Tüm göz Eş anlamlılar
Günah Eş anlamlılar : tecâvüz, vıcık vıcık, davetsiz, tecavüz, aykırı, obtrude, titiz, istila.yaramazlık, aşmak, sokak, düşmek, boşa, günah, rahatsız, itaatsizlik, yanılmak, zarafet düşmek, kanuna...Günah Keçisi Eş anlamlılar : keçi, şamar oğlan, sonbaharda adam, saman adam.Günaha Eş anlamlılar : yem, yem, cazibe, mıknatıs, davet, ikna, yem, rüşvet, uyarıcı, ikna, provokasyon, dürtü, allurement, tuzak, rüşvet.Günahkâr Eş anlamlılar : operanın, günahkâr, skandalı, günahkâr, backslider, umursamaması, suçlu, suçlu, malefactor, ın.umursamaması, günahkâr, operanın, suçlu, günahkâr, malefactor, trespasser, lawbreaker,...Günahları Eş anlamlılar : kefaret, kurtarmak, tazminat, telafi, düzeltmek, telafi, penance, iyi yapmak, onarım yapmak.Günahsız Eş anlamlılar : suçsuz.Günbatımı Eş anlamlılar : dusk, sundown, akşam, akşam vakti, alacakaranlık, gece, asr, bile, gloaming, crepuscule.Güncel Eş anlamlılar : şimdi, moda, yeni, modaya uygun, avant-garde, yeni çıkmış, güncel, modern, en güncel, en yeni, en son, içinde çağdaş, trendy.son, güncel, en son, yeni, neoteric, hakim, -to-dakikalık,...Güncel Olmayan Eş anlamlılar : modası geçmiş, demode, outworn, eski, eski, moth-eaten, değiştirilen, antika, soyu tükenmiş, ölü, passé, demode, alakasız, yorgun, bayat.Güncelleştirme Eş anlamlılar : revize, modernleştirmek, düzene, gençleştirmek, yenilemek, yenilemek, değişiklik, değişiklik, yenileme, yeniden düzenlemek, yenilemek, rework.Gündelik Eş anlamlılar : her gün.Gündem Eş anlamlılar : program, programı, hulasa, iş sipariş, takvim.Güneş Eş anlamlılar : merkez, merkez, kalp, odak, ışık, çekirdek, çekirdek, göbek, çekirdek, özet, daystar.güneşlenmek, güneşlenmek, fırında, yavru, tan.Güneş Tutulması Eş anlamlılar : karanlık, karartmak, loş, leke, silmek, saklamak, gizlemek, söndürmek.gölgede, aşmak, excel, üstün, gölgede bırakmak, geçmek, üstündür.Güneşlenmek Eş anlamlılar : zevk, zevk, lüks, zevk, cümbüş, gelişmek, kendini şımartmak, tadını, zevk almak, takdir, yiyip, tur.güneş.Güneşli Eş anlamlılar : parlak, hafif, parlak, parlak, parlak, kıpkırmızı, pırıl pırıl, aydınlık, parlak, göz kamaştırıcı, parlak, refulgent, şaşaalı.neşeli, güler yüzlü, dostu, hoş, keyifli, şirin,...Güneşsiz Eş anlamlılar : karanlık, hüzünlü, karanlık, kasvetli, kasvetli, kasvetli, loş, siyah, umutsuz, karamsar.Gung-Ho Eş anlamlılar : coşkulu, istekli, gayretli, ateşli, perfervid, şiddetli, ateşli, fanatik, aşırı, ruhlu, ciddi, yorucu.Günlük Eş anlamlılar : gövde, kiriş, yığın, blok, güdük, kereste.kayıt, hesap, günlük, seyir defteri, daybook, günlüğü, zamanlama, liste.kayıt, uzun boylu, grafik, girin, not, çizelgeye geçirmek, puan...Günümüzde Eş anlamlılar : mevcut.Gür Eş anlamlılar : yüksek sesle.Gurbetçi Eş anlamlılar : sürgün.Güreş Eş anlamlılar : mücadele, iddia, uğraşmak, rekabet, gayret, yarışma, mücadele, meşgul, polemiğe girmek, mücadele, emek, süzün.Gurgle Eş anlamlılar : gargara, sesi, gevezelik, üfürüm, sessiz, çağıltı, ötüş, sputter.purl, gevezelik, çağlamak, sputter, kabarcık, dalgalanma, sessiz, üfürüm, kaynatın, ötüş.Gurme Eş anlamlılar : uzman, gogo, gastronom, gastronomer, bon vivant, obur, epicure.Guru Eş anlamlılar : öğretmen, akıl hocası, yorumcusu, öğretmen, uzman, rehber, lider, yetki, ana.Gürültü Eş anlamlılar : çıngırak, bang, clank, clang, kaza, patlama, jangle,'ı tıklatın, clack.kaos, rahatsızlık, kargaşa, kargaşa, kargaşa, türbülans, isyan, karışıklık, ayaklanma, şamata, fracas,...Gürültülü Eş anlamlılar : yüksek sesle, koparan, canlı, hareketli, uğultu, uğultu, sefih, rahatsız edici, telaşlı, şamatalı, animasyon, kocaman, rackety, sağır, earsplitting.Gürültüsüz Eş anlamlılar : sakin, dingin, hareketsiz, sessiz, sessiz, sessiz, boğuk, sessiz, sessiz, sakin, tomblike, deathlike.Gurur Eş anlamlılar : elit, en iyi, krem, zafer, aristokrasi, hazine, gurur ve sevinç, almak, çiçek.kibirli, zorba utanmaz, highhanded, kibirli kendini beğenmiş, bencil, mağrur, kibirli, küçümseyen, tepeden,...Gusto Eş anlamlılar : keyfi, coşku, lezzet, zevkle, iştah, takdir, tat, damak, zevk, canlılığı, şevk, neşe, zevk.Gut Eş anlamlılar : yerle bir etmek, yatıyordu atık, yok etmek, yağma, yıkım, yağma, yağma, tüfek, şerit, yağma.içini temizlemek, kalkışır.visseral, derin, derin, köklü, içten, yerleşmiş, doğuştan...Gutty Eş anlamlılar : cesur.Güveç Eş anlamlılar : üzülmek, merak, damızlık, mope, pout, söylenme, ısınıyor, duman, öfke, kaynaşmak.kaynatın, pişirin, kaynamaya, kaynaşmak, fricassee, pot.Güven Eş anlamlılar : öz-güven, cesaret, aplomb, kendine güven, güvence, soğukkanlılık.güven, güven, inanç, güven, inanç, güvence, katiyet, kanaat, ikna, kesin.emanet.güven, güven, inanç, itimat, güvence,...