Tüm göz Eş anlamlılar
Ödememek Eş anlamlılar : reddetme, kabul etmez, aykırı, abjure, iptal, inkar, inkâr, protesto, geçersiz, kaldırmayı, inkâr, güvenini sarsmak, inkâr, aykırı.dökme, tanımamak, atmak, boşanma, feragat, kesilmiş,...Ödenek Eş anlamlılar : nöbet.servis birimi, paylaşım, nakit, gelir, rasyon, sübvansiyon, kota, ödeme, temettü, rant, yazgı, huzur, ücret, ödenek, dole, harcama, harçlık, pin para.ayırma, fon, ödenek, bütçe,...Ödül Eş anlamlılar : hediye, hediye, largess, ödül, bonus, parası, yardım, hibe, sigorta primi, nimet, nimettir.ödül, ödül, onur, rabıta, kupa, ayrım, tanıma, ödeme, yağma, kazanç, düşeş, mesafe, almak,...Ödüllendirme Eş anlamlılar : tatminkar, tatmin edici, hoş, hoş, güzel, zenginleştirici, üretken, avantajlı, faydalı, verimli, yükselen, karlı, değerli, olumlu, mutlu, yerine getirmek.Ödüllendirmek Eş anlamlılar : ödemek, ödül, yerine getirmek, dönmek, tatmin, ceza, telafi, karşılık, yanıt, iyi yapmak, hatırlıyorum, tazminat, geri ödeme, misilleme, intikam, tit için tat vermek.Ödüllü Eş anlamlılar : seçkin.Ödülü Eş anlamlılar : ödül, hibe, tazminat, restitüsyon, tazminat, ödeme, yerleşim, tazminat.yerleşim, karar, hüküm, karar, belirlenmesi, bulma.armağan, tanımak, mevcut, ödül, vermek, uzatmak.vermek, atamak,...Ödün Vermeyen Eş anlamlılar : esnek olmayan, sıkı, kararlı, kararlı, sağlam, katı, yılmaz, amansız, kuvvetli, inatçı, inatçı, uzlaşmaz, taşınmaz, boyun eğmez.Ödünç Eş anlamlılar : vermek, vermek, armağan, göze, tanımak, vermek, hibe, yatırım.kredi, kira, ilerlemek, izin, emanet, ile uyum, taahhüt.bir kredi almak, para toplamak, dokunmatik, için vurmak.kabul, almak,...Odyssey Eş anlamlılar : hac, peregrination, arayışı, sefer, haçlı seferi, yolculuk, seyahatler, göçebe, yolculuk, yolculuk, süre kalmak.Offbeat Eş anlamlılar : sıradışı, sıradışı, nadir, eksantrik, roman, tuhaf, garip, outre, tekil, tuhaf, garip, alışılmışın dışında bohem, müstehcen, far-out, ateistlerin.Ofis Eş anlamlılar : görev, güven, işlev, rol, ili, görev, ücret.pozisyon, randevu, ödev, yazı, komisyon, kütük.töreni, ayin, uyma, ayin, tören, hizmet.Öfke Eş anlamlılar : huy.vahşet, barbarlık, vahşet, tecavüz, tahribat, aşırı, kötülük, zulüm, vahşet, fiendishness, insanlık dışı.hakaret, iftira, hakaret, saygısızlık, hor, contumely, suç, hakaret,...Öfkelendiren Eş anlamlılar : can sıkıcı.Öfkeli Eş anlamlılar : quick-tempered, ateşli, aceleci, uçucu, döküntü, aceleci, acele, telaşlı, biberli, yanıcı, atılgan, sinirli.öfkeli.üzgün, öfkeli, öfkeli, kızgın, öfkeli, deli, çileden çıkardı,...Oftentimes Eş anlamlılar : çoğu zaman.Öğe Eş anlamlılar : bileşen, bölümü, faktör, kurucu, madde, üye, özellik, karakteristik, kalite, özellik, malzeme, madde.Öğeler Eş anlamlılar : belirtin, liste, detay, numaralandırma, particularize, stok, anlatmak, özetlemek, hisse senedi almak, örnek, kanıtlamak, büyü.Ogle Eş anlamlılar : kaçırmamak, leer, fleer, dik dik, bakışlarını.bakıyorum, koruyucu gözlük, göz, leer, bakışları, coquet.Öğle Yemeği Eş anlamlılar : öğle yemeği.öğle yemeğine, lokma, brunch, aperatif, tiffin, öğün, harmanlama.Öğrenci Eş anlamlılar : takipçisi, taraftar, yapışık, dindar, partizan, uydu, kulu, dönmesi, havari, öğrenci, öğrenci.öğrenci, öğrenci, kız öğrenci, okul, öğrenci, akademik, lisans, öğrencisi,...Öğrencileri Eş anlamlılar : atama.Öğrendim Eş anlamlılar : bilgin, polymath, bilimsel, derin, entelektüel, eğitimli, iyi okumak, aydın, bilgili, her şeyi bilen, felsefi, bilgili, derin, anlaşılması zor.Öğrenme Eş anlamlılar : eğitim, okul, eğitim, bilgi, beceri, irfan, kültür, bilgelik, bilgelik, burs, soruşturma, araştırma, keşif, bilgi, aydınlanma.Öğrenmek Eş anlamlılar : kazanmak, master, ezberlemek, eğitim, üzerinde gözenek, öğrenmek, okumak.öğrenmek, keşfetmek, tespit, ortaya çıkarmak, duymak, izleme, algıladıkları, çözmeye, doğrulamak, fark,...Öğreti Eş anlamlılar : fikir, inanç, ilke, inanç, dogma, doktrin, amentü, görünüm, pozisyon, platformu, incil'i, ilmihal, sonuç, teorisi, mahkumiyet, ideoloji.Öğretici Eş anlamlılar : rehberlik, iyi örnek olan, pedagoji, algı, aydınlatıcı, ifşa, sezgisel, hortatory, aydınlatıcı, eğitim, bildiren bilgilendirici açıklama.bilgilendirici, iyi örnek olan, aydınlatıcı,...Öğretim Eş anlamlılar : eğitim, pedagoji, okul, eğitim, ders, koçluk, talimat, hazırlık, aydınlatma, yetiştirme, telkin, beyin yıkama, kültürleşme, rehberlik, yetiştirme.anlamda, bağış, güç, beceri, hediye,...Öğretmek Eş anlamlılar : kılavuzu, disiplin, eğitmek, okul, beslemek, yetiştirmek, civilize, aydınlatmak, koç, matkap, egzersiz, vaaz, nasihat, tren, damat.talimat, terbiye etmek, öğretmen, aydınlatmak, telkin, ders,...Öğretmen Eş anlamlılar : öğretmen.eğitimci, öğretmen, eğitmen, bilim adamı, öğretmen, öğretmen, danışman, eğitmen, koç, öğretim görevlisi, profesör, pedagog, docent, öğretmen, schoolmistress,...Oğul Eş anlamlılar : küme, horde, kitle, demet, kalabalık, kalabalık, boşalmak, yığın, buhar, dalgalanma.kalabalık, kitle, horde, kalabalık, demet, puanları, konak, legion, ordu, akın, kovan, basın, ezmek,...Öğürmek Eş anlamlılar : kusma.Öğüt Eş anlamlılar : uyar, dikkat, uyarı, uyarmak, avukat, tavsiye, söylemek, farkına varması, ucu.kınama.azarlamak, ayıplamak, cezalandırmak, söylenmek, kınama, haşlamak, reddetme, azarlama, sansür, ders,...Ok Eş anlamlılar : ciro, onay, damga, rıza, onama, anlaşma, destek, izin, kumanda, cesaret.doğru onaylı, tamam, tatmin edici, kabul edilebilir, yeterli, hoş, iyi, doğru.dart, mızrak, şaft, füze, mermi,...Öksürük Eş anlamlılar : teslim, teslim, teslim, pes, üzerine çatal, arasında aşağı düşmek, ante up, dışarı kabuk gelir.