Tüm göz Eş anlamlılar


  • Gerek Eş anlamlılar: gerektirir, istiyorum, eksikliği, çağrı, gerektirecek, hasret, talep, imrenmek, için açlık.eksikliği, istiyorum, zorunluluk, talep, needfulness, gereklilik, acil, acil, eksiklik, eksikliği,...
  • Gerekçe Eş anlamlılar: açıklama, rasyonalizasyon, savunma, özür, bahane, hınç, extenuation, muafiyet.temel, gerekçesiyle, sebep, emri, bağımsız değişken, savunma, bahane, mazeret.
  • Gerekçesiyle Eş anlamlılar: temel, vakfı, bahane, sebep, dikkat edilmesi gereken noktalar, tesislerinde, amaç, neden, bağımsız, motifler, koşullar.
  • Gerekir Eş anlamlılar: temel, gereksinim, vazgeçilmez, temel, acil, temel, gerekli, yükümlülük, zorunluluk, görev, gerekli, sorumluluk, bağlılık, aciliyet, ültimatom.önemli, gerekli, vazgeçilmez, temel, acil,...
  • Gerekli Eş anlamlılar: önemli, gerekli, vazgeçilmez, gerekli, lazım, gerekli, görgü gereği, zorunlu, hayati, zorunlu, zorunluluk, acil, merkez, temel, temel.gerekli.gerekli, gerekli, vazgeçilmez, lazım, önceden...
  • Gerekli Olmayan Eş anlamlılar: yabancı, dışsal, dış, gereksiz, unrequired, yardımcı, yardımcı, marjinal, teğet, ek, ek, fazla, aşırı, gereksiz, teknik, de trop.
  • Gerekliliği Eş anlamlılar: gereksinim, talep, gerekli, önemli, gerekli, istiyorum, olmazsa olmaz, önkoşul, gereksinim, gereklilik.needfulness, vazgeçilmez, gerek, zorunluluk, gereksinim, talep, istiyorum, gereklilik,...
  • Gereklilik Eş anlamlılar: acil, acil, basınç, stres, zorunluluk, imperativeness, kriz, düzeltme, çimdik, zorluk, boğazı, ekstremite, çıkmaz.gereksinim, talep, zorunluluk.
  • Gereksinimi Eş anlamlılar: gerekli, önkoşul, talep, istek, ihtiyaç, istiyorum, zorunluluk, uçucu, yaygõn, yükümlülük, talep, komut, sipariş, mutlaka, kısıtlama, dikte, kural, özdeyiş, ukase.
  • Gereksiz Eş anlamlılar: bedava, ücretsiz, ücretsiz, gönüllü, bağışlanan, nezaket, karşılıksız, unrecompensed.patavatsız, undiplomatic, impolitic, düşüncesiz, tedbirsiz, tedbirsiz, tedbirsiz, aceleci,...
  • Gereksiz Gösterişle Eş anlamlılar: gösterişçilik, ekran, show, showiness, güzelleşmek, fırfırlar, özenti, fiyaka, flashiness, flaunting, gaudiness, ihtişam.
  • Gereksiz Tekrar Eş anlamlılar: bir yedeği.
  • Gerektirir Eş anlamlılar: talep, ısrar, istiyorum, çağrı, gerekli, empoze.
  • Gerektirmektedir Eş anlamlılar: varsayalım.tahrif, inexactitude, yalan beyan, dissembling, gaf, gaf, spoonerism, bozulma, hata, yalan, garble.
  • Gergin Eş anlamlılar: huzursuz.endişeli.titreyen fidgety, skittery, titrek, ürkek, sallama, titreyerek, heyecanlı sinirli, endişeli.sıkı, gergin, bükük, gergin, sert, çekilmiş, uzun, sert, zor.söve, derli...
  • Gerginlik Eş anlamlılar: anksiyete, sinirlilik, gerginlik, stres, basınç, kaygı, sıkıntı, endişe, tedirginlik, angst.tautness, gerginlik, streç, stres, uzatma, sertlik, sertlik, çekme, soy, tensility, çekiş,...
  • Geri Eş anlamlılar: kabullenmek, vermek, razı, gönder, teslim, verim, kabullenecek, ikna edilebilir, vazgeçmek, yenilgiyi kabul, dışarı fink, dışarı bok, vazgeçme, düşünce, çekilme.
  • Geri Alınamaz Eş anlamlılar: değiştirilemez.
  • Geri Alma Eş anlamlılar: tersine, iptal, iptal, iptali, geçersiz, veto, ofset, nötralize, âciz, stultify, tasfiyesini, önlemek.çözülmek.imha, harabe, rezalet, düşüşünü, darbe, ızdırap, sonbahar, talihsizlik,...
  • Geri Almak Eş anlamlılar: dizginlemek, geri tutun, kontrol, frenlemek, kontrol, sınırlamak, sınırlamak, sınırlandırma, yasaklar.kesinti, rezerv, kenara tutmak, korumak, korumak, bastırmak, gizleme.geri çekmek,...
  • Geri Çağırma Eş anlamlılar: hatırlamak, hatırlıyorum, hatırlamak, toplamak, uyandırmak, anmak, canlandırmak, inceleme, kökenine.geri almak, iptal, çakışmamasıdır, geri çekmek, iptal, geri, abjure, ödememek,...
  • Geri Çekilme Eş anlamlılar: çekilme.sığınma, cenneti, kutsal, iltica, rücu, resort, gizli, manastır, den, sığınak, saklanma, barınak, mağara, yuva, saklanma.geri dönmek, geri, kaçmak, yola, çekin, emekli, cezir,...
  • Geri Çekmek Eş anlamlılar: geri almak, inkâr, kabul etmez, vazgeçmek, düşünce, geri adım, vermek, kaldır, sözünü geri almak, iptal, geri çağırmak, çakışmamasıdır, kaldırmayı, ödememek, kişinin kelimeleri...
  • Geri Cevap Eş anlamlılar: aykırı, çürütmek, çürütmek, geri konuşmak, tartışmak, katılmıyorum, aykırı, countercharge, imbik.
  • Geri Çevir Eş anlamlılar: geri çevirmek, çöp, görevden, spurn, küçümseme, bırakmak, kalkık, coldshoulder, blackball, kara, veto, ekarte, indirim, inkâr, güvenini sarsmak, izin verme, reddetme, kibir, görmezden,...
  • Geri Çevirmek Eş anlamlılar: reddetmek, reddetme, dönüp, reddetme, rebuff, inkar, kibir, görevden, kovmak, kalkışıyorum, itiraz, küçümseme, üzerine kaşlarını, spurn.
  • Geri Döndürme Eş anlamlılar: geri dönmek, geri çevirmek, gerileme, retrogress, tekrar, geri, canlandırmak, ters, nüks, recidivate, en geri çağırmak, gözden yeniden yaşamak, rebound unutmayın.
  • Geri Dönüşüm Eş anlamlılar: geri.
  • Geri Düşmek Eş anlamlılar: çekilmek, geri çekilmek, kabullenmek, geri, geri tepme, emekli.
  • Geri Kalan Eş anlamlılar: barış, sakin, huzur, sessiz, saldırganlık, bitme, huzur, sükunet, kız, sessizlik, huzur, sükunet, hareketsizlik, hareketsizlik.bağlıdır, menteşe, itimat, açmak, döner, yalın, neden,...
  • Geri Konuşmak Eş anlamlılar: sass.
  • Geri Ödeme Eş anlamlılar: dönmek, ödemek, geri ödeme, geri vermek, indirim, tazminat, ceza, remunerate, havale, ayarlamak, restitüsyon, tazminat olun.tazminat, ödemek, ödeme, ile kare hesaplarını yerleşmek, ante up,...
  • Geri Teper Eş anlamlılar: bumerang, boşa, flop, başarısız, düşmek, kurucusu, kaza, tekne özledim, hiçbir şey gelmek, hayal kırıklığı, miscarry.
  • Geri Tepme Eş anlamlılar: geri tepme, rebound, repercussion, ricochet, backfire, tepki, bumerang, sıçrama, bahar.daralma, rebound, tepki, kerkük, repercussion, tekme, bumerang.çekmek, geri bahar, rebound, ricochet, geri...
  • Geri Vermek Eş anlamlılar: geri, geri, yerini, iade, indirim, ödemek, render, restitute, havale, remand, vazgeçmek.
  •