Tüm göz Eş anlamlılar
Sophomoric Eş anlamlılar : anlamsız, saçma, saçma, anlamsız, sığ, yüzeysel, infantil, iddialı, self-önemli, küstah, saçma.toy, yeşil, olgunlaşmamış, deneyimsiz, deneyimsiz, bilgisiz, çocuk, saf, masum, akılsız, saf.Soporific Eş anlamlılar : uykulu uykulu, somnolent, dozy, ağır-kapaklı, sedated, slumberous, torpid, uyutulmaz, katkılı bir sis.uyku-inducing, narkotik, uyuşturucu, somniferous, yatıştırıcı, sakinleştirici,...Sordu Eş anlamlılar : eziyet.Sorehead Eş anlamlılar : krank.Sorgu Eş anlamlılar : araştırmak, içine bakmak, soruşturma, içine inquire, ince eleyip sık dokumak, incelemek, keşfetmek, anket, sormak, sorguya, yüzleşmek, quiz, inceleyin.soru.Sorgulama Eş anlamlılar : sorgulayan, soruşturma, inceleme, geçer, soruşturma, engizisyon, soruşturma, ızgara, ilmihal.Sorguya Eş anlamlılar : soru.Sormak Eş anlamlılar : bilgi almak.istek, talep, dilekçe, aramak, dilenmek, suçunu itiraf etmek, itiraz, uygulamak, kıble, yalvarmak, yalvarıyorum, yalvarıyorum.davet, çağırmak, teklif, göndermek, diyoruz.soru,...Sorti Eş anlamlılar : saldırı, akın, raid, ücret, sally, saldırı, sürücü, akın, işgali.Soru Eş anlamlılar : şüphe, belirsizlik, ile, anlaşmazlık, tartışma, çekişme, karışıklık, bulantı.sorun, konu, konu, konu, bağımsız değişken, tartışma, sorun, tez.sorguya, sormak, sorgulama,...Sorumlu Eş anlamlılar : sorumlu, sorumlu, sorumlu, güvenilir, güvenilir, istikrarlı, sağlam, güvenilir, beğenilen, saygılı, solvent, konu, bağlı, borçlu, borçlu.aklı başında, akılcı, etik, ahlaki, ses,...Sorumluluk Eş anlamlılar : suçlama, sorumluluk, leke, sorumluluk, borç, onursuzluk, zina, ayıp.yük, yükümlülük, görev, sorumluluk, yük, çapraz, ispat yükü.hesap verebilirlik, answerability, borçlanma,...Sorumsuz Eş anlamlılar : kaprisli, kararsız, anlamsız, saçma, alık, sersem, düşüncesiz, sorumsuz, güvenilmez, şaşkın, gaflet, kararsız, itici, aceleci, aptalca.güvenilmez, dikkatsiz, undependable, güvenilmez,...Sorun Eş anlamlılar : konu, konu, bağımsız değişken, madde, nokta, soru, sorun, eksiklik, tartışma, çekişme.ikilem, sorun, utanç, zorluk, karışıklık, spot, delik, çıkmaz sokak, çıkmaz, ikilem, sıkmak,...Sorunlu Eş anlamlılar : belirsiz, şüpheli, şüpheli, şarta, riskli, huzursuz, belirsiz, emin değilseniz, tartışmalı, tartışma, şüpheli, riskli, zor.Soruşturma Eş anlamlılar : soruşturma, arama, araştırma, inceleme, çalışma, inceleme, soruşturma, muayene, analiz, anket, arayışı, keşif, tahkikat, engizisyon, inceleme.araştırmak, içine bakmak, araştırma,...Sos Eş anlamlılar : sass.zevk, çeşni, giyinme, tepesi, püresi, et suyu.alarm.Sosyal Eş anlamlılar : grup, kuruluş, ortak, ortak, organize, dünyevi, toplumsal, sosyolojik, genel, popüler, karşılıklı, kolektif, ortak, birbirine bağlı, birbirine bağlı.sürmeli.Sot Eş anlamlılar : ayyaş, alkollü, alkol, sarhoş, tippler, toper, obur, inebriate, dipsomaniac, barfly, boozer, gür, boozehound, emmek, ayyaş, rummy (okey).Sourpuss Eş anlamlılar : krank.Şövalyelik Eş anlamlılar : zaman.Sövmek Eş anlamlılar : kötülemek, calumniate, lanet, iftira, iftira, karalama, iftira, smear, kötülemek, vituperate, malign, inveigh, etmek, küfretmek, kınamak.Şovmen Eş anlamlılar : şovmen, büyüleyen, sanatçı, büyücü, menejer, master törenler, sergilemek.Soy Eş anlamlılar : iniş, soy, aile, türetme, soy, çizgi, hisse senedi, ayıklama, kalıtım, soyağacı, kan, doğurmak.Soyağacı Eş anlamlılar : iniş, safkan, soy, çizgi, türetme, ayıklama, soy, soy, soy ağacı, ağaç, hisse senedi.Soygun Eş anlamlılar : dolandırmak, dolandırıcılık, raket, gasp, sömürü, sahtekârlık, hırsızlık, yasadışı, dolandırıcılık, soygun, hırsızlık, hırsızlık, soygun, şantaj.çalmak, hırsızlık,...Soyguncu Eş anlamlılar : stopaj, gecikme, tıkanıklık, çıkmaz, çıkmaz, logjam, kravat-up, tıkanıklık, tıkanıklık, budak.soygun, hırsızlık, çapulculuğun, gasp, hırsızlık, gasp, nöbet, soygun, şantaj, stickup.Soykırım Eş anlamlılar : katliam.Söyle Eş anlamlılar : ilgili, anlatmak, açıklamak, detay, demek, konuşmak, yazmak, hızlı, ifade, iletişim, sözle ifade etmek, devlet, mutlak, anlatmak, ezberden, kronik.ifşa, ortaya, ifşa, rapor, haber, yayın,...Söylem Eş anlamlılar : konuşmak, konuşmak, ileri tutun, söylev, anlatım, declaim, ayrıntılı yazmak, nasihat, tartışmak, tartışma, iddia, görüşmek, sohbet, kaybettiğini, palaver, sohbet.konuşma, konuşma,...Söylemek Eş anlamlılar : telaffuz, ifade, mutlak, ses, sesle ilgili, hızlı, çekmek, ses.Söylemsel Eş anlamlılar : azalan paylı, dolambaçlı, diffüz, prolix, göçebe, başıboş, dolambaçlı, epizodik, anekdot, maundering, dolambaçlı, dolambaçlı, fustian.Söylenme Eş anlamlılar : şikayet, repine, sancı, haykırmak, üfürüm, kınıyoruz, söylenmek, grouse.rumble, gök gürültüsü, growl, mırıldanıp, davul, rulo.şikayet, sancı, ağıt, şikayet, faultfinding,...Söylenmek Eş anlamlılar : komplikasyon, budak, karmaşıklık, düzeltme, zorluk, kravat-up, tıkanıklık, reçel, çıkmaz, ikilem.azarlamak, ayıplamak, kınama, öğüt, eleştirmek, sansür, haşlamak, upbraid, sitem,...Söylenti Eş anlamlılar : rapor, hikaye, masal, konuşma, dedikodu, söylenti, bruit, ima, ipucu, ima, dedikodu, gevezelik, buzz, fısıltı, dedikodu, kir, uydurma.rapor, dedikodu, söz, fısıltı, yurtdışında...