Tüm göz Eş anlamlılar


  • Superfluousness Eş anlamlılar: bir yedeği.
  • Supernumerary Eş anlamlılar: gereksiz.
  • Superstar Eş anlamlılar: yıldız.
  • Şüphe Eş anlamlılar: izleme, dokunmatik, öneri, ipucu, çizgi, iz, belirti, gölge, ışığı, ipucu, koku, soupçon, öneri.güvensizlik, şüphe, güvensizlik, bulantı, belirsizlik, şüphecilik, önsezi, öneri,...
  • Şüphe Götürmez Eş anlamlılar: yadsınamaz, belirli, inkar edilemez, şüphesiz, tartışılmaz, tartışmasız, reddedilemez, kanıtlanmış, kesin, ses, itirazlara, kurulu olan şüphesiz.zaptedilemez.
  • Şüpheci Eş anlamlılar: şüpheli, şüpheli, güvensiz, alaycı, soru sorma, kâfir, imansız, şüpheli, tuhaf, agnostik, ikna olmuş.
  • Şüpheli Eş anlamlılar: güvensizlik, güvensizlik, şüphe, misdoubt, soru, sorun, sorgu.tartışmalı, tartışmalı, varsayımsal, belirsiz, şüpheli, kanıtlanmamış, kararsız, geçici, controvertible,...
  • Şüphesiz Eş anlamlılar: bakılıyor, bulantı, vicdan, soru, şüphe, dubiety, muhalefet, itiraz, uyarı, ihtar.belli.belli.soru, sorgulamak, meydan, anlaşmazlık, nesne, inkâr, kalkışıyorum, scruple, güvenini...
  • Supine Eş anlamlılar: sefil, omurgasız korkak, ilgisiz, cansız, spiritless, zayıf, weak-kneed, korkak, karaktersiz, ruhsuz, zayıf, verimsiz, unresisting.
  • Suppliant Eş anlamlılar: istek sahibi.
  • Suppurate Eş anlamlılar: iltihap, sızmak, salgılar, akıntı, anlaşılmak, terlemek, koşmak, ağlamak.
  • Süpürme Eş anlamlılar: inme, hareket, hareket, hareket, pass.sıyrık, fırça, dokunmatik, bakış, yağsız, üzerinden geçmek, kayma.fırça, süpürge, temiz, derli toplu yukarıya.uzunluğu, ölçüde, streç,...
  • Sur Eş anlamlılar: kale, savunma, kale, kalesi, kalesi, emplacement, kale, şarampol, garnizon, yükseltme, redoubt, sur, siper, duvar, korkuluk.
  • Sürahi Eş anlamlılar: ibriği, sürahi, şişeyi, kavanoz, kabı, pot, vazo, cruse, cruet, damar, amphora, semaver, toby, şişe.
  • Suratındaki Eş anlamlılar: kör.
  • Suratsız Eş anlamlılar: kasvetli, glum, melankoli, mahzun, üzgün, üzgün, mavi, somurtkan, mopey, somurtkan, huysuz, kötümser, mutsuz, moralsiz, depresif, aşağı.suratsız, kasvetli, asık suratlı, somurtkan,...
  • Surcingle Eş anlamlılar: kuşak.
  • Sürdürme Eş anlamlılar: yeniden açılması, yenileme, ta, rekreasyon, devamı, recommencement, reembarking, yeni bir başlangıç.
  • Sürdürmek Eş anlamlılar: acı, geçmesi, tahammül, ayı, stand, destek, tahammül, uymak, dayanıklı, katlanmak, kabul, affetmek, kabul'den, çayı, cesur.devam, ölümsüzleştirmek, korumak, eternize, eternalize,...
  • Süre Eş anlamlılar: mola, ziyaret, tatil, tatil, dinlenme, tur, konaklama, konaklama.ziyaret, dur, üzerinde durmak, kalmak tur, tatil, tatil, hafta sonu, yaz, kış.
  • Süre Sonu Eş anlamlılar: kapanış, fesih, sigara bırakma, bitiş, bitirmek, windup, sonuç, tamamlama, ölüm.
  • Sürece Eş anlamlılar: kaydet, dışında kasıt, eğer, kenara alındı, boş bırakmak, engelleme, bar, ile istisna hariç.
  • Sürekli Eş anlamlılar: firma, kararlı, sabit, güvenli, sağlam, sürekli, tutarlı, bulundurulduğunda, üniforma, düzenli, kalıcı.bağlı, uzun, uzun süreli, kesintisiz, tüm, bütün, sürekli, kesintisiz,...
  • Süreklilik Eş anlamlılar: devamı, uzatma, erteleme, tutarlılık, sebat, süresi, ilerleme, uzaması, idame, arka arkaya, dayanıklılık, sıra.süreklilik.
  • Süreksizlik Eş anlamlılar: boşluk.
  • Süresi Eş anlamlılar: dönemi, zaman, terim, streç, uzay, büyü, sahne, ise, kapsam, tarihi, sezon, dönemi, eon, dönem, aralığı, geçici.
  • Suret Eş anlamlılar: model, desen, paragraf, ideal, nonpareil, örnek, standart, emsal, orijinal, ölçüt, prototip.
  • Sürgün Eş anlamlılar: çıkarmak, atmak, kovmak, sınır dışı, gurbetçi.sürgün, göz, kovulma, sürgün, ostracism, suçluların iadesi.gurbetçi, deportee, zorla göç ettirilmiş kişi, göçmen, mülteci.
  • Sürmek Eş anlamlılar: emanet, atama, bakın, sınıflandırmak, entrust, transfer, temsilci, remand, yetki, komisyon, iletmek, gönderme, ayrı, geçmek buck.
  • Sürmeli Eş anlamlılar: sosyal, giden, sokulgan, samimi, sıcak, nazik, cana, komşuluk, samimi, clubbable, candan, sevimli, neşeli, misafirperver, dışa dönük.
  • Sürpriz Eş anlamlılar: şaşkınlık, hayret, şaşkınlık, hayranlık, merak, şaşkınlık, şok, korku, incredulity.şaşırtmak, hayret, korkutmak, şaşırtmaz, yıkmak, flabbergast, sağıra, nonplus, şok,...
  • Surround Eş anlamlılar: sarmak, alın, kapsayacak, daire, örtmek, kısıtlamak, environ, enfold, kuşak, şal, hem, hedge, bitirmek, bağlı.
  • Sürtük Eş anlamlılar: fahişe, fahişe, fahişe, telekız, doxy, strumpet, trollop, cocotte, fahişe, demimondaine, sokak walker, paphian, floozy.slattern, sloven, frump, draggletail, pasaklı, çamur.
  • Sürtünme Eş anlamlılar: aşınma, yıpranma, erozyon, sürtünme, reşo, ızgara, kabuğu çıkarılmış tane ürünleri, dosyalama, kazıma, temizleme, rasping.husumet, nifak, çatışma, anlaşmazlık, çekişmeler,...
  • Sürücü Eş anlamlılar: binmek, gezi, gezi, spin, koşuşturma, gezinti, gezi, tur, yolculuk, devre.kampanya, reklâm, talep, hitap, haçlı seferi, neden, eylem, çaba.operatör, motosiklet, şoför, motorman, kamyon...
  •