Tüm göz Eş anlamlılar


  • Okudu Eş anlamlılar: hesaplanan, planlı, kasıtlı, ölçülen, ağırlığını, kasıtlı, önceden belirlenmiş, kasıtlı, bilinçli, amaçlı, tasarlanmıştır.
  • Okul Eş anlamlılar: öğretim, eğitim, eğitim, öğretim, öğrenim, pedagoji, vesayet, hazırlık, topraklama, beyin yıkama, rehberlik.öğrenci.bilgilendirmek, eğitmek, öğretmek, tren, aşılamak, koç,...
  • Okumamış Eş anlamlılar: cahil, eğitimsiz, cahil, eğitilmemiş, eğitimsiz, ümmilere, talimat, unversed, cahil.cahil.
  • Okunabilir Eş anlamlılar: okunaklı, decipherable, temiz, sade, anlaşılır, anlaşılır, açık, belirgin, kesin, yapmacıksız.
  • Okunaklı Eş anlamlılar: okunabilir, decipherable, düz, açık, okuması kolay, farklı, kesin, anlaşılır, anlaşılabilir, fuar.yasal.
  • Okunaksız Eş anlamlılar: şifresi çözülemeyen, okunmaz, yazılıyordu, sıkışık, crabbed, amca, anlaşılmaz belirsiz.
  • Okuyun Eş anlamlılar: anlamak, yorumlamak, tepki, yorumlamak, deşifre, incelemek, anlaması, anlamak, görmek, anlamak, toplamak, keşfedin.
  • Okyanus Eş anlamlılar: sonsuza, enginliği, sel, bereket, bolluk, çokluk, deniz, miktarları, çok.deniz, ana, derin, salamura, gelgit.
  • Olabilir Eş anlamlılar: gücü, güç, güç, kuvvet, canlılığı, büyüklüğü, cesaret, puissance, yoğunluğu, enerji, sinir.konteyner, kavanoz, kalay, priz, şişe, damar, pot, paket, birim, paketi, karton.
  • Olacak Eş anlamlılar: kalkış, para çekme, kaybolması, kaldırma, geri çekilme, emeklilik, bırakarak, hareketli, başlangıç, çıkış.karar, seçin, gidermek, tasarlamak, belirlemek, uygun, amaç, seçmek, tercih,...
  • Olağanüstü Eş anlamlılar: üstün, dikkat çekici, olağanüstü, sıradışı, nadir, nadir, benzersiz, tekil, özel, eşsiz, olağanüstü, önemli, atipik, harika.mucizevi, harika, müthiş, olağanüstü, çarpıcı,...
  • Olası Değildir Eş anlamlılar: olasılıksız, şüpheli, inanılmaz, şüpheli, inanılmaz, balık, inanılmaz, mantıksız, düşünülemez, akıl almaz, nadir.
  • Olasılığa Eş anlamlılar: olasılığı, acil durum, olasılık, şans, olasılık.
  • Olasılık Eş anlamlılar: olasılık, olasılık, şans, acil durum, potansiyeli, umudu, sorumluluk.büyük olasılıkla, fizibilite, potansiyeli, şans, inandırıcılığını, attainability,...
  • Olay Eş anlamlılar: olay, olay, bölüm, olay, aslında, durum, fenomen, mesele, konu, iş, macera, deneyim, kilometre taşı.bavul, seyahat çantası, el çantası, kavrama, çanta, carryall, infaz hal, bagaj, bagaj,...
  • Olaysız Eş anlamlılar: sessiz, sakin, donuk, monoton, monoton, ilginç, önemsiz, önemsiz, unmemorable, rutin, sıkıcı, sıradan, alisilagelmis, normal sınırlarda.
  • Ölçek Eş anlamlılar: plaka, pul, lamine, squama, çip, kabuğu, katman, lamel, eskar, scurf, kabuk, düzelmiştir.kalibrasyon, mezuniyet, ölçer, ölçü birimi, sistem, serisi, adımlar, derece, kural.proje,...
  • Ölçü Eş anlamlılar: görev, atama, görev, görev, iş, tel, büyü, evlenmek.sınırlamak, sınırlamak, bağlı, sınırlamak, straiten, eksik, çimdik, kazımak, cimri, duyurularınızı.
  • Ölçü Birimi Eş anlamlılar: eylem, ders, adım, devam etmeden, operasyon, vardiya, anlamına gelir, çare, aygıt.hesaplamak, hesaplamak, rakam, tespit, ölçmek, şifre, uzun boylu, anket, numaralandırma, saymak, kalibre,...
  • Ölçüde Eş anlamlılar: ulaşmak, boyutu, ölçü, yayılma, mesafesi, boyut, büyüklüğü, derecesi, yoğunluğu, kapsam, aralığı, pusula, alan, hacim, genlik.
  • Ölçülebilir Eş anlamlılar: kantitatif, sınırlı, kısıtlı, istisnasız, sinirlari belirli, ölçülü, unexcessive, ılıman, orta, makul.
  • Ölçülemez Eş anlamlılar: sınırsız.
  • Ölçülülük Eş anlamlılar: teetotaling, oruç, yasak.ılımlılık, kendini kontrol, öz-disiplin, judiciousness, kısıtlama, abstemiousness, tutumluluk, ölçü, sağduyu, basiret.
  • Ölçülür Eş anlamlılar: yavaş, sedate, kademeli, kasıtlı, kabul, dengeli, ağırlığını, okudu, hesaplanan, ciddi, ciddi, ayık, görkemli.ölçülü, sınırlı nedeniyle, kontrollü, temperli, ılımlı, uygun, tutumlu, tutumlu.
  • Ölçüm Eş anlamlılar: hesaplama, hesaplama, miktar, ölçme, ölçü, ölçme, numaralandırma, beğeni, kararlılık, değerlendirme, değerlendirme.
  • Ölçüsüz Eş anlamlılar: vicdansız, korkunç, ahlaksız, ilkesiz, conscienceless, haksız, haksız, etik, ahlaksız, ahlaksız.sınırsız, hesaplanamaz, sınırsız, sonsuz, sınırsız, muazzam, sonsuz, ebedi,...
  • Old-Line Eş anlamlılar: geleneksel, muhafazakar, kurulan, yerleşmiş, geleneksel, köktenci, gerici, sabit, katı, sert kabuklu, diehard, sağcı.
  • Olduğu Gibi Eş anlamlılar: bütün, tam, zarar görmemiş, hasarsız, bakir, değişmeden, kesintisiz, sağ salim, sağ salim, sağlıklı, mükemmel, unflawed, eksilmemiş, bozulmamış.
  • Olduğunu Eş anlamlılar: eski fogy, numarasını, nitpicker, fussbudget, fusspot, dolma gömlek, krank, dodo, fosil, mükemmeliyetçi, faultfinder, sourpuss, muhafazakar, gelenekçi.
  • Olduğunu Gösterir Eş anlamlılar: anlamına, demek, işaret, göstermek, önermek, ima, sonucuna, göstermek, bakın, ima, prefigure, foreshadow, göstermek, söyle, belli etmek, ifşa, tayin, belirtin, devlet, hızlı, ortaya, göstermek.
  • Oldukça Eş anlamlılar: adil, eşit, tarafsız, eşit olarak, eşit, kare.orta derecede, bayağı, daha doğrusu, biraz, passably.tamamen, tamamen, tamamen, tamamen, çok, çok, olumlu, gerçekten, mükemmel, doğrusu,...
  • Oldukça Büyük Eş anlamlılar: önemli, önemli, geniş, cömert, güzel, derli toplu, biggish, büyücek, saygın, tolere edilebilir, terbiyeli, makul, ekonomi ölçekli, kral.
  • Öldürme Eş anlamlılar: cinayet, cinayet, adam öldürme, cinayetin kan, imha, imha, katliam, kasaplık, katliam, holokost.mest dayanılmaz, büyüleyici, çekici, tutuklama, çekici, çekici, çekici.kar, düşeş, darbe,...
  • Öldürmek Eş anlamlılar: karşı koymak, ofset, yağma, aykırı, iptal, cross, sil, çizik, tüketim, kesilmiş, çıkarmak, extirpate, sansür.sonunda, durdurmak, durdurmak, tutuklama, yenmek, yok, söndürmek, gidermek,...
  • Öldürücü Eş anlamlılar: ölümcül, ölümcül, ölümlü, zehirli, baneful, kötü huylu, zehirli, öldürme, prensler, zararlı, tehlikeli, zararlı, yıkıcı.acı, düşman, envenomed, hayata küsmüş, kötü niyetli,...
  •