Tüm göz Eş anlamlılar


  • Göz Boyama Eş anlamlılar: saçma, hogwash, balderdash, buncombe, çöp, hile, ranza, saçma, saçmalık, boğa, saçma.
  • Göz Kamaştırıcı Eş anlamlılar: apaçık, katıksız, dikkat çekici, üstün, yaman, önemli, açık, bariz.göz kamaştırıcı, parlak, fulgent, gülen, parlak, kör, canlı, parlak.ışıl ışıl.
  • Göz Önüne Alındığında Eş anlamlılar: öncül.
  • Göz Ucuyla Eş anlamlılar: kasılarak, disapprovingly, eleştirel, kötüleyici, distrustfully, kuşkuyla, kuşkuyla, inanmazlıkla.
  • Gözaltı Eş anlamlılar: kısıtlama, lohusalık, tutuklama, ev hapsi, gecikme, engel, hapsetme, hapis, kidnaping, jailing, zorlama, esaret.
  • Gözaltına Eş anlamlılar: dizginlemek, durdurmak, tutuklama, gecikme, tutun, gerizekalı, engel, engel, sınırlamak, kilitlemek, kaçırmaya, hapis, hapsetmek.
  • Gözdağı Eş anlamlılar: kuvvet, kıpırdamak, itme, itmek, sürücü, itmek, yumru.kabadayı, inek, browbeat, hector, zorlamak, korkutmak.
  • Gözden Geçirme Eş anlamlılar: redaksiyon, yeniden, güncelleştirme, düzenleme, blue-penciling emendation.
  • Göze Eş anlamlılar: sağlar.
  • Göze Batmayan Eş anlamlılar: farkedilmez.
  • Göze Çarpmayan Eş anlamlılar: normal sınırlarda, mütevazi, unostentatious, emekli, mütevazi, belirsiz, loş, hafif, undiscernible, farkedilmemiş.
  • Gözenek Eş anlamlılar: bir delik açmak, ağız, diyafram, ağızcık.
  • Gözenekli Eş anlamlılar: emici.
  • Gözetim Eş anlamlılar: yön, yönetim, yönetim, hükümet, yönetmelik, davranış, denetim, rehberlik, superintendence, yönetim, liderlik, yargı, ücret, bakım, gözetim, himayesi, şemsiye.ihmal, ihmal,...
  • Gözetleme Tom Eş anlamlılar: sapık, peeper, snooper, snoop, kulak misafiri, paul gözetlemek.
  • Gözlem Eş anlamlılar: açıklama, deyim, yorum, söyleyiş, iddia, bildirimi, görüş, duyuru.algı, muayene, farkında, göz, çalışma, gözetilmesi, deneyim, dikkat, bilgi, haber.
  • Gözlemci Eş anlamlılar: seyirci, seyirci, seyirci, izleyici, sınav, overseer, müfettiş, görüş, tanık, scrutineer, öğrenci, izle, uyanık, görgü tanığı.özenli, dikkatli, dikkatli, keskin, algı, güçlü,...
  • Gözlemlemek Eş anlamlılar: demek, söz, yorum, görüş, devlet, ilan, haykırmak, remark.uygun uymak, itaat, kulak, itaat, izleyin, kabul, saygı, tutmak için.kutlamak, solemnize, anmak, hatırlamak, takdis, takdis, onur,...
  • Gözlerimi Eş anlamlılar: sallanan asılı, sarkık, sarkan, asılı, asma, sarkık, kolye, pendulant, pensile.
  • Gözlü Eş anlamlılar: bilgisiz, deneyimsiz, naif, proper, eleştirmeyen, anlayışlı, masum, duyarlı, agog, agape, hayret.
  • Gözlük Eş anlamlılar: yarışmasında, görüntü, geçit, performans, olay, olay, vizyon, marvel, panorama, merak, fuar, cazibe, fantezi.sahne, görüntü, aptallık, carryings-on, sergi, rahatsızlık, aptal, maskara, eşek, jackass.
  • Gözükara Eş anlamlılar: pervasız, döküntü, cesur, atılgan, öfkeli, gaflet, çökelti, tedbirsiz, gözüpek, aceleci, düşüncesizce, tedbirsiz, hayranız.
  • Gözün Eş anlamlılar: bakıyorum.
  • Gözüpek Eş anlamlılar: heyecan arayan, maceraperest, ölüm-defier, showoff, madcap, desperado, teşhirci, deli, dedektifi.
  • Gözyaşı Eş anlamlılar: bozabilir, bölmek, ayırmak, splinter, kıracak, wrack, batık, disunite.rip, parçalayıp, tatter, ayrı çekmek, parçalamak, slash.yaralama, lacerate, rüptürü, bozmak, gash, yara, çürük,...
  • Grace Eş anlamlılar: süslüyor, geliştirmek, süslemek, güzelleştirmek, süslemeleri, süsleme, kırpın.paye, onur, ayırt etmek, yüceltmek, tesbih, tesbih, luster.çekiciliğini, çekicilik, zerafet, başarı,...
  • Grafik Eş anlamlılar: canlı, etkili, çarpıcı, net, canlı, söylüyorum, berrak, anlatım, empatik, pitoresk.resimli, temsili, görsel, diyagramatik, sembolik, açıklayıcı, tablo, belirlendi, resimde, açık,...
  • Grand Eş anlamlılar: ilk hızı, iyi, mükemmel, keyifli, takdire şayan.asıl, ana, baş, önde gelen, en yüksek, üstün.kibirli, iddialı, gösterişli, kendini beğenmiş, kibirli, gösterişli.resmi, ağırbaşlı,...
  • Granül Eş anlamlılar: parçacık, leke, tohum, pelet, kırıntı, parçacık, atom, bit, nokta, zerre.
  • Greathearted Eş anlamlılar: yüce, asil, alicenap, cömert, bağışlayıcı, hayırsever, liberal.cesur, lionhearted, cesur, kahraman, azimli, mert, cesur, valorous.
  • Greft Eş anlamlılar: ganimet, ganimet, yağma, rüşvet, jobbery, yağma, şantaj, gasp, domuz eti, yağma, ödeme, payola.evlât, nakli, implantasyon, slip, implant, ekle, yerleşsin.
  • Grenli Eş anlamlılar: taneli, partikül, ufalanan, cesur, kumlu, mealy, toz, kristalize, taneli, erinaceous.
  • Grev Eş anlamlılar: çarpışmak, kaza, kabartma, şut, otlatmak, sideswipe, başvurun.saldırı, saldırı, raid, şarj, de acele, içine adım, istila, ilerlemek, saldırmak, kuşatan, tutuklayın.darbe, hit, yumruk,...
  • Gri Eş anlamlılar: yaşlı, eski, eski, saygıdeğer, yaşlı.meslektaşlar, kasvetli, sıkıcı, bulutlu, donuk, dim.salt-and-pepper, kır, ağarmış, dişbudak, gümüş, dun.
  • Groove Eş anlamlılar: karık, skor, içi boş, kanal, oluk, rabbet, dalgalandırmak.kazmak, gibi takdir, aşk, zevk, zevk, tatmin, içinde eğlenip, zevkle.karık, kanal, kırışıklık, hendek, içi boş, flüt, oluklu,...
  •