Tüm göz Eş anlamlılar


  • Sürüklemek Eş anlamlılar: şiddetle ve aniden çekmek.yorucu yürüyüş, trek, serseri, yürümek, mesafe, hac, yolculuk, mücadele.sürükleyin, taşımak, lug, çekmek, römorkör, iz, paket, plod, mücadele, karıştır.
  • Sürükleneceksiniz Eş anlamlılar: tür, sevgi, cömert, tür, sevgi dolu, ihale, şefkatli, sempatik, softhearted, düşünceli.
  • Sürüklenen Mal Eş anlamlılar: enkaz, çöp, enkaz, çöp, sweepings, ıvır zıvır, çıkışlar, çöp, çöp, artıkları, castoffs, şarkıları, önemsiz, bok.
  • Sürükleyen Eş anlamlılar: asi, asi, çapraz, huysuz, huysuz, inatçı, sinirli, titiz, sapık, huysuz, huysuz, tersine, inatçı, sapık, ileri.
  • Sürükleyin Eş anlamlılar: geçişli, haşere, sert, ıslak battaniye, sıkıntı, baş ağrısı, damla, ağrı.fren, fren, onay, vali, takunya, sürtünme, girişim, engel.çekme, içinde etkisi, bağlantıları, iç parça,...
  • Sürüm Eş anlamlılar: sunumu, işleme, çeviri, adaptasyon, açıklama, tefsir, okuma, bakış açısı, inşaat, anlayış, yorumu, tasvir, görüş, tahmin, değerlendirme.
  • Sürünme Eş anlamlılar: sinmek, cower, bıldırcın, küçültmek, kıvrılma, sürünmek, çekinme, gizlenmek, korkmak, crouch, toady, truckle, yay, raspa.tarama, sıyrılmak, debelenmek, solucan, kıvrılma, sürükleyin,...
  • Sürünmek Eş anlamlılar: tarama, sürünme, karalamak, sinmek, slouch, öne doğru eğilmek, cower, kapış.toady, kendini aşağılamak, truckle, sünger, açık kahverengi, kowtow, tarama, gönlünü, wheedle.
  • Sürünün Eş anlamlılar: kalabalık, mafya, ayaktakımı, horde, kalabalık, kitle, çok sayıda, cemaat.gittik, paketi, oğul, akın, grup, toplama, asker.
  • Şurup Eş anlamlılar: duygusal.
  • Süs Eş anlamlılar: dekoratif, artırılması, güzelleştirici, zenginleştirici, güzel güzel.sessizlik.süslüyor, süslemek, süslemeleri, zenginleştirmek, güzelleştirmek, döşeme, garnitür, zenginleştirmek,...
  • Susamış Eş anlamlılar: düşmanca, düşman, nefret dolu, uzlaşmaz, güç durumdaki, uzlaşmaz, hoşnutsuz, kavgacı, antipathetic, seviyesiz, hasta iradeli, hasta bertaraf, hırçın.olumsuz, yaralayıcı, zararlı,...
  • Suskun Eş anlamlılar: suskun, sessiz, dilsiz, inarticulate, anne, gagged, in, açık, sessiz, suskun.inarticulate, dilsiz, sessiz, sözsüz, suskun, sessiz, kısık, dumbstruck, aphasic, anne.ayrılmış, sessiz, tutma,...
  • Süsleme Eş anlamlılar: süs.süsleme, süsleme, süsleme, dekor, döşeme, garnitür, aksesuarlar, glitter, nakış, incelik, hazırlanır.süsleme.
  • Süslemek Eş anlamlılar: süslüyor, süsleme, zenginleştirmek, garnitür, geliştirmek, abartmak, oyalamak.süslüyor, güverte, dizi, süsleme, giysi, güzelleştirmek, ayrıntılı, döşeme, garnitür, süslemek,...
  • Süslemeleri Eş anlamlılar: süslüyor, süsleme, süslemek, döşeme, giysi, güzelleştirmek, güverte, süslemek, aydınlanmak, furbish, zarafet, asmak, dizi, garnitür, sarkıyor.
  • Süslenmek Eş anlamlılar: elbise.
  • Süslü Eş anlamlılar: süslü, çiçekli, süslü, şatafatlı üzerinde süslenmiş, overelaborate rokoko, high-flown, telaşlı, fantezi, euphuistic, üzerine, circumlocutory.abartılı, süslü, şatafatlı, süslü,...
  • Süslüyor Eş anlamlılar: süsleme, güzelleştirmek, süslemeleri, süslemek, giysi, döşeme, süslemek, zarafet, zenginleştirmek, dizi, bağlı, aydınlanmak, emblazon, hüner.
  • Süspansiyon Eş anlamlılar: işten çıkarılma, kaldırma, fırlatma, hastanın, tasfiye, tasfiye, sürgün.kesme iyon, sigara bırakma, kesilmesi, sonu, duraklat, remisyon, mühlet, erteleme, erteleme, erteleme, gecikme,...
  • Susturmak Eş anlamlılar: paketi, kama, tıka basa, kalabalık, malzeme, sokmak, reçel, sıkmak, kompakt, koyun.
  • Susturucu Eş anlamlılar: eşarp, şal, atkı, boa, çaldı, hisse senedi, yorgan.
  • Susuz Eş anlamlılar: kurak.
  • Susuzluk Eş anlamlılar: özlem, özlem, hasret, pining, iştah, arzu, açlık, yen, şehvet, kaşıntı, hasret, şevk.yalvarmak, arzu, özlemek, uzun, açlık, çam, imrenmek, arzulamak, pantolon.
  • Şut Eş anlamlılar: smashing.berbat, batık, devirmek, tahrip, yerle bir etmek, yok etmek, yıkmak, yatıyordu atık.felaket, çöküş, harabe, dağılma, düşüşünü, yıkım, yıkıcı, obliterasyon, yok olma,...
  • Sütlü Eş anlamlılar: beyaz, opak, bulutlu, filmler, kireçli, bulanık, puslu, inci, lacteal, laktik, para.ürkek.
  • Sütun Eş anlamlılar: satır, dosya, satır, dize, alay, grup, kuvvet.şaft, ayağı, tıklatarak duvar ayağı, kule, iskele, kutup, yazı, silindir.
  • Süvari Alayı Eş anlamlılar: procession, geçit töreni, geçmiş, mart kortej, karavan, dosya, tren, sütun, beraberindekiler, şirket.
  • Suyu Eş anlamlılar: özü, ruh, can damarı, sap, çekirdek, ilik, iliği, alev, kuvvet, canlılık, enerji.sıvı, sıvı, sap, serum, lenf, nektar, suyu, özü, damıtma.
  • Svelte Eş anlamlılar: ince, ince, willowy, döşeme, temiz, yalın, hafif, yedek, ince.
  • Swain Eş anlamlılar: sevgili, erkek arkadaşı, tatlım, genç adam, beau, hayranı, talip, wooer, nişanlı, bey, centilmen, cavalier, sevgili, inamorato.
  • Swart Eş anlamlılar: swarthy.
  • Swarthy Eş anlamlılar: karanlık, sarımsı kahverengi, koyu tenli, kara-complexioned, zeytin derili, gölgeli, swart.
  • Swat Eş anlamlılar: şaplak, patlat, tokat, grev, çarpmak, swot tipi, vurmak, vurmak, kemer, bang, çatlamak, dokunun, clout, yumruk, açık büfe, dövmek.
  • Sway Eş anlamlılar: etkisi, etkiler, eğilimi, eğim, doğru eğilmek, eğimli, ipucu, viraj, sor, yatkınlık, elden, ikna etmek, ikna, rehberlik, belirlemek.güç, hakimiyet, yetki, komut, denetim, ustalık, yargı,...
  •