Tüm göz Eş anlamlılar
Swearword Eş anlamlılar : lanet, küfür, müstehcenlik, yemin, küfür, kirli kelime, dört harfli kelime, küfür, sıfat.Sweet-Talk Eş anlamlılar : düz.Swift Eş anlamlılar : kısa, kısacık, geçen, kısa, kısa ömürlü, geçici, geçici, geçici, geçici, kısa ömürlü, anlık, kaçak, fani, çok hızlı.hızlı, hızlı, hızlı, filo, hızlı, ani, aceleci,...Swinge Eş anlamlılar : bayrak.Swot Eş anlamlılar : swat.Sybarite Eş anlamlılar : hedonist, gogo, bon vivant, şehvet düşkünü kimse, voluptuary.Taahhüt Eş anlamlılar : girişimi, üstlenmek, sözleşme, covenant, söz, rehin, kabul, hakkında ayarlamak, meşgul, girmek, almak yukarıya, deneyin, başlar.Tabağı Eş anlamlılar : tepsi, ekmek, tahta, tabak, çanak, şarj cihazı, yemek.Tabaka Eş anlamlılar : sınıf, grup, kast, dirsek, düzey, ayakta, pozisyon, sahne, geçiş, kategori, bölünme, küre, sipariş, derecesi, sırası, durum, kademe.katman, seviye, yükselmesiz, dikiş, kemer, damar,...Taban Tabana Eş anlamlılar : tamamen.Tabanca Eş anlamlılar : tabanca, küçük kol, tabanca, tüfek, otomatik.Tabancanın Eş anlamlılar : ekipman.Tabi Eş anlamlılar : deneyim, geçmesi, karşılaşma, eline ile tanışın, geçer, tahammül, göndermek için acı, ayı, hava, dayanıklı, mide, tahammül, sürdürmek için.sözleşme, elde etmek, yakalamak,...Tabir Eş anlamlılar : vurgu, bir şekilde, phrasing, söylem, telaffuz, dönüm, tonlama, ritim.ifade, deyim, deyim, ifade, dönem, verbalism.Tablet Eş anlamlılar : gofret, hap, pelet, eşkenar dörtgen, damla, kapsül, troche, disk, kek.defteri, defter, sketchbook.Tablo Eş anlamlılar : yayla.erteleme, prensipleri, raf, gecikme, koymak, ertelendi, kalmak, kenara koymak, erteleme, geri brülör koymak.sahne, ayar, resim, gözlük, temsil, gruplandırma, çalışma, düzenleme,...Tabu Eş anlamlılar : yasak, yasak, seni, kısıtlama, sınırlama, yasaklama, baskı, yasak, yasaklama, hayır-hayır.yasak, yasak, yasaklandı, yasadışı, out-of-bounds, yasadışı, ambarlanmanızın, kabul...Tabur Eş anlamlılar : kalabalık, ordu, kitle, sürüsü, alay, ana bilgisayar, çok sayıda, tugay, geçit, çete, posse, sürdü, mafya, kalabalık, lejyon.Tabut Eş anlamlılar : tabut, kutu, göğüs, durum, lahit.konteyner, durum, caddy, teneke kutu, sandık, kutu, sandık, priz.tabut, lahit, kutu, sandık, priz.Taç Eş anlamlılar : orgasm, tamamlamak, erdirmek, bitirmek, kap, mükemmel, yerine getirmek, yuvarlak, bitirmek, pusula, top.sorguç, zirve, tepe, pinnacle, üst, ipucu, apex, acme.kap, aşmak, kafa.ilan.egemen,...Taciz Eş anlamlılar : sıkıntı.rahatsız eden, rahatsız, veba, rahatsız, kızdırmak, endişe, harry, işkence, bedevil, musallat, porsuk, browbeat, kabadayı, tutuklayın, gözdağı, tehdit, eziyet.Tadını Çıkar Eş anlamlılar : zevk, zevk, fantezi, gibi takdir etmek, zevk, değer, beslemek, hayranım.tat, koku, lezzet, tang, koku, koku, koku, koku.tat, koku, şaplak, kokusu, betoken, göstermek, önermek, benzer.aura,...Taffy Eş anlamlılar : dalkavukluk.Tahakkuk Eş anlamlılar : birikir.Tahakkuk Eden Eş anlamlılar : toplamının, birikmiş, eklendi, topladığı, artmış, genişletilmiş, genişlemiş.Tahammül Eş anlamlılar : ayı, tahammül, uymak, katlanmak, acı, stand, gönderin sürdürmek, mide, yutmak için.izin, izin, izin, garanti, accord, itiraf, yetki, onaylama, acı, şımartın, kabullenmek, yaptırım, lisans.Tahammül Edilmez Eş anlamlılar : beğenmiş, dayanılmaz, katlanılmaz, dayanılmaz, dayanılmaz, acı veren, üzücü, ıztırap, tormenting, çıldırtıcı, raf, iğrenç, korkunç, iğrenç.Tahlil Eş anlamlılar : test, incelemek, değerlendirmek, analiz etmek, değerlendirmek, teşhis, yargıç, tartmak, incelemek.analiz, muayene, test, deneme, deneme, tanı, araştırma, soruşturma, muayene.Tahliye Eş anlamlılar : para çekme.salgılamak, akıntı, dışarı atmak, boş, geçersiz, ortadan kaldırmak, arınmak.terk, çekilme, çöl, tahliye, çıkmak, bırakın, yola, geri çekilmek, çekin, terketmek, ayrılmak, temizlemek.Tahmin Eş anlamlılar : tahmin, prognoz, prognostication, kehanet, kehanet, beklenti, beklenti, gaipten haber verme, uyarı, vaat, tehdit, ibret, alâmet, augury.tahmin, yargıç, tahmin, bekliyoruz, hayal, sanırım,...Tahmini Eş anlamlılar : tahmin ediyoruz.Tahribat Eş anlamlılar : imha, harabe, yıkım, ayaklanma, felaket, afet, bozulma, bozukluk, karışıklık, kargaşa, kaos, kargaşa.Tahrifat Eş anlamlılar : yanlış, kılık değiştirmiş, misstate, lekelemek, sahte, saptırmak, doktor, parlak.Tahrik Eş anlamlılar : tahrik, kışkırtmak, kışkırtmak, teşvik, uyandırmak, kışkırtmak, teşvik, hakim, basın, öğüt, karıştırmaya, teşvik, yumurta, abet, işləyənlər, kırbaç, sor.toplamak.tahrik,...Tahrikçi Eş anlamlılar : karıştırıcı, kışkırtıcı, provoker, fomenter, yangın, firebrand, provokatör, ayaktakımı-dalavere.