Tüm göz Eş anlamlılar
Tartışmalı Eş anlamlılar : tartışmalı, kavgacı, tartışılabilir, controvertible, kanuna, 11.30, hassas, hassas, şüpheli, şüpheli, tartışmacı, polemik, tartışma konusu.şüpheli.kavgacı, kavgacı, hırçın,...Tartmak Eş anlamlılar : düşünün, düşünmek, yargıç, değerlendirmek, tahmin etmek, eğitim, ölçmek, düşünmek, meditasyon, yansıtmak, kasıtlı olarak.üzerine ağırlık, yük, aşırı, ezmek, sorun,...Taş Eş anlamlılar : mücevher, mücevher, burç, bijou, rock.aglomerasyon, konsolidasyon, yoğunlaşma, patlamadır, toplama, sertleşme, yığın, füzyon.kaya, beton, duvar, mermer, granit, çakmaktaşı, çakıl...Taş Kör Eş anlamlılar : kör.Tasarım Eş anlamlılar : plan, kroki, desen, düzenleme, düzen, mockup, modeli, plan, anahat, çizim, paste-up.icat, oluşturmak, köken, planı, gebe, proje, başarmak, düzeni, uydurmak, uydurmak, düşünüyorum, hayal,...Tasarruf Eş anlamlılar : tutumluluk, ekonomi, basiret, hayvancılık, providence, koruma, thriftiness, kaydetme, carefulness, yönetim, cheeseparing, cimrilik.Tasdik Eş anlamlılar : tanıklık.onay, kabul, onay, aynı fikirde, vermek, kabullenecek, uymak, kabul, abone, verim, itiraf, onaylamaz, ile birlikte gitmek.garanti, için kefil, kanıtı, kimlik doğrulaması, tanık,...Tasfiye Eş anlamlılar : yerleşmek, ödeme, akıntı, elden, iptal etmek, ödemek, temizlemek, ödemek.Tasfiye Etmek Eş anlamlılar : ihanet, yanlış oynamak, terk, hile, dupe, aldatmak, inanç, bıçak sırt, çift, tiz ses, sıçan bölünürler.Tasfiyesini Eş anlamlılar : iptal, iptal, kaldırılması, iptal, iptali, kaldır, çakışmamasıdır, geçersiz, çekilme, iptal, geçersiz, bir kenara.Taşı Eş anlamlılar : temel.Taşıma Eş anlamlılar : taşımak, iletmek, gemi, kamyon, almak, taşımak, transfer, davranış, sepeti, ayı, getirmek, teslim, çekmek, koşmak, hızlı.duruş, yatak, hava, duruş, varlığı, davranış, tavır,...Taşımak Eş anlamlılar : float, kayma, drift, yelken, sinek, esinti, ulaşım, iletimi, taşımak, ayı, iletmek.nefes, akım, akış, esinti, nefes, puf, bora, rüzgar.Taşınabilir Eş anlamlılar : hareketli, devredilemez, taşınabilir, conveyable, kompakt, hafif, cep.Taşınan Eş anlamlılar : keyifli, büyülü, mutlu, başımı döndürmüştür, kendinden geçmiş, coşkulu, çok sevinçli, mutlu, beatific, rhapsodic, heyecan, manik, seventh heaven, cloud nine.Taşınır Mal Eş anlamlılar : sahibi, etkisi, aidiyet, kıymet, holding, özellik, ekipman, accoutrement.Taşıyan Eş anlamlılar : alaka.kuralları, comportment, taşıma, şekilde, eda, varlığı, tavır, tutum, duruş, davranış, eylemler, hareketleri, vücut dili.Taşıyıcı Eş anlamlılar : aracı, haberci, porter, redcap, konveyör, kurtarıcı, taşıyıcı, başkan yardımcısı, hizmetçi, aracı, runner, postacı, işim çocuk.Taşkın Eş anlamlılar : tufan, boğmak, taşma, korkutur, bastırmak, daldırın, sırılsıklam, yutmak, bataklık, gömmek, glut, cloy, emdirmek, fazlalık.taşma, su baskını/taşkın, tufan, sağanak, nehir, dere, sel,...Taşkınlık Eş anlamlılar : coşku.Taskmaster Eş anlamlılar : yönetici, patron, ustabaşı, köle sürücü, martinet, zalim, danışman, inatçı, disiplinli, simon legree, honcho.Taslak Eş anlamlılar : millik, conscript, seçin, çağırmak, toplanma, seferber, levy, basın, etkilemek, üye ol, askere, kayıt, işe.kroki, anahat, tasvir, tarif, proje, arsa, kısa, blok, kaba, izleme, diyagram,...Taşlama Eş anlamlılar : yorucu.parodi, kalkış, karikatür, alay, karikatür, hiciv, saçmalık, kaba, mock-heroic, sendup.parodi, karikatür, sahte, karikatür, kalkış, hicvetmek, gönderme, alay, alay, alay, budala, poke fun at.Taşların Eş anlamlılar : kötü muamele, kötü muamele, kötüye, istismar, ill-usage, ilgilenmedikleri, yanlış, zulüm, zulüm, sindirme, işkence, zarar, zarar.Taşlaşmış Eş anlamlılar : de.Taşlı Eş anlamlılar : kalpsiz, buzlu, duygusuz, pitiless, duygusuz, acımasız, sert, soğuk, soğuk, sert, amansız, hardhearted, sert, coldblooded, acımasız.Taşma Eş anlamlılar : bir yedeği.istila, veba, istila, üzerinde sürüsü, üzerine tecâvüz, overspread, boğmak, tufan, kuşatılmış, nüfuz, yayılmak.sel, sel, üzerinden çalıştırmak, üzerine dökmek,...Tasvir Eş anlamlılar : açıklamak, anlatmak, söyle, dramatize, fictionalize, karakterize, sözle ifade etmek, detay, ortaya koymak, göstermek, göstermek, ilgili, anlatmak, kronik.tasvir, boya, resim, çizmek, tasvir,...Tat Eş anlamlılar : tat, lezzet, aroma, lezzetliliği, özü, tang, zevkle, şaplak, sapor, sapidity.deneyim, hissediyorum, tabi, tahammül, var, algıladıkları, anlamak, duygusu, paylaşmak, katılmak,...Tatil Eş anlamlılar : haftasonu, tatil, dinlenmek, kes şunu, sakin ol.tatil, dinlenme, rahatlama, kolay, sıla izni, mühlet, yaslanmak, eğlence, izinli, bırak, nefes büyü, nefes, sonu.festival, şenlik, fete,...Tatilde Eş anlamlılar : kesme, kırmak, askıya alma, tesbih, durdurma, duraklatma, dinlenme, görevden, erteleme, ertelendi.ara, sigara bırakma, kesinti, duraklat, sükunet, mühlet, interlude, durma, sonu,...Tatlı Eş anlamlılar : pürüzsüz.sevimli, güler yüzlü, cana, sevimli, sevimli, sempatik, kazanan, sevimli güzel, güzel, hoş, nazik, iyi, melek güzel.lezzetli, sulu, lezzetli, nefis kokulu, lezzetli, sulu, tatlı,...Tatlı Konuşmak Eş anlamlılar : dalkavukluk.Tatlılaştırmak Eş anlamlılar : şeker, bal, şeker, dulcify.kolaylığı, hafifletmek, hafifletmek, azaltmak, rahatlatmak, ılımlı, yumuşatır, öfke, şamandıra, yatıştırmak, bastırmak, mazur.sugarcoat, şeker, dernek,...Tatlılık Eş anlamlılar : güleryüz.