, ırk, harry, ısınıyor, prickle, acı, yem, olsun bir keçi, gıcık, safra, yanmak.
  • Isırma Eş anlamlılar: keskin, alaylı, iğneleyici, batma, incitici, sinsi, acidulous, kostik, kesme, sert, keskin, keskin, çekinmez, soldurma.
  • Isıtmalı Eş anlamlılar: şiddetli, duygusal, çılgın, tutkulu, kızgın, yoğun, şiddet, fırtınalı, fırtınalı, şiddetli.
  • Işitme Eş anlamlılar: deneme, inceleme, soruşturma, soruşturma, engizisyon.röportaj, muayene, deneme, deneme, seyirci, konferans.
  • Iskele Eş anlamlılar: iskele, rıhtım, iskelesi, iskele, açılış, marina, yatak, bağlantı noktası, liman, bağlama.wharf, rıhtım, iskele, açılış, töreni, iskele, köstebek, banka.platform.dalgakıran, deniz...
  • Iskelet Eş anlamlılar: çerçeve, kasa, iskele, iskele, kabuğu, destek, olarak, çerçeve, kabuk.kroki, anahat, diyagram, taslak, tasarım, özeti, temel, temel, temel.
  • Işkembe Eş anlamlılar: saçma, anlamsız, çöp, tommyrot, saçma, saçmalık, anlamsız, çöp, bilge, göstermelik, ranza, saçma, sıcak hava.
  • Işkence Eş anlamlılar: sıkıntı, ızdırap, endişe, veba, sıkıntı, işkence, raf, şehitlik, deneme, dert, sıkıntı.acı, acı, ağrı, ceza, ızdırap, işkence, şehitlik, dolor, engizisyon, raf, pang, çarmıha...
  • Islak Eş anlamlılar: nemli, ıslatılmış, nemli, nemlendirilmiş, sırılsıklam, rutubetli, rutubetli, nemli, nemli, bedewed, sırılsıklam, üretebilen, sırılsıklam, vıcık vıcık, doymuş.nemlendirin,...
  • Islak Battaniye Eş anlamlılar: killjoy.
  • Islaklık Eş anlamlılar: nem, nem, ıslak, nemli, nem, don, sis, dankness, sogginess, clamminess, mugginess.
  • Işleç Eş anlamlılar: ameliyat, işçi, teknisyen, mekanik, işleyici, işçi, şef, pilot.shyster, dolandırıcılık, maceraperest, finagler, shark, manipülatör, wheeler-dealer, dolandırıcı.
  •