Tüm göz Eş anlamlılar
Hastalık Eş anlamlılar: hastalık, hastalık, hastalık, illet, indisposition, bozukluk, şikayet, ızdırap, sakatlık.hastalık, unhealthiness, güçsüzlük, halsizlik, sakatlık, acı, ağrı, halsizlik, indisposition,...Hastalıklı Eş anlamlılar: pek inandırıcı, çürük, önemsiz, topal, yetersiz, kötü, zayıf, zayıf, unpersuasive.mide bulandırıcı.hasta, zayıf, sağlıksız, baygın, cacochyme, hasta, sakat, zayıf,...Hastane Eş anlamlılar: revir, sanatoryum, sanatoryum, yeni poliklinik, klinik, iltica, lazaretto.Hata Eş anlamlılar: rahatsız eden, rahatsız, musallat, ırk, taciz, hector, porsuk, ısırgan, hasta yaşlı at, pike, kızdırmak, rahatsız, rahatsız.kusur, kusur, kötülük, saklanmaya, kusur, leke, kusur,...Hatadır Eş anlamlılar: tuzak, pusu, tuzak, tehlike, bataklık, deadfall, bubi tuzağı, mayın, cin, sıkıntı, springe, bataklık, engel, engel.madde, özü, ruh, kalp, öz, çekirdek, çekirdek, iliği, özü, nokta,...Hatalı Eş anlamlılar: hatalı, kusurlu, sağlıksız, engelliler, yanlış, hatalı, yetersiz, bozuk, kabahatli, kusurlu, hatalı, yanlış, yanlış.yanlış, yanlış, hatalı, yanlış, yanlış, yanlış, hatalı,...Hatalı Biçimlendirilmiş Eş anlamlılar: deforme olmuş.Hatasız Eş anlamlılar: mükemmel, kusursuz, ideal, suçsuz, lekesiz, tertemiz, kusursuz, nonpareil, örnek.Hatch Eş anlamlılar: uydurmak, planlamak, başarmak, arsa, düzen, çizme, tasarım, taslak, eskiz.Hatip Eş anlamlılar: hoparlör, discourser, öğretim görevlisi, hatip, konuşan, sermonizer, vaiz.Hatıra Eş anlamlılar: hediyelik eşya, hatıra, anma, hatırlatma, kalıntı, belirteç, amblem, sembol, anıt.Hatırlama Eş anlamlılar: bellek, anma, anımsama, izlenim, hatırlama, yeniden yapılanma.Hatırlamak Eş anlamlılar: hatırlayın.hatırlıyorum, hatırlıyorum, yansıtmak, anmak, call us, hatırlatmak, yeniden, düşünmek için.Hatırlatır Eş anlamlılar: zihin, hatırlama, işaret, ima, ipucu, önermek, isteminde, eşya, dürtmek, yenileme, gözden getirmek.Hatların Eş anlamlılar: bobin, çile, büküm, örgü, örgü, strand, ağaçları, halat, yığın, arapsaçı, düğüm.Hatta Eş anlamlılar: sürekli, sürekli, tek tip, değişmeyen, dengeli, kolay, kararlı, sakin, sakin sakin, dingin, sakin.düz, düzey, düzenli, uçak, floş, düz, yatay pürüzsüz.beraberliği, ayarlamak, denge,...Hattatlık Eş anlamlılar: el yazısı, yazılı, el yazısı, el, el yazısı, makale, hat, chirography, graphology.Hava Eş anlamlılar: görüntülemek, sergi, ilan, havalandırmak, yayın, duyurmak, ortaya, maruz, göstermek, hızlı, iletişim.anten.hayatta, tahammül, aşmak, dayanacak, acı, çekme, binmek, aşmak, ayı, gelgit,...Havadar Eş anlamlılar: rüzgarlı, fırtınalı, yaygaracı, rüzgârdan, canlı, taze, havadar, cereyanlı, blowy, squally, fırtınalı.havadar, havalandırmalı, rüzgarlı, fırtınalı, cereyanlı, blowy, taze,...Havalandırma Eş anlamlılar: ifade, havalandırma, söyleyiş, pozlama, vahiy, açıklama, temsil, eklem, duyuru, ilan.hızlı, hava, salmak, sözle ifade etmek, iletişim, mutlak, söylemek, yapmak bilinen, izin ortaya...Havalandırmak Eş anlamlılar: maruz, hava, tartışmak, incelemek, incelemek, içine bakmak, kazıp, ortaya çıkarmak, ışık, inceleme, eleştirmek, analiz, ince eleyip sık dokumak, girmek getirmek.Havale Eş anlamlılar: geri yükleme, yerine, dönmek, geri vermek, geri ödeme, geri göndermek, yerleşmek, tazminat, telafi, düzeltmek, tazmin.azaltmak, azaltmak, azaltmak, dinlenmek, azaltmak, azaltmak, orta,...Havalı Eş anlamlılar: kabadayılık, bluster, palavra, övüngenlik, övünmek, rodomontade, gasconade, fanfaronade.bahçesinde, övünme, övünmek, swank, gösteriş yapmak, görüntülemek, gösteriş, grandstand,...Havari Eş anlamlılar: peygamber, kurucusu, öncü, savunucusu, savunucusu, sözcüsü, reformcu, propagandacı.misyoner, incili, vaiz, proselytizer.Havasız Eş anlamlılar: boğulma havasız, boğucu, yakın, boğucu, baskıcı, durgun, nemli, boğucu, bunaltıcı, terli, durgun, breezeless, becalmed.kendini beğenmiş, hantal, straitlaced, eski fogyish, resmi,...Havaya Kaldırmak Eş anlamlılar: artış.Havaya Uçurmak Eş anlamlılar: şişirmek, dolgu, şişirmek, şişmeye, şişirmek, büyütmek, genişletin, distend.Havuz Eş anlamlılar: su birikintisi, gölet, plash, bahar, su delik, yüzme delik, göl, lagün, tarn, sadece, rezervuar.müttefik, koordine etmek, katılmak, birleştirmek, birleştirmek, karışmak, birleştirmek,...Havva Eş anlamlılar: akşam.Havzası Eş anlamlılar: kase, damar, küvet, pot, kap, tava, konteyner, servis.lavabo, washbowl, lavabo, lavabo, lavabo.Hawker Eş anlamlılar: seyyar satıcı, huckster, satıcı, crier.Hayal Eş anlamlılar: fantezi.uydurmak, uydurmak, düşünüyorum, spin, brew, yumurtadan, oluşturmak, köken, hayal, ayrıntılı, başarmak, hazırlamak, imal, koz.düşünmek, görmek, tahmin, tahmin, tahmin,...Hayal Dünyası Eş anlamlılar: şaşırtmak, perplex, saptırmak, kafasını karıştırdı, aldatmak, yıkmak, yanlış, kullanıcısının, güdük, nonplus, bufalo, flummox.Hayal Gücü Eş anlamlılar: yaratıcılık, ilham, özgünlük, buluş, yaratıcılığı, marifet, kurumsal, doğurganlık, gebe, düşünce, fantezi, fancifulness, fantezi, vizyon.Hayal Kırıklığı Eş anlamlılar: hayal kırıklığı, hayal kırıklığı, söylevlerden, hayal kırıklığı, rahatsızlık, aşağılanma, mortification, disgruntlement, sıkıntı, darbe, hüsran, kazılmamış.üzgünüz,...