Tüm göz Eş anlamlılar
Tumefy Eş anlamlılar : kabarma.Tumid Eş anlamlılar : abartılı.Tümör Eş anlamlılar : şişme, büyüme, kist, sarkom, karsinomu, kanser, yumru, düğüm, nodül, tubercle, polip, neoplazma, malignite.Tumturaklı Eş anlamlılar : resmi, havasız, sert, kendini beğenmiş, bilgiçlik taslayan, çalışkan, ahşap, garip, huylu, okudu.görkemli, gösterişli, high-flown, magniloquent, iddialı, süslü, fustian, görkemli,...Tünek Eş anlamlılar : levrek, gömülemez, kafesi, kalem, kümes, kafes, dovecote, büyük kuş kafesi, kenar mahalle, kartal yuvası, yuva.ev, ocak, ocak başı, yatak, den, çeyrek, pansiyon, ikamet, ikametgah, mesken,...Tünel Eş anlamlılar : kazmak, yuva, kaz, kaşık, nüfuz, karık, aracılığıyla, mayın patlama.geçit, metro, yuva, underground, tüp, altgeçit, şaft, adit, çukur, maden, drift, crosscut.Tunik Eş anlamlılar : kat.Tüp Eş anlamlılar : boru, geçit, kanal, kanal, kateter, kanül, iletken, boru, kanal, fistül, silindir, tünel.Tür Eş anlamlılar : seyahat, daire, kapak, çapraz, peregrinate, gezme, yolculuk, ziyaret, rove, almak, görmek, keşfetmek, yolculuk.gezi, yolculuk, gezi, gezmeye, gezi, sefer, yolculuk, hac, peregrination, etrafta...Türbe Eş anlamlılar : mezar, tonoz, mezar, yeraltı türbesi, türbesi, çukur, yeraltı mezarlığı.Türbesi Eş anlamlılar : mezar.Türev Eş anlamlılar : orijinal olmayan, türetilmiş, taklit, yüzeysel, orta, kopyalanan, uninventive, eklektik, basmakalıp, ikinci el, plagiaristic, eski şapka.Turgescent Eş anlamlılar : abartılı.Turizm Eş anlamlılar : gezgin, journeyer, voyager, tripper, rubberneck, turist, yerleri, seyyah, hac, wayfarer, vagabond, avare.Türkiye'De Eş anlamlılar : flop.Türler Eş anlamlılar : çeşitli, sıralama, tür, türü, form, ilk, doğurmak, kategori, tür, sınıf, sınıflandırma, kalıp, şerit, tayin, açıklama.Turndown Eş anlamlılar : düşüş, düşmek, damla, dalma, çökme, iniş, daldırma, depresyon, kargaşa, sıkıntılı dönem, düşüş trendi, düşen.ret, hayır, ret, ret, görevden alınması, repulse, itiraz, kapı,...Turşu Eş anlamlılar : saptamak, güveç, ikilem, durumu, ikilem, çıkmaz, kriz, kazıma, karışıklık, köşe, reçel, spot, sıcak su.Turu Eş anlamlılar : daire, halka, küre, dünya, küre, silindir, döngü, halo, ayla, disk, taç, halka.devre, devrim, yörünge, dönüş, döngüsü, döngü, beat, rota, ders, yörünge, güzergah, tur, sıra,...Tussock Eş anlamlılar : tutam.Tutam Eş anlamlılar : grup, yığın, düğüm, püskül, tussock, şok, demet, küme, ruff, cowlick, kâkül, sorguç, tüy, patlama, düz.Tutar Eş anlamlılar : toplum olarak, anlama, satmak için gitmek, ölçmek, değer, sayı, mal için gelir.miktar, çok, paketi, paket, sayısı, sayısı, numaralandırma, hacim, kütle, toplu, kapsam, büyüklüğü,...Tutarlı Eş anlamlılar : fizyon, bekletme hızlı, taşınabilirsiniz, yapışkan, kompakt, entegre, amerika, bağlı, agglutinated.ünsüz, homojen, congruous, uyumlu, muhabir, uyumlu, uygun, uygun, kabul, uygun,...Tutarlılık Eş anlamlılar : uyumluluk, uyum, ahenk, yazışma, congruity, anlaşma, uygunluk, tutarlılık, benzerlik, bütünlüğü.tutarlılık, anlaşılabilirlik, akılcılık, anlam, neden, mantık, uyum, kimlik,...Tutarsız Eş anlamlılar : uyumsuz, uyumsuz, tutarsız, tutarsız, dengesiz, kendinden çelişkili, aksine, karşı.düzensiz, değiştirilebilir, uçucu, gelmesiyle, kararsız, kaprisli, kararsız, hayali.uyumsuz.anlamsız,...Tutarsızlık Eş anlamlılar : fark, gap, eşitsizlik, kenar boşluğu, varyans, aradan, sapma, sapma, tutarsızlık, anlaşmazlık, aykırılık, uyumsuzluğu.çelişki, anlaşmazlık, tutarsızlık, aykırılık, uyumsuzluk,...Tutelary Eş anlamlılar : koruyucu.Tutkal Eş anlamlılar : hamur, yapıştırmayın, sopa, sakız, çimento, düzeltmek, alçı.Tutku Eş anlamlılar : öfke, öfke, öfke, çılgınlık, aksilik, sertlik, tahriş, pertürbasyon, pürüz, bir patlama.özveri, gayret, coşku, hayranlık, aşkı, obsesyon, çılgınlığı, mani, şevk, şevk,...Tutkulu Eş anlamlılar : duygusal, öfkeli, quick-tempered, ateşli, heyecanlı, ateşli, heyecanlı, hevesli, istekli, ateşli, keskin, zestful, hevesli.aşk, ateşli, şehvetli erotik uyandırdı, delicesine aşık,...Tutkunu Eş anlamlılar : fan hayranı, meraklısı, fındık, freak, hata, serseri, faddist, meraklısı, takipçisi, maven, uzman, dindar, kulu, fanatik.Tutma Eş anlamlılar : sahibi, koruma, holding, saklama, rezervasyon, satın alma, birikimi, amassment, panosu, velayet, azim, kavrama, tutun.ayrılmış, in, açık, closemouthed, suskun, gizli, tightlipped, kaçamak,...Tutmak Eş anlamlılar : gözlemlemek, kutlamak, anmak, onur, gerçekleştirmek, yerine getirmek, tutun, uygun.tutmak, korumak, sahip, sahip, kontrol.geçim, destek, demektir, bakım, geçim, rızık, besin.korumak,...Tütmek Eş anlamlılar : arzu, istediğiniz, için ağrısı, umut, hasret, için çam, dilek, için açlık, imrenmek, hakkında uzun için hayal, için susuzluk, sonra arzulamak, karar vermiş.Tutsak Eş anlamlılar : esir, rehin, köle, internee, kurban, piyon, köle, peon, köle.