Tüm göz Eş anlamlılar
Ihlali Eş anlamlılar : ihlali, ihlali, bozma, sonu, hata, kusur, ihmal, suç, aldatma, tecavüz, aykırı.boşluk, delik, sonu, çatlak, yarık, rift, kırık, rüptürü, split, hata, fissür, kusur.doğmak, nüfuz,...Ihmal Eş anlamlılar : gözetim, unutkanlık, neglectfulness, dikkatsizlik, hareketsizlik, erteleme, ihmal, ihmal, tembellik, gevşekliği, getiren, gevşeklik, kaçırma, ihmal, terk, remissness, dikkatsizlik,...Ihmal Edilebilir Eş anlamlılar : piddling önemsiz, küçük, dakika, biçilemeyecek, nominal, yetersiz, mütevazı, küçük, küçük, önemsiz, küçük, önemsiz.Ihmalci Eş anlamlılar : ihmalkar, dikkatsiz, gevşek, dikkatsiz, sahipsiz, suçlu, bolluk, umursamaz, özensiz, kusurlu, sorumsuz, habersiz, slipshod, unutkan, gafil, düşüncesizce, dalgınsak.Ihmalkar Eş anlamlılar : umursamaz, dikkatsiz, dikkatsiz, düşüncesiz, ihmalci, gafil, gaflet, bolluk, gevşek, unwatchful, kayıtsız, düşüncesiz.Ihrac Eş anlamlılar : ortadan kaldırmak, arabayla, görevden, çıkarmak, kurtulmak, damla, terk, dışlamak, ortadan kaldırmak, atmak, kurtulmak.sürgün, sınır dışı, dışarı atmak, tekme, haydut, etti, gregorios, sınırdışı.Ihsan Eş anlamlılar : iyilik, fazilet, sadaka, fedakarlık, yardımseverlik, cömertlik, sevgi, şefkat, iyi niyet, yardımseverlik, sempati, fedakârlık, iyilik, liberallik.Ihtilaflı Eş anlamlılar : fırtınalı, sert, şiddetli, fırtınalı, şiddetli, şiddet, çalkantılı, rüzgârlı, yaygaracı, squally.özetlenirse, aşırı, kontrolsüz, aşırı, abartılı, aşırı, dizginsiz,...Ihtiras Eş anlamlılar : zenginlik, servet, kar, kazanç, altın, para, materyalizm, maddecilik.Ihtişam Eş anlamlılar : ihtişam, yücelik, resplendence, ihtişam, heybet, yüceltme, zafer, asalet, ihtişamı, ayrım.güzelleşmek, ihtişam, ihtişam, görkem, tantanalı, tören, gözlük, showiness, gereksiz...Ihtiyarlık Eş anlamlılar : halsizlik.Ihtiyat Eş anlamlılar : tutumlu, tutumlu, cimri, ekonomik, tutumlu, tasarruf, tatlı, sofu.ihtiyatlı, temkinli, sağduyulu, önlem, hazır, dikkatli, heedful, forearmed, uyanık, kurnaz.Ihtiyatlı Eş anlamlılar : dikkatli, dikkatli, tedbirli, politik, dikkatli, aklı, dikkatli, mantıklı, sakınan, kurnaz, uyanık, dikkatli, hesaplama, levelheaded, serin.tutumlu, tutumlu, ekonomik, cimri, kanaatkâr,...Ikamet Eş anlamlılar : residence.Ikametgah Eş anlamlılar : ev, ev, konut, konut, konut, mesken, konaklama, çeyrek, odalar, lojman, konak, daire, düz, tünek, levrek, yastık, kazılar.Iki Eş anlamlılar : kanıt, onay, doğrulama, örgütlendi, olumlama, sertifika, destek, doğrulama, kanıt, tanıklık, kimlik doğrulama, tasdik, hınç, ciro.Iki Kez Eş anlamlılar : ihanet.Iki Misline Eş anlamlılar : kopya.Iki Ucu Keskin Eş anlamlılar : belirsiz.Iki Yüzlülük Eş anlamlılar : aldatma, double-dealing, dolandırıcılık, gizleme işlemi, ikiyüzlülük, cant, samimiyetsizlik, guile, marifet.Ikilem Eş anlamlılar : çıkmaz, ikilem, durumu, şaşkınlık, şaşkınlık, karmaşıklık, düzeltme, reçel, çıkmaz, belirsizlik, zorluk, şüphe, kriz, bataklık, eşekarısı yuvası.ikilem, boğaz, durumu,...Ikinci Derecede Eş anlamlılar : arizi, inessential, yüzeysel, dışsal, tamamlayıcı, teminat, dış, aksesuar, yardımcı.geçici, iffy, belirsiz, şarta, emin değilseniz, öngörülemeyen, belirsiz, değişken, konjonktürel,...Ikinci El Eş anlamlılar : kullanılmış, yıpranmış, eski, hand-me-down, atılan, shopworn, perişan, bozulan, frowzy, keyifsiz.dolaylı, dedikodu ile söylenti, bildirdi.Ikinci En Iyi Eş anlamlılar : ikinci sınıf.Ikinci Gün Eş anlamlılar : modern, çağdaş, güncel, son, güncel, mevcut, gelişmiş, roman, yeni, geç, yeni çıkmış.Ikinci Sınıf Eş anlamlılar : aşağı, yetersiz, ikinci, üçüncü, ikinci en iyi, ikinci dize, ran, vasat, outclassed, eksik, kusurlu, so-so, yaya, sıradan.ikinci sınıf.Ikincil Eş anlamlılar : bağımlı, iştiraki, ikincisi, küçük, küçük, bağımlı, yardımcı, aksesuar, tamamlayıcı, ek, ilave, ek, dolaylı, yardımcı, daha aşağı, daha küçük, önemsiz, birlik, marjinal.Ikincisi Eş anlamlılar : anında, an, dakika, trice, pırıltı, ikinci, wink, flaş, anda, kene, iki sallar.ikincil.desteği, teşvik, abet, teşvik, teşvik, yardımcı, onaylamaz, korumak, geri, kök, yardım, yardım,...Ikiyüzlü Eş anlamlılar : düzenbaz, dissembler, talip, hile, riyakâr, şarlatan, dolandırıcı, dolandırıcılık, sahte, peck sniff, janus.samimiyetsiz, ikiyüzlü, yanlış, yanıltıcı, twofaced, dürüst olmayan,...Ikiyüzlülük Eş anlamlılar : iddiası, dissembling, özenti, yalan, hile, fakery, gizleme işlemi, bağlılık, düzenbazlık, sahte, feigning, samimiyetsizlik, disingenuousness, pharisaism.Iklim Eş anlamlılar : çok önemli, kritik, kararlı, zirve, kritik, büyük, parlak, yüksek, baskın, her şeyden, özdeyiş, orgazm.eğilim, atmosfer, ruh hali, diyar, eğilim, karakter, durum, devlet, yön, drift,...Iklime Alıştırılacağı Eş anlamlılar : acclimatized, adapte, düzeltilmiş, habituated, alışık, inured, acculturated, ağırladı, tecrübeli, yıpranmış, uzlaşma için kullanılır.Ikna Eş anlamlılar : inanç, rıza, kesinlik, katiyet, inanç, görüş, görünümü.rüşvet, dönüşüm, danışmanlık, rehberlik, yargılama, etkileyen, suasion.yem, özendirmek, çekmek, baştan, tuzağa, yem,...Ikna Edici Eş anlamlılar : ikna edici, etkili, güvence, inandırıcı, çekici, hareketli, güçlü, güvenilir, mantıksal, geçerli, ses, ağır, baştan çıkarıcı, söylüyorum, anlamlı, yadsınamaz, inkar...Ikna Etmek Eş anlamlılar : neden, ikna, ikna etmek, üzerine hakim, etkisi, elden, yöneltmek, kurşun, teşvik, kazanmak, desteklemeleri, tahrik, ikna, olsun.