Tüm göz Eş anlamlılar
Görkemli Eş anlamlılar : etkileyici, heybetli, görkemli, muhteşem, anıt, dev, görkemli, iddialı.cömert, abartılı, fahiş, lüks, zengin, fantezi, ayrıntılı, lüks, muhteşem, muhteşem, grand, artı...Gormandize Eş anlamlılar : çok yemek, malzeme, surfeit, silip süpürmek, geçit, yemesinden, raven, tıka basa, cıvata, yudum.Görme Eş anlamlılar : espy, ayırt, çıkarmak, hani, ayırt etmek, keşfetmek, görme yakalamak, algıladıkları, görmek, tanımak, görüntülemek, ken.gözlük, resim, sahne, görüntü, umudu, gösteri,...Görmek Eş anlamlılar : altına almak, nüfuz, görmek belgili tanımlık ışık, üzerinde olması, tespit etmek akıllıca.yardım, korumak, destek, imdat, yardımcı, bakmak, finans, yardım, bekleme, sopa ile geri,...Görmeyen Eş anlamlılar : kör.kör.Görsel Eş anlamlılar : görünür, gözlemlenebilir, ayırt, fark, anlaşılır, seeable, net, belirgin, bildirim, düz.optik, optik, göz, gözlük.Görselleştirme Eş anlamlılar : düşünün, resmi, gebe, göze, hayal, hayal, uyandırmak, hokkabaz, aklını gözüne görmek, icat, akla çağır.Görsünler Eş anlamlılar : üstlenebilir.Görülemeyen Şeyleri Görebilen Eş anlamlılar : ileriyi gören, telepatik, medyum, precognitive, mediumistic, kehanet, oracular, sibylline, extrasensory, divining.Görülmemiş Eş anlamlılar : yeni, yeni, unexampled, olağanüstü, eşsiz, benzersiz, rakipsiz, benzersiz, sui genel, duyulmamış, olağanüstü, dikkat çekici, tekil.Görünen Eş anlamlılar : göstermelik, yüzey, yüzeysel, hesaplanan, sahte, yapmacık, kabul, tasarlanmış, sözde, sözde, absorbe, aldatıcı, yanıltıcı, sanatsal, sahte, sahte, taklit, sahte, sahte, ikiyüzlü.Görünmeden Eş anlamlılar : sürünme, çalmak, gizlice, gizlenmek, sinsi sinsi, pusuda, pussyfoot, tiptoe.Görünmeyen Eş anlamlılar : gizli.Görünmez Eş anlamlılar : unseeable, gizli, gizli, görünmeyen, undiscernible, algılanamaz, perdeli, örtülü, gizli, gizemli, mefhumlarının, açıklanmayan, mikroskobik, infinitesimal.Görüntü Eş anlamlılar : fikir, kavram, izlenim, görünüm, kavramı, ideal.temsil, şekil, formu, resim, büst, portre, heykel, put, simge, yansıma, görünüm.benzerlik, benzerlik, görünüş, meseli, meslektaşı,...Görüntüler Eş anlamlılar : sergi, göstermek, mevcut, göstermek, özellik, apaçık, kanıt, belli etmek, ortaya, göz önüne sermek, geçit, gösteriş yapmak, maruz.fuar, sergi, şov, gösteri, sergi, tezahürü, dizi,...Görünüm Eş anlamlılar : bakın, hani, bakmak, dikkat edin, tanık, gözlemlemek, algıladıkları, belirti, not, ayırt, bakışları, bakıyorum.gördükleri, ilgili, düşünün, yansıtmak, gözden, tepki, düşünmek,...Görünür Eş anlamlılar : ortaya, ortaya, hayata, sırıtmak, yüzey, varmak, açmak, ışık, sorunu, tezgah için gelir.gibi görünüyor, bak, hissediyorum, ses, bir olarak grev.belirgin, açık, apaçık, açık, düz,...Görünüş Eş anlamlılar : görünüm, görünüm, boy, benzerlik, benzerlik, benzerlik, görüntü, dış, hava, aynılık, benzeşme, kılığında, eda, muadili, yinelenen, persona.Görüş Eş anlamlılar : düşünüyorum, devlet, varsayım, önermek, demek, gönüllü, teklif, tutun, düşünün, gördükleri, saymak, sanırım, izin.sonuç, yargı, tahmin, değerlendirme, değerlendirme, görünüm,...Görüyordum Eş anlamlılar : mağrur.Gösterge Eş anlamlılar : kılavuzu, işaretçi, dizin, işareti, işareti, daha, jest, tabelasını, işaret, simgesel yapı, beacon, sinyal, alarm, ölçer, metre.efsane, destan, masal, kurgu, gelenek, hikaye, eski...Gösteri Eş anlamlılar : sergi, göstermek, ekran, illüstrasyon, sunum, performans, açıklama, açıklama, deneme, test, fuar, tezahürü, sergi.kitle toplantı, protesto, miting, derleme, seferberlik, karşılamak,...Gösterilebilir Eş anlamlılar : belirgin.Gösterilen Eş anlamlılar : ekran, havalandırma, pozlama, sunum, sergi, görüntüleme, evreleme, açıklama, örtüsünü açmak, galası.kayıt, etkisi, performans, izlenim, başarı, işareti, sicili, görünüm, sonuçta.Gösterimi Eş anlamlılar : göstergesi, ifade, yüksek, kimliğe bürünme, performans, canlandırdığı, tarif, karakterizasyonu, gözlük, gösteri, tasvir, ikame, atama, değiştirme.benzerlik, sembolü, türü, modeli,...Gösteriş Eş anlamlılar : özenti, ekran, göstermek, fiyaka, züppelik, gereksiz gösterişle, ikiyüzlülük, kendini beğenmişlik, gösterişçilik.iddia, varsayım, iddia, meslek, iddia, arrogation.Gösteriş Yapmak Eş anlamlılar : ekran, göstermek, disport, havalı, payanda, övünme, vaunt, hava, brandish, güzelleşmek, blazon, geçit töreni.Gösterişli Eş anlamlılar : iddialı, gösterişli, gösterişli, etkilenen, övünen, dikkat çekici, gösterişli, utanmaz, gösterişli, görkemli, görkemli.şatafatlı, meretricious, gösterişli, gösterişli, zevksiz,...Gösterişsiz Eş anlamlılar : mütevazi.Göstermek Eş anlamlılar : kanıtlamak, kanıtlamak, sürdürmek, kanıtı, kurmak, tasdik, kanıt, iddia, onaylamak, teyit, destek, teyit, doğrulamak, göstermek, haklı, belge, sağlam temele oturtulmuş.alıntı, tutar...Göstermelik Eş anlamlılar : yanlış açık, gösterişçilik, yalan, staginess, speciousness, gaudiness, maskaralık, saçma, fustian, frippery, özenti, tawdriness, gelin teli, kaplama.Gotik Eş anlamlılar : barbar, kaba, tuhaf, medeniyetsiz, barbar, kaba, gelişmemiş.tuhaf, ürkütücü, ürpertici, grotesk, kaprisli, tuhaf.Gövde Eş anlamlılar : gövde, beden.kutu, göğüs, durum, footlocker, konteyner, sandık, keson, bin, engel, sandık, carryall, sepet, kalkık.Göz Eş anlamlılar : gözlemlemek, ince eleyip sık dokumak, eğitim, izlemek, ilgili, incelemek, algıladıkları, bakıyorum, gaze, anket, inceden inceye gözden geçirmek, bakmak, almak olarak görüntüleyin.peep,...