Tüm göz Eş anlamlılar
Tütsülemek Eş anlamlılar : yok etmek, dezenfekte, dezenfekte etmek, duman, gaz, sterilize etmek, temiz, arındırmak, sterilize, püskürtmek, buhar.Tutucu Eş anlamlılar : sahibi, sahibi, sahibi, taşıyıcı, alıcı, kaleci, veli, işgalci.Tutuklama Eş anlamlılar : durdurmak, durdurmak, kontrol, kalmak, engel, inhibe, engel, kesme, durak, bastırmak.kavramak, anlamak, kavramak, algıladıkları, biliyorum, ayırt, fark, takdir, izleyin, tanımak.durdurmak,...Tutuklanması Eş anlamlılar : nöbet, tutuklama, yakalama, hapsetme, yaka.önsezi, önsezi, anksiyete, korku, korku, şüphe, ile, huzursuzluk, endişe, tedirginlik, şüphe, korku.çarpıcı, ilginç, çekici, sürükleyici,...Tutuklayın Eş anlamlılar : taciz.Tutuklu Eş anlamlılar : yerleşik, işgalci, adamı, kiracının, müdavim, sakini, indweller, yelpazemizi.Tutum Eş anlamlılar : ruh, outlook, zihin, eğilim, yanıt, çerçeve, davranış, davranış, comportment, tavır, huy.duruş, bir şekilde, rulman, poz, pozisyon, duruş, taşıma, eda.Tutumlu Eş anlamlılar : yetersiz, hafif, çıplak, yetersiz, cimri, yetersiz, yedek, seyrek, exiguous, yetersiz.ekonomik, tasarruf, tutumlu, temkinli, ihtiyatlı, pinching, açıkgöz, tutumlu, cimri, cimri, sıkı,...Tutun Eş anlamlılar : kavramak, kucaklamak, debriyaj, kavrama, sarılmak, sürekli, destek, okşamak.devam, devam, son, tahammül, giyim, uzatıyorum.etkisi, yetki, sallanma, ağırlık, kontrol, güç, vantage, ayak...Tuvalet Eş anlamlılar : banyo, tuvalet, dinlenme odası, tuvaleti, lavabo, john, mahrem, tuvalet, su dolap, wc, dolap, komodin, tuvalet, kafa, pisuar.tuvalet.Tüy Eş anlamlılar : kendine çeki düzen.Tüy Dökme Eş anlamlılar : dökmek, slough, döküm, exuviate, kurtulmak, doff.Tüyler Ürpertici Eş anlamlılar : korkunç, korkunç, korkunç, iğrenç, uğursuz, korkunç, korkunç, korkunç, yasaklayan, korkunç, korkunç.şaşırtıcı korkunç, donduran, omurga karıncalanma, korkunç, korkunç, korkunç,...Tüylü Eş anlamlılar : yumuşak, yatıştırıcı, kabarık, yumuşacık, yünlü, bulanık, flossy, tüylü, kadife.hirsut, tüylü kıllı, gür, tıraşsız, sakallı, bewhiskered.yünlü, sık, bulanık, şok, tüylü,...Tüysüz Eş anlamlılar : aşağı, tüy, kabartmak.kel, baldheaded, baldpated, shorn, yumuşak, clean-shaven, beardless, depilitated, tüysüz.kel.Tüyü Eş anlamlılar : öfke.Tuz Uzaklıktadır Eş anlamlılar : mağaza kadar kaydetmek, stokları, istif, uzakta sincap, tarafından koymak, önbelleğe, uzak susturmak, toplamak, biriktirmek, tasarruf etmek, korumak.Tuzak Eş anlamlılar : tuzak, net, çukur, sıkan, zahmet, ilmik, deadfall, cin, yem, springe.ikna, sıkan, bubi tuzağı, aldatma, yem, stratagem, rusçuk, manevra, düşünüş, kör, bitki, yem, manevra, web, beceri,...Tuzlu Eş anlamlılar : iştah açıcı, esprili, keskin, keskin, acerb, dünyevi, biberli, renkli, esprili, açık saçık, utanmaz, gönderen, ribald, kaba, kaba, brüt, müstehcen.deneyimli.Tuzlu Su Eş anlamlılar : deniz.Tweak Eş anlamlılar : tutam, büküm, şiddetle ve aniden çekmek, çekmek, sıkmak, gücüm, nip.heyecan.Twist Eş anlamlılar : döndürme, döner, spin, açmak, vida, rulo, koşuşturma, burgu, tekerlek.deforme, tahrif, misshape, çarpıtmak, çözgü, çirkinleştirmek, sıkmak, toka, anahtarı, soy, sprain.eğri, dönüş,...Two-Bit Eş anlamlılar : ucuz.Twofaced Eş anlamlılar : ikiyüzlü, samimiyetsiz, double-dealing, hain, vefasız, dolambaçlı, hain, güvenilmez, oportünist, yalan, vicdansız, ilkesiz, demontajı, mealy-mouthed, hilekar, kurnaz, yanıltıcı,...Uçak Eş anlamlılar : yayla, tablo, düz, yatay, düz, ufuk, pürüzsüz.düzeyi, hatta, düz, düz, yatay, tablo, düz, floş, kırışık olmayan.sırası, tabaka, küre, katmanı, sınıf, düzey, sahne, adım, durum, durum, çentik, basamak.Uçaksavar Eş anlamlılar : eleştiri, faultfinding, disparagement, kınama, düşmanlık, küçümseme, carping, ret.Uçar Eş anlamlılar : gereksiz.Üçkâğıtçı Eş anlamlılar : çapkın, kurnaz, kurnaz, conniving, zor, hileli, ilkesiz, onur kırıcı.dolandırıcı.Üçkağıtçılık Eş anlamlılar : kurnaz, hile, el sanatları, gideceği, hile, slyness, hile, aldatma, sahtekârlık, marifet, dolandırıcılık, ihanet, aldatma, subtility, safsata.Üçlü Eş anlamlılar : üçlü.üçlü.üçlü.üçlü.trinity, threesome, üçlü, üçlü, üçlüsü, üçlü, üçgen, üçlemesi, üçgen, de üç olan, tripleks, triptik.üçlü.Uçmak Eş anlamlılar : havada gitmek, sinek, kanat almak, artış, float, kayma, yelken, uçuş almak, çıkmak, kanat.Ücret Eş anlamlılar : olsun, çıkarmak, yapmak, yönetmek, geçinmek, başarılı, gelişmek, gelişmek.suçlamak, suçlamak, suçlama, sitem, itham, suçlu.ödül.ödeme, ücret, fatura, ipucu, bahşiş, ücret, ödül,...Ücretli Eş anlamlılar : vergi, ücret, tarife, ücret, levy, oranı, değerlendirme, yükümlülük, ücret, kiralama, haraç, dargınlık, görev, onda.ses, halka, clang, sigorta, peal, grev, uymak, çağrı, çağırmak,...Ücretsiz Eş anlamlılar : hiçbir ücret ödemeden, bedava, bedava, ücretsiz, giveaway, gereksiz, olmadan, ev.ücretsiz, bedava, onur, gereksiz, gönüllü, bağışladı.boş, mevcut, açık, boş, boş, geçersiz, yoksun,...Ucu Eş anlamlılar : suçlamak, öznitelik, atfetmek, ata, şarj, ile eyer, yük, bağlayın.eklemek, tutturmak, düzeltmek, eklemek, ekleyin, ek, çakmak, kalıplardan, greft.