Tüm göz Eş anlamlılar


  • Gölge Eş anlamlılar: koyulaştırma, bedim, zorlaştırmak, befog, bulanıklık, leke, gri, sesi yere, gölgede, sessiz, karanlık, adumbrate.kasvet, bulut, üzüntü, leke, yıkım, smear, leke, kararmaz, pall, kasvet,...
  • Gölgede Eş anlamlılar: tutulması, hakim, zorbalık, kontrol, üzerinde hakim, kurşun, gölgede bırakmak, aşması, üstün, outclass, geçersiz kılar, aşmak.
  • Gölgede Bırakmak Eş anlamlılar: aşmak.
  • Gölgeli Eş anlamlılar: gölgeli, alacakaranlık, crepuscular, gece, gölgeli, karanlık, kasvetli, puslu, bulutlu, opak, belirsiz.karanlık, esmer, koyu, sarımsı kahverengi, sable, siyah.şüpheli, şüpheli, şüpheli,...
  • Gölgelik Eş anlamlılar: tente, kaplama, kayan yazı, gölge, başlık, tilt, tente, baldachin.
  • Gomalak Eş anlamlılar: yendi.yenilgi.
  • Gömmek Eş anlamlılar: salgılar, gizlemek, kapak, gizlemek, önbellek, ekran, pelerin, peçe, bırakın, daldırın.inter, inhume, entomb, yatıyordu geri kalanı, türbe, üsttekinin yapılır.
  • Gönderen Eş anlamlılar: müstehcen, baharatlı, açık saçık, müstehcen, indelicate, uygunsuz, cesur, yüzsüz, müstehcen, kirli, kaba, bayağı.
  • Gönderin Eş anlamlılar: teslim, verim, ölmek, pes, teslim, vazgeçmek, geri adım, yol vermek, istifa, razı, uymak, kabullenecek, erteleme.mevcut, teklif, teklif, sunmak, ihale, uzatmak, uzatıyorum, tanıtmak,...
  • Gönderme Eş anlamlılar: uyum, uysallık, itaat, saygı, boyun eğme, dutifulness, bağımlılık, complaisance, uysallık, tevazu, istifa, pasiflik.hız, acele, çabuk, hız, çabukluk, alacrity, sefer,...
  • Göndermek Eş anlamlılar: aktarım, göndermek, iletmek, gemi, posta, ihracat, sonrası, yayın, radyo, gönderme, görevden, emanet, sürmek.yayarlar, akıntı, proje, kurtulmak, çıkarmak, ileri vermek, patlak, coşma,...
  • Gönlünü Eş anlamlılar: kandırmak, ikna etmek, kazanmak, uzlaştırma, yatıştırmak, sevdirmek, güvenli.yatıştırmak, yatıştırmak, yatıştırmak, silahsızlandırılması, yatıştırır, huzura kavuşturmak, arabuluculuk.düz.
  • Gönül Eş anlamlılar: sakinlik, dinginlik, unconcern, sakinlik, huzur, yaslanmak, soğukkanlılık, huzur.kendini tatmin, complacence, beğenmişlik, kanaat, haz, kibir.
  • Gönüllü Eş anlamlılar: isteğe bağlı, gönüllü, unforced, ücretsiz, iradeli, uncompelled, bilinçli, istekli, spontan, kısıtlamasız, kasıtlı, gereksiz, seçilmiş, planlı, bilerek, kasıtlı.gönüllü.teklif,...
  • Gönüllülük Eş anlamlılar: inceleme, çalışma, eğitim, okuma-yazma, harfler, bilgi, bilgelik, aydınlatma, burs.yorumu, sürüm, performans, gebe, izlenim, işleme, sunumu, tedavi, fikir.
  • Gönülsüz Eş anlamlılar: isteksiz, kararsız, isteksiz, istemeyerek de olsa, isteksiz, geri, isteksiz, antipathetic, sevmeyen.
  • Goo Eş anlamlılar: duygusallık, sıradanlık, mawkishness, muş, duygusallığı, mushiness, coşma, aşırı duygusallık.pislik, muck, çamur, çamur, çamur, sızmak, rüşvet, yapıştırmak, bamya, guck, çamur.
  • Good-Humored Eş anlamlılar: iyi huylu.
  • Goodhearted Eş anlamlılar: iyi niyetli, sevimli, complaisant, nazik, hayırsever, yararlı, sempatik, cömert, düşünceli, liberal, iyi huylu, tür.
  • Gooky Eş anlamlılar: yapışkan, dağınık, aşırı duygusal, smeary, tatsız, çirkin, saldırgan, iğrenç, iğrenç, iğrenç.
  • Gördükleri Eş anlamlılar: yargıç, düşünüyorum, ilgili, tutun, inanıyorum, saymak, varsayalım, düşünün, görüntülemek, tahmin etmek, mirastan, hissediyorum, üzerine bakmak, görüntülemek, fantezi.
  • Gördüm Eş anlamlılar: atasözü, söyleyerek, maxim, atasözü, aksiyom, aforizma, özdeyiş, apothegm, atasözü, izlenimlerin, bilinen gerçek, bromür.
  • Gore Eş anlamlılar: delip, kazığa oturtmak, boynuz, transfix, tusk, mızrak, bıçak, nüfuz, tükürmek, ponksiyon, oymak.
  • Göreceli Eş anlamlılar: ilişkisi, akraba, kinswoman, kin, kuzeni.ilgili, ile ilgili, hangi ilgili, ilgili, saygılı, yerinde, konu ile ilgili ilgili, bağlantılı.karşılaştırmalı, birlik, bağımlı, değişken,...
  • Görev Eş anlamlılar: vergi, tarife, gümrük, tüketim, yükümlülük, otoyol, levy, değerlendirme, oranı, ücreti, ücret, nedeniyle.atama, sorumluluk, yükümlülük, iş, tel, sorumluluk, yük, sorun, iş, ölçü,...
  • Görev Süresi Eş anlamlılar: terim, zaman, ödev, saltanatı, kural, yönetim, rejim, tutun, doluluk, kira, firması, sahibi, sağ, seçim, hak.
  • Görevdeki Eş anlamlılar: zorunlu, bağlayıcı, şart, gerekli, kaçınılmaz, acil, acil, kalıcı.officeholder, işgalci, erteleme.
  • Görevden Eş anlamlılar: yangın, akıntı, askıya alma, işten, çizme, ambalaj göndermek, bildirimde, kaldırmak, atmak, sıçrama, kasiyer, silindir, şahitlik, görevden.şahitlik, atmak, görevden, akıntı, yerinden,...
  • Görevi Kötüye Kullanma Eş anlamlılar: misprision, kötülük, tecavüz, terk, suç işleme, ihmal, zalimler, uygunsuzluk, aksaklığı, kötülük, malversation, saklanmaya.
  • Görevli Eş anlamlılar: bürokrat, resmi, eylemci, lideri, officeholder, politik, politikacı, yöneticisi, uzman, güç, komiser, komiser, aparatçik, pirinç, tekerlek, big shot.
  • Görevlisi Eş anlamlılar: hizmetçi, asistan, arkadaşı, yardımcısı, evlatlık, vale, lackey, muhafız, garson, mol, hostes, usher, rahip yardımcısı.katılımcı, celebrater, seyirci, görüş, seyirci.
  • Gorge Eş anlamlılar: boğaz, gulet, yemek borusu, kursak.malzeme, doyurmak, gormandize, surfeit, glut, doyurmak, çok yemek, yudum, usandırmaya, cloy.öfke, nefret, sıyrık, hu, bulantı.dağ geçidi, kanyon,...
  • Görgü Eş anlamlılar: edep, nezaket, politesse, saygınlık, edep, tevazu, alışılmışlık, görgü, dürüstlük, dürüstlük, diplomasi, incelik, punctilio, bilgelik dürüst.nezaket, nezaket, ahlak, edep, ıslah,...
  • Görgüsüzlük Eş anlamlılar: barbarlık.
  • Görkem Eş anlamlılar: ihtişam, ihtişam, büyüklüğü, zafer, resplendence, sumptuousness, görkem, güzelleşmek, parlak, éclat, asalet, ihtişam, tören, etkileyicilik, tantanalı.stateliness, ihtişam, ihtişam,...
  •