Tüm göz Eş anlamlılar


  • Orotund Eş anlamlılar: rezonans, reverberating, kocaman, ses çıkaran, ağları, görkemli, gösterişli, süslü, declamatory, iddialı şişirilmiş.
  • Orta Eş anlamlılar: ortalama, vasat, kayıtsız, yaya, sıradan, monoton, istisnasız, so-so, fuar.merkez, midway, medial orta, paralellerin, medyan.demek, orta, ortalama, kural, medyan, uzlaşma,...
  • Ortadan Kaldırılması Eş anlamlılar: kaldırma, kovulma, ret, dışlama, bastırma, iptal, silme.
  • Ortadan Kaldırmak Eş anlamlılar: kökünü kazımak, kaldırmak, extirpate, özü, yok etmek, yıkmak, kaldırılması, silmek, ortadan kaldırmak, temizlemek, yok etmek, öldürmek, yok etmek.uzak sürücü, uzağa göndermek,...
  • Ortadan Kalkması Eş anlamlılar: kalkış.
  • Ortak Eş anlamlılar: arkadaşı, meslektaşım, iş arkadaşınız, kohort, ortağı, konfedere, suç ortağı, confrere, müttefik, bedfellow, yoldaş, yoldaş.kaba, kaba, düşük, düşük kaliteli, ucuz, kalitesiz,...
  • Ortaklaşa Eş anlamlılar: unitedly, birlikte, birleşik, birlikte, karşılıklı olarak, topluca.
  • Ortaklık Eş anlamlılar: şube.
  • Ortalama Eş anlamlılar: normal, olağan, ortak, standart, vasat, tipik, düzenli, fabrikası, istisnasız, ılımlı, middling, fuar, fena, so-so.ortalama, medyan, orta, merkez, orta.norm, standart, kural, koşmak, par.
  • Ortam Eş anlamlılar: atmosfer, hava, aura, karakter, kalite, ruhu, öfke, sesi, koku, koku, cilt, ruh, tenor, lezzet, titreşimler, hisler.
  • Ortasında Eş anlamlılar: orta, iç, merkezi, kalın, hub, koynunda, kalp, çekirdek, göz, çekirdek.ortasında.
  • Ortaya Eş anlamlılar: ortaya, görünür, ileri gelen, yayın, debouch, rise, devam, sızmak, sızmak, kaçış, ürün kadar.teklif, mevcut, önermek, şiş, tanıtmak, farzet, gönder, sormak, ortaya koymak, teklif, poz, iddia, önerme.
  • Ortaya Çıkan Eş anlamlılar: kaynaklanan, başlamak, ortaya, ne, başlamak, şafak, ürün kadar bahar kadar hayata, ortaya, iyi kadar görünür.ayağa kalk, mekik, kalk.çıkmak, monte, tırmanmaya, rise, kaldırın, havaya kaldırmak, kadar.
  • Ortaya Çıkarmak Eş anlamlılar: ortaya çıkarmak, çıplak yattı, kazıp, maruz, ortaya, ifşa, ortaya koymak, keşfetmek, duyurmak, göstermek, açık, açılmak, meydana çıkarmak.ortaya çıkarmak.çıplak, göstermek,...
  • Ortaya Çıkışı Eş anlamlılar: görünüm.
  • Ortaya Koymak Eş anlamlılar: sıkıntı, discommode, eskiden, bozmak, discountenance, tahriş, mahcup, rahatsız, sorun, kızdırmak, gücendirmek, disgruntle, yenmek, kışkırtmak, üzgün, kuduz, ırk, disquiet.söndürmek,...
  • Örtmek Eş anlamlılar: yutmak, alın, şal, surround, enfold, enwrap, kapsayacak, örtmek, çembere, döşeme, kucaklamak.içine alın.
  • Ortodoks Eş anlamlılar: unquestioning, dogmatik, sert, konformist, katı, hidebound, dar, dindar.kabul, onaylı, geleneksel, geleneksel, muhafazakar, kurulan, resmi, geleneksel, standart, uygun, hakim, normal,...
  • Örtülü Eş anlamlılar: söylenmemiş, unexpressed, zımni, presupposed, izotopu, anlamına, içerdiği, gizli, yerleşmiş, içkin, içsel, doğal, potansiyel.mutlak, çekincesiz, koşulsuz, unhesitating, undoubting,...
  • Oruç Eş anlamlılar: kontinans, ılımlılık, kemer sıkma, sofuluk, kaçınma, itidal, teetotalism, ölçülülük, oruç, özveri, disiplin, kendini kontrol, kendine hakim.oruç.
  • Osculate Eş anlamlılar: öpücük.
  • Osmanlı Eş anlamlılar: hassock, puf, tabure, koltuk, kanepe, divan, kanepe, taboret, yastık.
  • Ostensive Eş anlamlılar: göstermelik.
  • Ostracism Eş anlamlılar: dışlama, ret, boykot, kaçınma, ret, aforoz, sürgün, yalıtım, kovulma, körüklemeye, kara listeye, blackballing, soğuk omuz.
  • Ot Eş anlamlılar: kurtulmak, kaldırmak, atmak, ortadan kaldırmak, ile dağıtmak, atmak, dökmek, dışlamak, reddetmek, extirpate.temizleyin, çapa, kökünü kazımak, extirpate, özü, çekin, almak, koparmak.
  • Otantik Eş anlamlılar: gerçek, gerçek, gerçek, gerçek, saf, gerçek, somut, meşru, bona fide, simon-pure.
  • Öte Yandan Eş anlamlılar: nasıl olsa.
  • Otel Eş anlamlılar: şenlik, hoş geldiniz, samimiyet, samimiyeti, sosyallik, komşuluk, receptiveness, hospitableness, içtenlik, tezahürat, sıcaklık, largess.inn, ın, lodge, barınma evi, kervansarayı, hostel,...
  • Oteller: Eş anlamlılar: yakın, hemen hemen, yakın, eldeki, bitişik, dokunaklı, bitişik, proksimal, yakın, komşu, komşu, bitişik.ilgili, bağlı, tanıdık, samimi, ekli, müttefik, yakın, fedakar,...
  • Ötesinde Eş anlamlılar: sonra dan, ardından, sonraki, sonra başarı.öteki daha, uzak tarafında dışında uzak, uzak, dışında açık.
  • Otiose Eş anlamlılar: yararlı, etkili, değerli, tatmin edici.tembel tembel, baygın, etkin olmayan, istirahat, uyuşuk, halsiz, uyuyan, boş, somnolent.yararsız, beyhude, boşuna, verimsiz, unavailing, etkisiz,...
  • Otlatmak Eş anlamlılar: kazımak, çizik, aşındırmak, çürük, kanat, scarify, cilt.yağsız, fırça, dokunmatik, bakış, kuvvetli darbe, öpücük.
  • Otokrasi Eş anlamlılar: mutlakiyet.
  • Otomat Eş anlamlılar: kişi: makine, robot, zombi.robot, robot, bilgisayar.
  • Otomatik Eş anlamlılar: istemsiz, refleks, içgüdüsel, spontan, bilinçsiz, itici, kneejerk.
  •