Tüm göz Eş anlamlılar


  • Hoparlör Eş anlamlılar: hatip, öğretim görevlisi, vaiz, sözcüsü, sözcüsü, discourser, konuşan, ses, savunucusu, declaimer, speechifier, speechmaker, ağızlık, büyüleyen.
  • Hor Eş anlamlılar: utanç, utanç, onursuzluk, aşağılanma, abasement.küçümseme, küçümseme, alay, alay, alay, rağmen contumely, lütuf, kibir.
  • Horoz Eş anlamlılar: şampiyon, lider, kazanan, yıldız, kral, uzman, victor, kahraman, ana, baş, patron, şampiyon.horoz, chanticleer, horoz.
  • Horseplay Eş anlamlılar: palyaçoluk, foolery, roughhousing, buffoonery, bir tuhaflık, şakalar, harlequinade, industrywagging, maskaralık, kesme.
  • Hortlak Eş anlamlılar: korkutmak, rahatsız, rahatsız, disquiet, koydular, unnerve, unhinge, korkutmak, üzgün, alarm, musallat, gözdağı, etmedim, kışkırtmak, takıntısı, hata.hayalet, hayalet, hayalet, ruhu,...
  • Hoş Eş anlamlılar: sempatik, duyarlı, cana, daha, mükellef, uysal.nazik, yumuşak, nazik, gallant, kaygısız, endişesiz, şık, atılgan, şen, neşeli, lighthearted, neşeli, hareketli, şen şakrak, yüksek...
  • Hoş Olmayan Eş anlamlılar: nahoş, sakıncalı, tatsız, nahoş, ill-natured, kaba, istenmeyen, unpleasing, kabul edilemez, saldırgan, iğrenç, iğrenç, iştah kapatan, kovucu, noisome.
  • Hoşbeş Eş anlamlılar: sohbet.
  • Hoşgeldiniz Eş anlamlılar: selamlıyorum, hail, almak, itiraf, kabul, kucaklamak, selam, kırmızı halı rulo.kabul edilebilir, keyifli, zevkli, hoş, hoş, tatminkar, tatmin edici, arzu, sevimli, şirin, keyifli, zevkli,...
  • Hoşgörmek Eş anlamlılar: anlaşmak, cabal, düzen, gizlice anlaşmak, arsa, uydurmak, başarmak, entrika, konser, complot.
  • Hoşgörü Eş anlamlılar: hoşgörü, merhamet, sadaka, insanlık, şefkat, hoşgörü, af, hoşgörü, anlayış, af, iyi niyet, dost duygu, sempati, yardımseverlik.açık fikirlilik, liberallik, broadmindedness, makul,...
  • Hoşgörülü Eş anlamlılar: hoşgörülü, açık fikirli, yumuşak, uysal, makul, açık fikirli, önyargısız, liberal, bağışlayıcı, hayırsever, alıcı, complaisant, katolik, keyfi, forbearing, hasta, longsuffering.
  • Hoşgörüsüz Eş anlamlılar: bağnaz, dar, önyargılı, sert, fanatik, dogmatik, dar görüşlü, mezhep, tek taraflı, mantıksız, inatçı, esnek olmayan, kendini beğenmiş.
  • Hoşgörüsüzlük Eş anlamlılar: bağnazlık, fanatizm, önyargı, sertlik, uyarmıştı, illiberality, dogmatik, fanatizm, abartılmaktan, one-sidedness, etkileri, görüşlülüğün.
  • Hoşlanmak Eş anlamlılar: kutlama.
  • Hoşnutsuz Eş anlamlılar: yabancılaşmış, uzaklaşmış, içine kapanık, memnun, hoşnutsuz, partilerin, unsubmissive, düşmanca, karşıt, uzlaşmaz, düşman, devre dışı bırakılmış.yetersiz.
  • Hoşnutsuzluk Eş anlamlılar: sıkıntı, sıkıntı, tahriş, antipati, tiksinme, hayal kırıklığı, kızgınlık, memnuniyetsizlik, ret, dudgeon.memnuniyetsizlik, memnuniyetsizlik, tedirginlik, huzursuzluk, hayal...
  • Hoşsohbet Eş anlamlılar: hoparlör, konuşan, muhatap, discourser, colloquist, dedikodu.
  • House'Deki Eş anlamlılar: içki, alem, tope, genelinde, yudum, quaff, nip, öğrenmek, swig, swill, fuddle, bir dirsek viraj.
  • Housebreaker Eş anlamlılar: hırsız, hırsız, hırsız, saldırgan, prowler, yegg, ikinci hikaye adam, cracksman.
  • Hoyrat Eş anlamlılar: hantal, lumpish, huysuz, cloddish, kabadayı, brüt, kaba, ham, ham, kaba, kaba, kaba, indelicate, rafine edilmemiş.
  • Hoyratlık Eş anlamlılar: kabalık, kabalık, arsızlık, terbiyesizlik, saygısızlık, audacity, brashness, bitmişliği, bunun grossness, yanak, pirinç, safra, sinir.
  • Höyük Eş anlamlılar: yığın, yığın, yığın, birikim, yığın, rick, tepe, yükseltide, knoll, artış, kumul, ridge, brandası.
  • Hub Eş anlamlılar: merkezi, özet, eksen, çekirdek, odak noktası, odak, esas, temel, çekirdek, çekirdek, kalp, kilit taşı, dönüm noktası.
  • Huckster Eş anlamlılar: satıcı, seyyar satıcı, hawker, barker, adman, organizatörü, işportacı, gazeteci, costar, bagman.
  • Hücre Eş anlamlılar: bölme, niş, odası, köşe, den, durak, dolap, beşik, kabin, kutu, yemlik.
  • Hücum Eş anlamlılar: başlangıçlı, akı, sel, taşkın, saldırı, saldırı, fırtına, tufan, erişim, patlama.
  • Huggermugger Eş anlamlılar: karışıklık.
  • Hükmü Eş anlamlılar: belirtimi, hüküm, madde, gereksinim, göz, kısıtlama, şart, durum, terim, makale, baba.prearrangement, düzenleme, zemin, belleme, hazırlık, hazırlık, önlem, tedarik, konaklama.şart,...
  • Hukuk Eş anlamlılar: kural, sipariş, kod, ilke, tüzük, kararname, ferman, yönetmelik, görev, emir, yönetmelik, komut, formül.
  • Hukukçu Eş anlamlılar: yargıç, adalet, hakim, vekil.destekliyorlar, jurisprudent, jurisconsult, avukat, avukat, avukat.
  • Hukuki Eş anlamlılar: yargı.kavgalı, kavgacı, kavgacı, polemik, hairsplitting, controvertible, kanuna, dava, teorik, sabit, sıkı.
  • Hüküm Eş anlamlılar: yaygın, yaygın, genel, yaygın, bol, bol, sayısız, geniş, iç içedir, doludur, swarming, salgın, kapsamlı.
  • Hükümdar Eş anlamlılar: baş, şampiyon, ace, lord, ana, yıldız, kazanan, baş, lider, üst köpek.egemen, kral, kraliçe, cetvel, h.r.h., majesteleri, imparator, imparatoriçe, taç baş, majesteleri.egemen, cetvel,...
  • Hükümdarlık Eş anlamlılar: egemenlik, rejim, egemenliği, güç, kural, tesir, üstünlüğü, hakimiyet, itibar, taç, hanedanı, üstünlüğü, olabilir, hükümet.kural, hakim, yöneten, hakim, kurşun, hakim, komutu, ana,...
  •