Tüm göz Eş anlamlılar


  • Otoriter Eş anlamlılar: diktatör, absolutist, totaliter, disiplinli, diktatör.katı, sert, ortodoks, dogmatik, otokratik, absolutistic, zalim, yetkili, diktatör, otoriter, otoriter, rasgele, totaliter, despot.
  • Otoyol Eş anlamlılar: yol, cadde, parkway, highroad, paralı, arter, speedway, otoban, causeway, thruway, yol, rota, rota.
  • Oturan Eş anlamlılar: yerli, vatandaş, indigene, adamı, yelpazemizi, yerleşimci, müdavim, aborjin.yerleşik, adamı, işgalci, kiracının, resider, residentiary, kiracı, kiracı, alıcı, kiracı, yatılı, pansiyoner, kiracı.
  • Oturum Eş anlamlılar: toplantı, meclis, oturma, konferans, kongre, konsey, istişare, tartışma, seans, röportaj, seminer, buluşma, rap, rap oturum, boğa oturum, powwow.
  • Oturup Eş anlamlılar: karşılamak, toplanır, montajı, kasıtlı olarak, toplamak, birleştirmek.crouch, levrek, konaklamak, dinlenme, yerleşmek, ağız kavgası.katılmak, katılmak, katılmak, katılmak, işbirliği,...
  • Ötüş Eş anlamlılar: warble, çizgili, cıvıltı, şarkı, süsleme, süsleme, fioritura, tremolo.
  • Out-Of-Bounds Eş anlamlılar: için uncalled.
  • Outclass Eş anlamlılar: aşmak, üstün, aşan, geçmek, outdistance, gölgede bırakmak, kap, ana sayfa, dövmek, tutulması, gölgede, hakim, yol, üzerinde kule, aşmak.
  • Outdistance Eş anlamlılar: depar, geçmek, sosyal yardım, ötesine geçerek, sollamak, geride.üstün, aşmak, aşan, güneş tutulması, top, kap, hakim, hakim, aşmak, gölgede, gölgede bırakmak, ana.
  • Outface Eş anlamlılar: meydan okur.
  • Outguess Eş anlamlılar: mat.
  • Outhouse Eş anlamlılar: haberi, backhouse, tuvalet, tuvalet, eki.
  • Outlander Eş anlamlılar: yabancı.
  • Outlook Eş anlamlılar: beklenti, beklenti, umudu, gelecek, ders, tahmini, olasılık, olabilirlik, umut, spekülasyon, söz, eğilim.bakış açısı, tutum, bakış açısı, eğim, çerçeve zihin, perspektif, bakış...
  • Outre Eş anlamlılar: tuhaf, garip, kaprisli, abartılı, tuhaf, eksantrik, garip, meraklı, abartılı, sıradışı, şok edici, dikkat çekici, sapkın, acayip, garip.
  • Outworn Eş anlamlılar: güncel değil.
  • Oval Eş anlamlılar: oval.oval, ovate, ovoidal, yumurta şeklinde, oval, elips, yumurta, oviform.
  • Ovate Eş anlamlılar: oval.
  • Overabundance Eş anlamlılar: bir yedeği.
  • Overact Eş anlamlılar: abartma.
  • Overbear Eş anlamlılar: hakim.
  • Overlord Eş anlamlılar: lord.
  • Overmatch Eş anlamlılar: aşmak.
  • Overmuch Eş anlamlılar: aşırı.
  • Overrated Eş anlamlılar: içinde değerli, üzerinde popüler, oversold, overpraised, overpublicized, overvalued, abartmış, overprized, yanlış, abartılı, hayal kırıklığı içinde değerlendirilir.
  • Overseer Eş anlamlılar: yönetmen, müfettiş, danışman, ustabaşı, patron, yönetici, baş, kafa, kaptan, yöneticisi, vali, taskmaster, köle sürücü.
  • Overture Eş anlamlılar: öneri, yaklaşım, teklif, öneri, sunum, önerme, önceden, öneri, açılış, davet, teklif, tavsiye.
  • Overweigh Eş anlamlılar: ağır basar.
  • Övgü Eş anlamlılar: selamlar, saygılar, hatıralar, hoş geldiniz, selamlama.hamd, haraç, yüceltilmesi, encomium, övgü, saygı, mim, rabıta, referans.övgü.alkışlamak, övmek, övme, övmek, onur, beğeni,...
  • Övgüye Değer Eş anlamlılar: övgüye, övgüye değer, takdire şayan, ince, değerli, değerli, onurlu, örnek.hak, beğenilen, örnek teşkil eden, övgüye değer, değerli, değerli, takdire değer, commendatory, hak,...
  • Övme Eş anlamlılar: övgü.
  • Övmek Eş anlamlılar: övgü, övme, övmek, yüceltmek, alkışlamak, kutlamak, övmek, iltifat, onur, ödemek haraç.övgü, övme, tesbih, kutlamak, beğeni, övmek, yüceltmek, büyütmek, panegyrize, yükseltmek.
  • Övünmek Eş anlamlılar: sahiptir.sevinirler, zafer, cümbüş, tezahürat, jubilate, kutlamak, kına, karga, sahiptir.palavracı.
  • Owlish Eş anlamlılar: penetran ciddi, ciddi, bilge, akılcı, unblinking, bilerek, sunulmakta, algı.
  • Oy Eş anlamlılar: franchise, oy, demek, seçeneği, seçim, tercih, seçim, seçim, oy hakkı, anket, halk oylaması, ses, gösteri ve eller, referandum.
  •