Tüm göz Eş anlamlılar


  • Catchword Eş anlamlılar: slogan, formül, slogan, nakarat, atasözü, savaş çığlığı, etiketi, düsturu, şifre, klişe.
  • Catechize Eş anlamlılar: talimat.soru.
  • Caterwaul Eş anlamlılar: gıcırtısı, squawk, mewl, yowl, ağlamak, miyav, ispiyon, feryat, çığlık, hoot, bağırma, bağırmak, haykırmak.
  • Çatı Eş anlamlılar: tavan, garret, mansart, galeri, balkon, clerestory.upthrow, çekmek, lob, halk, gökyüzü.
  • Çatışma Eş anlamlılar: uyumsuzluk, uyumsuzluk, manevranın, aykırılık, uncongeniality, anlaşmazlık.kaza, çınlama, clank, gürültü, kavga, çıngırak, bang, kakofoni, din.oppose, çatışma, katılmıyorum,...
  • Çatlak Eş anlamlılar: fissür, çatlamak, split, sürtüşme, yarık, bucak, yarık, scissure, kira, yarık, ihlali, gap, sonu, lacuna, delik.yatıştırıcı, rahatlatıcı, salving, assuaging, yatıştırıcı,...
  • Çatlamak Eş anlamlılar: kırmak, bölme, kesmek, sever, kırık, çip, kıymık, rip, kesmek, doğrayın, ayırmak, parçalamak, gözyaşı, rive.fissür, açılış, ayrılık, kusur, gap, kırık, rüptürü, sonu,...
  • Cavalier Eş anlamlılar: atlı, knight, asker, binici, cavalryman, caballero.hazırlıksız, gayrı, teklifsiz, kısıtlamasız, umursamaz, curt, grand, kibirli, lordly, kibirli, mağrur, yüce, mağrur.
  • Caydırıcı Eş anlamlılar: engel.
  • Caydırmak Eş anlamlılar: vazgeçirmek, cesaretini, dizginlemek, uyarmak, durduramaz, önlemek, kontrol, dishearten, nemlendirin, aktarma, serin, disincline, frenlemek, zayıflatmak, unnerve, etmedim, engel, durdurmak.
  • Caydırmaya Eş anlamlılar: kısıtlaması, kısıtlama, caydırıcı, kaldırım, onay, engel, engel, engel, engel, damper, ıslak battaniye, soğuk su.üzüntü, umutsuzluk, yorgunluk, umutsuzluk, hayal kırıklığı, hayal...
  • Çayır Eş anlamlılar: mera, alan, mead, otlak, lea, park, park alanı, aralık, kır, pampa, yeşil, yard, arsa.
  • Çaylak Eş anlamlılar: askere.
  • Caz Eş anlamlılar: ranza, saçmalık, göstermelik, saçma, çöp, saçmalık, saçma.
  • Cazibe Eş anlamlılar: benzeşme, itiraz, albeni, çekme, manyetizma, çekicilik, hayranlık, faiz, ikna, günaha, çekiciliği, karizma.büyü, cazibe, manyetizma, hayranlık, allurement, delightfulness.büyü, sihir,...
  • Cazip Eş anlamlılar: çekici, çekici, çekici, baştan çıkarıcı, çekici, kışkırtıcı, manyetik, büyüleyici, çekici, iştah açıcı, dayanılmaz, arzu, vermeyen, ilgi çekici.
  • Cehalet Eş anlamlılar: aptallık, dilsizlik, donukluk, tıkanıklıklarının, körlük, sığlığı, uncomprehension, unenlightenment, benightedness, 's, nescience, yabancılık, cahillik, masumiyet.
  • Cehennem Eş anlamlılar: cehennem, çukur, kıyamet, nether bölge, alt dünya, uçurum, hades, cehennem, tophet, cehennem azabı, belirsizlik.cehennem.
  • Cehennem Azabı Eş anlamlılar: cehennem, hades, yeraltı, cehennem, cehennem çukuru, çukur, kıyamet.
  • Cehennemi Eş anlamlılar: korkunç, iğrenç, acımasız, vahşi, şeytani, şeytani, lanetli, şeytani, gaddar, barbar, pitiless, acımasız.
  • Ceket Eş anlamlılar: kapak, case, kasa, kasa, sarıcı, sarma, zarf, klasör, ceket, deri kılıf.
  • Çekiç Eş anlamlılar: bang, dövmek, pound, patlat, grev, dokunun, yumruk, vurmak, cudgel, ram, sürücü, davul, meyilli.
  • Çekici Eş anlamlılar: davet, çekici, çekici ve baştan çıkarıcı, çekici, manyetik, hoş, kazanan, prepossessing, hoş, fuar, güzel, yakışıklı, çekici, well-favored, alma çekici.ilginç, bulaşıcı,...
  • Çekilme Eş anlamlılar: emekli, yola, istifa, tahliye, bırakın, feragat, çıkmak, vazgeçmek, gitmek, secede, geri çekilmek.kaldırmak, uzağa çekmek, götürmek, geri çekmek, çekmek, çıkar, geri almak, geri...
  • Çekilmek Eş anlamlılar: yavaş yavaş, shrink, azaltmak, yok, küçülmek, lavabo, evanesce.ayrı, izole, ayırmak, karantina, sequestrate, kaldırmak, kovmak, sürgün, dışlamak, kilitlemek, ayırmalıdır, kara.dönme,...
  • Çekilmiş Eş anlamlılar: emekli uzak, candidly, münzevi, içe dönük, tepkisiz, düşmanca, uzak, yalnız, tenha, müstakil, kurmadan.
  • Çekimser Eş anlamlılar: kaydedilmemiş, kararsız, tarafsız, tutma, suskun, müstakil, ılık, belirsiz, nonpartisan, belirsiz, belirsiz, temkinli, korunan, dikkatli, kararsız.
  • Çekincesiz Eş anlamlılar: sınırsız, niteliksiz, wholehearted, tam, sınırsız, tüm, mutlak, unstinting, toplum, tam, hepinize, sınırsız.
  • Çekingen Eş anlamlılar: ürkek.
  • Çekingenlik Eş anlamlılar: çekingenlik.
  • Çekip Eş anlamlılar: bırakın.
  • Çekirdeği Eş anlamlılar: çekirdek, çekirdek, merkezi, ilik, çekirdek, kalp, esas.
  • Çekirdek Eş anlamlılar: özü, özü, esas, temel, kalp, ilik, mikrop, merkezi, çekirdek, öz.tohum, tahıl, mikrop, çekirdek, çekirdek, berry, çukur, pip, taş, ilik, iliği.merkez, orta, hub, çekirdek, çekirdek,...
  • Çekiş Eş anlamlılar: sürtünme, çekme, taşıma, adezyon, direnç, muhalefet, gerginlik, çekerek, sürükleme.
  • Çekişen Eş anlamlılar: ölüyor, başarısız, eskimiş, süresi dolan, devitalized.
  •