Tüm göz Eş anlamlılar


  • Halüsinasyon Eş anlamlılar: yanılsama, fantezi, görüntü, vizyon, sesler, hayalet, serap, görünüm, hayal ürünü, phantasmagoria, rüya, kuruntu, hayâl.
  • Ham Eş anlamlılar: kasvetli, soğuk, sert, soğuk, delici, buz gibi soğuk, acı.tecrübesiz, disiplinsiz, olgunlaşmamış, vasıfsız, baharatsız, toy, yeşil, yargılanmamış, eğitimsiz, yeni.ham, kaba, brüt,...
  • Hamal Eş anlamlılar: kapıcı, kapıcı, kapıcı, ağ geçidi denetleyicisi, bekçi, muhafız, nöbetçi.taşıyıcısı, taşıyıcı, redcap, görevlisi, mol.
  • Hamile Eş anlamlılar: verimli, bereketli, yaratıcı, üretken, zengin, yaratıcı, bereketli, verimli.aşılamak, inseminate, fecundate, fructify, doğurmak, yaratmak, çocuğuna olsun.önemli, anlamlı, ağır,...
  • Hamle Eş anlamlılar: dalma, çizgi, yüzüstü, zift, dalış.coşma, emzik, sprey, jet, hamle, outpour, patlama, şofben, çeşme, bahar.coşma, kusmak, hamle, su, akış, emzik, jet, de, dökmek, dalgalanma,...
  • Hamlet Eş anlamlılar: köy.
  • Hamstrung Eş anlamlılar: çaresiz, özürlü, sakat, aciz, felç, hors de mücadele, silahsız, hogtied, vasıl a kaybetme.
  • Hamur Eş anlamlılar: para, nakit, para, değişiklik, döviz, dolar, ekmek, jack.yapıştırıcı, zamk, tutkal, sabitleştirici, cilt, çimento, stickum.sopa, tutkal, bağlama, çimento, tutturmak, kaynak.
  • Hamuru Eş anlamlılar: grev, wallop, beat, bash, vurmak, kirpik, büfe, topuz, sterlin, saldırı, şut, yenmek.püre, eti, kabak, ilik, muş, pap, ezmek, hamur, sünger, hamur, meyilli, semiliquid, semisolid.
  • Hançer Eş anlamlılar: hançer.dirk, hançer, bıçak, kama, bıçak, titreme.
  • Handikap Eş anlamlılar: engel, engel, dizginlemek, frenlemek, kontrol, çubuk, devre dışı bırakmak, inhibe, shackle, kısıtlamak, sınırlamak, âciz, engel, engel olmak.dezavantajı, dezavantajı, sakatlık, engel,...
  • Hangdog Eş anlamlılar: sefil.
  • Hanger-On Eş anlamlılar: parazit.
  • Hangi Katkıda Bulunmak Eş anlamlılar: yol.
  • Hani Eş anlamlılar: bakın, dikkat edin, not, çeşitlenmiştir, belirti, görme, görme yakalamak, görmek, gözlemlemek, ayırt, görüntülemek, anket, düşünmek, algıladıkları, bir yük almak.
  • Hanky-Panky Eş anlamlılar: yaramazlık, hile, aldatma, maskaralık, deviltry, hoax, gizlenen, hile.
  • Hantal Eş anlamlılar: beceriksiz, sakar, sırık, beceriksiz, splay, durunda, çirkin, kaba, budala, hantal, keresteci, hantal, hantal.garip, hantal hantal, yönetilemez, beceriksiz, elverişsiz, rahatsız edici, büyük,...
  • Hantal Tip Eş anlamlılar: sersem.
  • Hap Eş anlamlılar: haşere, sıkıntı, baş ağrısı, geçişli, damla, ağrı, pislik, sürüklemek.pelet, tablet, kapsül, eşkenar dörtgen, tıp, ilaç, ilaç, doz.
  • Hapis Eş anlamlılar: hapishane, cezaevi, gaol, şarampol, ıslahevi, borstal, house of düzeltme, gözaltı, workhouse, brig, koruma, kilit, kalem, kümes, çın, sürahi, calaboose, soğutucu, heyecan, hoosegow...
  • Hapiste Eş anlamlılar: piyon.
  • Happy-Go-Lucky Eş anlamlılar: kaygısız, sorumsuz, yumuşak, rahat, tutumsuz, shiftless, endişesiz, hayranız, soğukkanlı, dikkatsiz.
  • Hapseden Eş anlamlılar: hapis, hapsetmek, immure, haczetmek, taahhüt, kilitlemek, trammel, sınırlamak, sınırlamak, dizginlemek, korumak, gözaltına, tutun, tutmak, alın.
  • Hapsedilmiş Eş anlamlılar: bastırılmış, bastırılmış, boğuk, inhibe, ölçülü, kontrol, kuramamaktadır, siyah, smothered, sınırlı, ayrılmış, suskun.
  • Hapsetmek Eş anlamlılar: hapis, hapsetmek, immure, haczetmek, kilitlemek, taahhüt, sınırlamak, engel, korumak, gözaltına, tutun, tutmak.
  • Harabe Eş anlamlılar: yıkım, düşüşünü, yıkma, lanet, ızdırap, waterloo, nemesis, bête noire.rezil, onursuzluk, aşağılamak, değerini düşürmek, ezmek, alçak gönüllü, utanç, kangren, mahcup, iflas,...
  • Haraç Eş anlamlılar: rabıta, iltifat, alkış, alkış, ödül, hediye, bonservis, övgü, anıt, kumanda, ödülü, madalya, tanıma, övgü, şeref, buket.dolandırıcı, zorba, haydut, gangster, korsan, güven adam,...
  • Harap Eş anlamlılar: lay atık, atık, ezmek, korkutur, temizlemek, şerit, yıkım, yağma, yok, seviye, ıssız, çuval, berbat, yağma, yıkmak, yerle bir etmek, gut.çürüyen, parçalanıyor, yıkık, harap,...
  • Harç Eş anlamlılar: yayma, dab, kapak, alçı, smirch, bedaub, karışıklık, serpmek, leke, kirletmek, sıçrama, fırça.
  • Harcama Eş anlamlılar: harcamaları, gider, maliyet, ücret, tediye, ücret, makalelerin, ödeme, fiyat.
  • Harcamak Eş anlamlılar: ödemek, dağıtacak, tüketmek, hazırlamak, dışarı kabuk, çatal, öksürük.yukarı, egzoz, tüketmek, drenaj, koşmak-den geçerek, dağıtmak, ziyan, israf, atık.istihdam, uygulamak, adamak,...
  • Harcamalar Eş anlamlılar: gider.
  • Harcanan Eş anlamlılar: yorgun, yıpranmış, dışarı fagged, yorgun, içinde bitmiş, enervated, dermansız, wearied, beat, yorgun, elendikçe yorgun.
  • Harcanmış Eş anlamlılar: ahlaksız.
  • Hard-Fisted Eş anlamlılar: cimri.
  •