Tüm göz Eş anlamlılar


  • Birden Kenara Çekilip Kurtulmak Eş anlamlılar: büküm, dönme, kaçınmak, swerving, manevra, sapma, kaçırma, cihaz, cezbetmek, marifet, kaçamak, rusçuk, hile, aldatma.ördek, saptırmak, vardiya, kenara çevirmek, büküm, kaçınmak, dik,...
  • Bireyci Eş anlamlılar: nonconformist, bağımsız, yalnız adam, bencil, orijinal, eksantrik, maverick.
  • Bireycilik Eş anlamlılar: kendi kendine yön, özgüven, iç yön, bağımsızlık, kendi çıkarlarını, egocentricity.
  • Bireysel Eş anlamlılar: kendine özgü, karakteristik, tuhaf, belirli, özel, özel, özel, özgün, tekil, kişisel, kendine has, çarpıcı, olağanüstü, işaretlenmiş.kişi, varlık, insan, ölümlü, ruh, yaratık,...
  • Bireysellik Eş anlamlılar: açıklık, benzersiz, özelliği, kişilik, karakter, specialness, tekil, kaşe, yaradılış, özgünlük.
  • Biri Eş anlamlılar: şahsiyet, adı, v.ı.p., önemli, kodaman, assolist, ağır, ünlü, ruhani lider, aydın, büyük tekerlek, big shot.amerika, bütün, bölünmemiş, tüm, ayrılmaz, tek, tek tek, tam, koordine,...
  • Birikimi Eş anlamlılar: koleksiyon, yığın, yığın, istif, kitle, depolamak, toplama, stokları, yığın, zincirleme kaza, çok.
  • Birikimini Eş anlamlılar: övgü, iltifat, haraç, övgü, ciro, övgüleri, tanıtım, tanıtım, puf, tak, ballyhoo, cümle.artış, kazanç, büyüme, genişleme, genişleme, birikimi, patlamadır, yükselme, yükseliş, atlama, sıçrama, patlama.
  • Birikir Eş anlamlılar: toplamak, biriktirmek, toplamak, yığın, kazık, cumulate, istif, kaydetmek, montajı, birlikte olsun, tahakkuk, depolamak, toplamak.
  • Biriktirme Eş anlamlılar: silindir, makara, bobin, milli, dingil, ırgat, vinç, sarıcı, top, rulo.
  • Biriktirmek Eş anlamlılar: kazık, yığmak, birikir, toplamak, kitle, toplamak, elde etmek, stok ilâ, araya, garner lay-up, yuvarlama, derlemek, kaydetmek, istif.
  • Birim Eş anlamlılar: kitap, tome, baskı, baskı, yayın, paperback, hardback, folyo, quarto, octavo, albüm.üniter.ölçü, bölüm, bölümü, miktar, parça, öğe, üye, kurucu, bileşen, madde.
  • Birinci Eş anlamlılar: acemi, acemi, yeni, yeni gelen, askere, çırak, acemi, muhallebi, öğrenci, acemi, çıraklık dönemi, amatör, çaylak.
  • Birinci Sınıf Eş anlamlılar: üstün, ilk seçim, hızı, seçkin, select, sıralama, elit, mükemmel, önemli, soylu.en kaliteli, en iyi seçim, başbakan, seçin, elit, üstün, üstün, mükemmel, ayırt edici, eşsiz,...
  • Birincil Eş anlamlılar: temel, temel, temel, nihai, temel, ilkel, radikal, bazal, temel.ilk olarak, üst, baş, başbakan, ilkel, lider, baş, en yüksek, iktidar, üst düzey, premier, asıl, ana, baskın.ilk, orijinal, en...
  • Birkaç Eş anlamlılar: ayrı, bireysel, belirli, ilgili, tek, özel, kendi, farklı, farklı, kendine özgü, bağımsız, farklı, benzersiz, kişisel, işaretli.çok sayıda, dalgıçlar, bazı, muhtelif, çeşitli, belirli, kaç.
  • Birleşim Eş anlamlılar: sigorta, uyum, kaynak, birleştirmek, entegre, birleştirme, birleştirmek, birleştirmek, karışmak, agglutinate, karıştırmak, karıştırmak, karıştırmak.
  • Birleşirler Eş anlamlılar: katılmak, karşılamak, birleştirmek, bağlamak, bağlamak, birleştirmek, bağlamak, üzerine kapatın, merkez, odak, odaklanmasını, huni.odak, aynı fikirde, katkıda bulunmak, anlaşmak,...
  • Birleşme Eş anlamlılar: cinsel ilişki, cinsel birliği, sevişmek, çiftleşme, çiftleşme, kaplin, çiftleşme, kongre, zina, ticaret, carnal bilgi.konsolidasyon, birleşmesi, birleştirmek, cartel, konglomera, birliği,...
  • Birleşmesi Eş anlamlılar: amalgam.katılarak, commingling, denk, karıştırma, eş zamanlı, birleştirici, yakınsak, karışarak, coalescing, toplantı.
  • Birleştirme Eş anlamlılar: karışım, birleşim, sigorta, karışmak, entegre, karıştırmak, kaynak, mix, birleştirmek, birleştirmek, birleştirmek, desegregate.keder kapılmış.
  • Birleştirmek Eş anlamlılar: katılmak, birleştirmek, uyum, birleştirme, intermix, commingle, ilişkilendirmek, bağlantı, bağlantı, evlenmek, sentez.birleştirmek, bağlamak, birleştirmek, sigorta, uyum, bağlantı,...
  • Birliği Eş anlamlılar: genel olarak, grup, bileşik, amalgam, birim, blok, çift, dernek, ittifak, dernek, takım, konfederasyonu, koalisyon, lig.hep bir ağızdan, kavşak, accord, yakınsama, tutarlılık, birlikte,...
  • Birlik Eş anlamlılar: birliğini, tekillik, kimlik, bilme, undividedness, bütünlük, bütünlük, integrality, bütünlük.grup, vücut, şeydenden, heyet, kota, çekirdek, görev, görev gücü.uyum, uzlaşma,...
  • Birlikte Eş anlamlılar: işbirlikçi, kooperatif, yapmacık, conjoint, coactive, amerika, ortak, kendi, sinerji, üzerinde mutabık kalınan.hep bir ağızdan, aynı zamanda da aynı anda, aynı anda, koro, tek bir anlaşma...
  • Birlikte Olsun Eş anlamlılar: katılıyorum, koşulları gelmek, uzlaşma, bir pazarlık grev, müzakere, yarı yolda karşılamak.toplamak, biriktirmek, birikir, kazık, mareşal, toplanma, bir araya.karşılamak, birleştirmek,...
  • Biseksüel Eş anlamlılar: androjen, hermaphroditic, gynandrous, ac dc.
  • Bisküvi Eş anlamlılar: ekmek, çörek, rulo, çörek, kek, mücevher, çörek, rusk, zwieback, hardtack.
  • Bistro Eş anlamlılar: restoran.
  • Bit Eş anlamlılar: parça, parça, parça, beyaz, bölümünü, küçük, smidgen, kesir, kırıntı, lokma, damla, dramı, segment, shard, kes.ikinci, an, an, biraz zaman, büyü, dönem, aralığı, zaman.
  • Biti Eş anlamlılar: kötü yönetmek, faul becerememek, söylenmek, berbat, beceriksizlik, gaf, yağma, berbat, bollix, berbat, pisliği, çelme takmak, geçinip, kasap.
  • Bitirmek Eş anlamlılar: örtmek, zarf, alın, kapak, gizlemek, korumak, şal, ekle, gizlemek, swathe, kefen, kundak, kalkan, ekran.
  • Bitiş Tarihi: Eş anlamlılar: die, ölmek, kopmadan, yok, vuruşunu, kova tekme, ölmek, bitirmek, hızlandırılmış, bitirmek, yakın, sona.nefes, kovmak, nefes, respire, darbe, puf.
  • Bitişik Eş anlamlılar: bitişik, dokunaklı, bitişik, tanjant, için ile sınır, sürekli süpürgelik, başvurarak, bağlı, ortak.yanında, yakın, next to, komşu, komşu, dokunmadan, komşu, bitişik bitişik...
  • Bitişini Işaret Eder Eş anlamlılar: ifade, iletişim, adı, duyurmak, bildirmek, duyurmaya, ortaya, demek, mutlak, göstermek, öneririz.temsil, demek, öneririz, göstermek, göstermek, betoken, stand, ifade, almak, göstermek, delalet, ima.
  •