Tüm göz Eş anlamlılar


  • Yürüyüş Kağıtları Eş anlamlılar: işten çıkarma.
  • Yusyuvarlak Eş anlamlılar: tombul, şişman, şişman, şişman, tombul, tıknaz, tıknaz, tıknaz, tıknaz, thickset, iriyarı, yağ, şişkin, davul gibi şişmiş.tam tonda, rezonans, ses çıkaran, yuvarlak, zengin, zil,...
  • Yutmak Eş anlamlılar: örtmek, korkutur, absorbe, aşmak, gömmek, yutmak, surround, daldırın, tufan, bataklık, kapak.yutmak, emme, yemesinden, tüketmek, örtmek, yukarı, tüketmek, tüketmek, atık, drenaj, egzoz.
  • Yutmaya Eş anlamlılar: yalayıp yutmak, tüketmek, geçit, yemek, cıvata, yudum, kurt, malzeme, raven, genelinde.tarafından dalmış, emme, gitmek aracılığıyla, emmek, zevk, içki, zevk, içinde eğlenip, üzerinde...
  • Yutturmak Eş anlamlılar: ima, gizlice, sokmak, palm, içinde kayma, fob, pass, koymak, yanlış, tahrifat.
  • Yuva Eş anlamlılar: delik, odası, kavite, tatil, içi boş, cep, çukur, kupası, zonule.delik, tünel, sığınağın, gizli, kavite, mağara, mağara, mağara, köşe, den, sığınak, lodge, kazı.den, yuva,...
  • Yuvarlak Eş anlamlılar: skandalı.
  • Yuvarlaklık Eş anlamlılar: rotundity, sphericalness, küresellik, sphericality, cylindricality, cylindricalness, globularity, globularness.
  • Yuvarlama Eş anlamlılar: toplamak, toplamak, bir araya, demet, küme, grup, biriktirmek, birikir, korkutmak, kazımak, azar, avlamak, takip, corral, sürü, sürücü, ralli, toplanma, seferber.
  • Yuvası Eş anlamlılar: konum, yer, niş, alan, çizgi, açılış, boşluk.yarık, diyafram, ağız, açılış, geçit, soket, oluk, hendek, tatilde, çentik, şıkırtı.
  • Yüz Eş anlamlılar: yüz.fark, kabul, yüzleşmek, cesur, karşılamak, itiraf.fiziksel.açık, yüzey, sağ tarafta, ön yüzde, model.bir yüz, sima, yüz, özellikleri, kedi, kupa, ağız.görünüm, kılığında,...
  • Yüzde Eş anlamlılar: oran, oranı, kesir, yüzde, bölümü, ölçü, oranı, kota, paylaşım, bölüm, parça, kesim, faiz, temettü, tahsis, komisyon, parası, divvy.
  • Yüzey Eş anlamlılar: dışında yüz, cephe, top, dış, deri, kabuk, satıh kaplama,.yükselmek, rise, ortaya, taç, kırmak su.pürüzsüz, hatta, düzey, uçak, ceket.görünüm, dış cephe, kaplama.sızmak,...
  • Yüzeysel Eş anlamlılar: sığ, absorbe, hafif, açık, sıradan, patent, yüzey.belirgin, dışa açık, göstermelik, görünen.acele, çabuk, acele üstünkörü dalgası, geçen, dosyalarının, hızlı, ateşli.dış...
  • Yüzleşmek Eş anlamlılar: inceleyin.
  • Yüzme Eş anlamlılar: baş döndürücü, baş, makaralama, yemekte, halsiz, lightheaded, vertiginous, süper, salak, befuddled, bulanık, cılk, aptal.
  • Yüzsüz Eş anlamlılar: kalın, sizi, arsız, küstah, açık sözlü, kendini beğenmiş, sassy, utanmaz, unblushing, utanmaz, terbiyesiz, kırgınlık, küstah, kibirli.arsız.
  • Yüzsüzlük Eş anlamlılar: audacity, saygısızlık, arsızlık, cesaret, kibir, presumptuousness, hardihood, yanak, küstahlık, güvence, utanmazlık, sinir, safra, pirinç.
  • Yüzüstü Eş anlamlılar: adım, atmak, care, sallanmak, cant, tesir, salıncak, makara, eğimli, rulo, bocalama, yanılmak, yağma, screen actors guild awards, pisi balığı.
  • Zaaf Eş anlamlılar: zayıflık.zayıflık, zaaf, kusur, hata, çatlak, kusur, başarısız, kusur, eksikliği, cilvesi, merkezcillik, kapris, güvenlik açığı.
  • Zabıta Eş anlamlılar: polis.aşağı, saç, bukle, nap, akın, kürk, kabartmak, tüysüz, lifler, yün, kazık, thistledown, kuğu aşağı, eiderdown, çiçek.
  • Zafer Eş anlamlılar: sevinirler, övünmek, jubilate, kutlamak, karga, övünmek, gösteriş, övünme, havalı, zafer, kendini tebrik ediyorum, kına, take a bow, kendini sırtında pat.başarı, zafer, ustalık,...
  • Zahmet Eş anlamlılar: drudge, tutumunu, moil, ter, eziyet, grub, mücadele, emek, köle, soy, gayret, plod, iş.emek, angarya, travail, eziyet, efor, moil, ağrıları, görev, mücadele, ter, çaba, çalışma.rahatsız,...
  • Zahmetli Eş anlamlılar: rahatsız edici, rahatsız edici, sıkıcı, sinir bozucu, üzücü, çalışırken, tahrik taciz, rahatsız edici, üzücü, ağır, ağır, besetting, incitici, plaguy.zor, karmaşık, karmaşık,...
  • Zahmetsiz Eş anlamlılar: kolay, basit, düşüncesizce, rahat, yumuşak, zarif.
  • Zalim Eş anlamlılar: despot, diktatör, diktatör, absolutist, otoriter, faşist, sadist, çar, kabadayı, browbeater, engizisyon mahkemesi, simon legree, derebeyi.despot, rasgele, zalim, diktatör, otokratik, baskıcı,...
  • Zalime Eş anlamlılar: yalnız, ayrı, izole, yalnız, yalnız, münzevi, içine kapanık, münzevi, kimsesiz, terkedilmiş, ostracized, terk edilmiş, ıssız, ıssız, sevilmeyen.
  • Zam Eş anlamlılar: yürümek, mart, serseri, yıkacak, trek, yolculuk, geçit töreni.yolculuk, mart, trek, yürüyüş, mesafe.
  • Zaman Eş anlamlılar: dönem, dönem, dönem, yaş, gün, yıl, sezon, tarihi, döngüsü.flirtatiousness, cilve, nezaket, güler, courtliness, chivalrousness, nezaket, nezaket, nezaket.cesaret, kahramanlık, yiğitlik,...
  • Zaman Kaybı Eş anlamlılar: kenar boşluğu, kapsamı, latitude, tünek, rezerv, ödenek, aralığı, bolluk, oyun, oda, kaldıraç, tavan, gümrükleme.
  • Zamanında Eş anlamlılar: mevsime, uygun, uygun, elverişli, uygun, kısmetli, uygun, iyi zamanlanmış, felicitous, şanslı, uygun, mutlu, hoş geldiniz.
  • Zamanlama Eş anlamlılar: planı, zaman, düzenlemek, kayrak, ata, tayin, liste, girin, kayıt.gündem, takvim, anahat, program, katalog, tablo, rulo, stok, listesi, plan, tarifi.
  • Zamansız Eş anlamlılar: erken, münasebetsiz, unseasonable, rahatsız edici, uygunsuz, uğursuz, yersiz, uygun olmayan, malapropos, yeteneksiz, zamanlamaya.ebedi, sonsuz, ölümsüz, kalıcı, sonsuz, eskiden, sonsuz,...
  • Zamparalık Eş anlamlılar: duygusallık, venery, lasciviousness, carnality, sefahat, ganimetlerle, salaciousness, cinsellik, horny, şehvet, satyriasis, düşkünlüğü.
  • Zap Eş anlamlılar: saldırı.itme, sürücü, kas, canlılık, enerji, saldırganlık, yumruk, belirlenmesi, itme, vim, gücü, canlılık, kep, ivme.öldürmek.
  •