Tüm göz Eş anlamlılar


  • Yazılmıştı Eş anlamlılar: sopa, uygun, sarılmak, ayırmak, sıkıştırmak, birleştirmek, hızlı tutun.birlikte asmak, mantıklı, tutun su ile kare.
  • Yazım Eş anlamlılar: yazım, ayrıntı büyü, açıklamak, anlatmak, aydınlatmak, açıklamak, kolaylaştırmak, belirtin, particularize, tarif, yorumlamak.
  • Yazın Eş anlamlılar: modeli, standart, örnek, güzel örneği, öz, şekillenme, numune, temsilcisi, kural, ölçüt, sembol, kişileştirme, özü.grup, sınıf, kategori, sıralama, tür, cins, tür, ilk, kast,...
  • Yazışmalar Eş anlamlılar: anlaşma, uygunluk, uyum, uygun olarak, tutarlılık, congruity, ahenk, korelasyon, tutarlılık, tesadüf, algılama, bütünlüğü, benzerlik, karşılaştırılabilir, benzetme.
  • Yazıt Eş anlamlılar: gravür, izlenim, künye, kesi, oyma, yazı, işareti, işaretleme, hallmark, özveri, sloganı, efsane.
  • Yazlık Eş anlamlılar: kabin, bungalov, dağ evi, croft, kulübe, kulübe, karyolası, lodge, kulübe, kulübe, pied-a-terre.
  • Yazma Eş anlamlılar: edebiyat, belles, mektuplar, yazarlık, gazetecilik.çalışmaları, kompozisyon, opus, yayın, belge, yazıt, yazışma, mektup, not, haber, not düşme.komut dosyası, el yazısı, el, hattatlık,...
  • Yazmak Eş anlamlılar: tarif, ayarla taslak, çerçeve, kayıt, suçlamak, doldurun, bastırmak, not etmek aşağı, çizme.yazar, oluşturmak, oluşturmak, köken, icat, üretmek.karşılık, epistolize.kalem, kalem,...
  • Yedek Eş anlamlılar: ilave, ek, kullanılmayan, tamamlayıcı, başka aşırı, acil, üretim fazlası, boş, ayrıca, kalan, yardımcı, içi boş, gereksiz, gereksiz.seyrek, yetersiz, mütevazı, tutumlu, cimri,...
  • Yedekleme Eş anlamlılar: yedek.destek, yardım, yardım, teşvik, patronaj, sponsorluk, para, para, şampiyonluk, sübvansiyon, hibe, savunma, savunma, ciro, sempati.
  • Yedekte Eş anlamlılar: çekin, sürükleyin, römorkör, çekmek, çekmek, lug, trol, iz, trene binmek, yedekte almak.
  • Yegg Eş anlamlılar: hırsız.
  • Yekpare Eş anlamlılar: bölünmez üniter, bir, bölünmemiş, olduğu gibi bütün, homojen, gibi değişmeyen, anlatılamayan, üniforma, monistic.büyük anıt, katı, heybetli, önemli, devasa, etkileyici, kalıcı, kalıcı.
  • Yelek Eş anlamlılar: emanet, temsilci, güçlendirmek, bağışlamak, emanet, görüşmek, miras, hazırlamak, yatırım, deputize, ters çevirin, teslim, yetki, hakkını, atayın.
  • Yelken Eş anlamlılar: uçmak, kayma, sinek, float, scud, yağsız, cruise, drift, süpürme, akarsu, sahil, kanat.yendi.
  • Yelp Eş anlamlılar: yip, yap, yawp, kabuk, milleti, gıcırtı, ispiyon, ağlamak, gıcırtısı, feryat, şikayet.yip, yap, yawp, gıcırtı, ispiyon, milleti, kabuk, feryat, gıcırtısı, haykırmak.
  • Yelpazemizi Eş anlamlılar: oturan.
  • Yem Eş anlamlılar: cazibe, yem, allurement, ikna, mıknatıs, yem, tuzak, günaha, rüşvet, rüşvet, düşünüş.ikna, çekmek, albeni, çizmek, inveigle, davet, özendirmek, talep, baştan, afsunlamak, çekicilik,...
  • Yemeği Eş anlamlılar: dolu, dolu, dolma, dolu, chockfull, chockablock, brimful, kalabalık, sıkışan, aşırı yüklenmiş, taşan, iç içedir, kalabalık.
  • Yemek Eş anlamlılar: yemek, tüketmek, paylaşmak, sup, yem, ücret, yönetim kurulu, kalan ekmek, tat kırmak, gourmandize, bayram, ziyafet için.kırlangıç, yemek, öğrenmek, emme, tüketmek, yudum.zarar, tüketmek,...
  • Yemin Eş anlamlılar: küfür, küfür, küfür, imprecation, swearword, küfür, malediction.kelime, söz, rehin, adak, birikimi, beyanname, olumlama, bildirimi.
  • Yemin Ederim Eş anlamlılar: abjure, feragat, pes, forswear, terk, vazgeçmek, shun, önlemek, uzak durmak.ilan, iddia, teyit, aver, devlet, iddia, talep, telaffuz, korumak, ilan, uğraşmak, demek.etmek, adak, adjure, aver,...
  • Yemyeşil Eş anlamlılar: süslü, zengin, bol bol, üretken, iç içedir, yoğun.ayyaş.sulu, ihale, lezzetli, taze, olgun.
  • Yen Eş anlamlılar: iştah, özlem, kaşıntı, tat, istek, özlem, açlık, susuzluk, fantezi, özlem, ganimetlerle, şehvet, letch.
  • Yengeç Eş anlamlılar: şikayet, söylenme, sazan, grouse, orospu, üfürüm, haykırmak, inilti, bewail, ağıt, hasta yaşlı at, fay, eleştirmek.krank.berbat, yağma, âciz, engel, pisliği, önlemek, baffle, inat, karmaşık, davetsiz.
  • Yeni Eş anlamlılar: yabancı, bilinmeyen, duyulmamış görülmemiş, meçhul, keşfedilmemiş, uzak, unexampled, yargılanmamış, son.güncel, güncel, moda, son, modern, kazandığmız, en son, geçerli, yeni, taze,...
  • Yeni Başlayan Eş anlamlılar: başlangıçta, başlayan, başlangıç, temel, ilkel, gelişmemiş, doğan, erken, embriyonik.
  • Yeni Çıkmış Eş anlamlılar: yeni.
  • Yeni Model Eş anlamlılar: yeniden, yeniden şekillendirmek, yeniden, refashion, kokan, reform, yeniden, dönüştürmek, değiştirmek, değiştirmek, yenilemek, güncelleme, düzene, revizyon, yeniden yarat, remake,...
  • Yeniden Eş anlamlılar: reform, rehabilite, iyileştirme, geliştirmek, daha iyi, çare, değiştirmek, kaydetmek, kurtarmak, geri, yeniden, dönüştürmek, civilize, terbiye etmek, aydınlatmak.yine.yeniden, yeniden,...
  • Yeniden Açın Eş anlamlılar: devam edin.
  • Yeniden Canlandırmak Eş anlamlılar: canlandırmak.
  • Yeniden Doğuş Eş anlamlılar: renascence.
  • Yeniden Elde Etmek Eş anlamlılar: olsun de, iyileşmek, ralli, iyileşmek, iyileşmek, tamir, hayatta, etrafta, çekme, atlatmak, umuluyor.yeniden elde etmek, telafi, almak, geri, geri, kavuşmak, geri kazanmak, için makyaj,...
  • Yeniden Gözden Geçirilmesi Eş anlamlılar: yeniden, tekrar düşünmek, gözden, reexamine, düşünmek, üzerinde düşünüp, yeniden değerlendirmek, yansıtmak, revize, değişiklik, düzeltmek, daha iyi düşünüyorum, karar değiştirmek.
  •