Tüm göz Eş anlamlılar
Eğreti Eş anlamlılar: geçici, yerine, geçici, alternatif, ersatz, dosyalarının.eğreti, alternatif, yerine, geçici, geçici, geçici, acil, doğaçlama, yapmacık, doğaçlama.Eğriltme Eş anlamlılar: yanlış, tahrif, eğim, çözgü, önyargı, büküm, ağırlık, garble, abartmak, eğim, yatkınlık.Eğrisi Eş anlamlılar: viraj, açmak, büküm, saptırmak, sahtekar, kangal, rüzgar, salıncak, kanca, yay, yuvarlak, kemer, saptırmak, spiral, sarmak, çelenk.Egzersiz Eş anlamlılar: istihdam, kullanmak, ellerinde, kullanmak, uygulamak, istismar, zevk, yararlanmak kendini, yararlanın.iş, eğitim, uygulama, disiplin, matkap, jimnastik, alay, prova.sorun, ders, eğitim, matkap,...Egzersiz Yapabilir Eş anlamlılar: geliştirmek, form, hazırlamak, başarmak, ayrıntılı, gelişmeye, tasarım, planlamak, düzenlemek, kadar çalışmak.başarılı, iflah, gelişmeye, iş, başarmak, neden, sonuçlandırmak,...Egzotik Eş anlamlılar: yabancı, yabancı, yabancı, tuhaf, dış, dış.Egzoz Eş anlamlılar: yıpranan, lastik, yorgunluk, zayıflatmak, sap, enervate, enfeeble, yorgun, debilitate, devitalize, poop.tüketmek, tüketmek, yukarı, drenaj, boş, dağıtmak, tüketmek, dışarı koşmak, harcamak.Ek Eş anlamlılar: uzantısı, ayrıca, kanat, şube, kol, eki, ell.eklemek, eklemek, ekleyin, yapıştırmayın, bağlanmak, çakmak, katılmak, appose.takıma giren, ekstra, daha, eklenen, yapıştırılmış, artan,...Ek Açıklama Eş anlamlılar: romanromanEk Yeri Eş anlamlılar: katılma, ortak, yapıştırma, örgü, örgü, çakışma, büküm, gönye ortak, eğim, gömme, bağlantı, eki, kırlangıç, rabbet.birleştirmek, iç içe, katılmak, bağlanmak, örgü,...Ekarte Eş anlamlılar: engel, yasaklamak, önlemek, caydırmak, önlemek, cesaretini, engel, engel, engel, önlemek, ward.ortadan kaldırmak, dışlamak, debre, reddetmek, yasak, dışarıda bırakın, görevden,...Eki Eş anlamlılar: ilgi, sevgi, sevgi, bağlılık, açısından, cazibe, dostluk, bağ, sevme, tercih.nefret, nefret, ilgisizlik, yabancılaşma.bağlantı, bağlantı, bağlantı, bağlama, katılma, güvenli hale...Ekip Eş anlamlılar: grup, kadrosu, çete, takım, şirket, bant, topluluğu, klik, parti, küme, kalabalık, horde, kuvvet, ana bilgisayar, mafya, demet.Ekip Çalışması Eş anlamlılar: işbirliği, koordinasyon, toplum, işbirliği, birlik, esprit de kolordu, sık rastlanan nedeni, ittifak, dostluk, konser, hile, oybirliği, uyum.Ekipman Eş anlamlılar: malzemeleri, dişli, aparatı, mobilyalar, eşyaları, teçhizat, tabancanın, accouterment, malzeme.Ekle Eş anlamlılar: takmak, yapıştırmayın, katılmak, birleştirmek, ek, ekleme, koymak, çakmak.eklemek, ekleyin, yapıştırmayın, çakmak, tutturmak, ek, bağlanmak, plânlı, ek.interpose, tanıtmak, katmak,...Eklektik Eş anlamlılar: farklı, seçici, geniş, kapsamlı, liberal, katolik, genel, dilettantish.Eklem Eş anlamlılar: ortak.Ekleme Eş anlamlılar: içe yerleşsin, ilişkilendirme, iç, ek, ek.Ekleyin Eş anlamlılar: katılmak, askere, eşlik, ile birleştirmek, bağlamak, bağlanmak, ilişkilendirme, mandal.ayırmak, çık, bölümü.öznitelik, atfetmek, suçlamak, ata, ilişkilendirmek, bağlanmak, yer,...Ekmek Eş anlamlılar: hamur, para, para, dolar, değişim, dolar, para, mali, gelt.tohum, bitki, yükseltmek, büyümek, katıştırmanızı, inseminate, hamile, strew, dağılım.gıda, gıda maddeleri, hükümler,...Ekonomi Eş anlamlılar: bankacılık, ekonomi, çantanızda dizeleri, bütçe.tutumluluk, tasarruf, yetiştiriciliği, bakımı, basiret, kemer sıkma.sübvanse, imzalamak, katkıda, fon, abone, ödemek, bağışlamak,...Ekonomik Eş anlamlılar: tutumlu, tutumlu, yedek, tasarruf, sakınan, ihtiyatlı.kısa ve öz, özlü, yalın, yedek, sert, şiddetli.Ekran Eş anlamlılar: kalkan, gizlemek, gizlemek, kefen, korumak, barınak, kapsar.kalkan, bariyer, bölüm, duvar, çit, kapak, nöbet, çit, çamurluk.elek, kafes, ızgara, net, yer süzgeci, süzgeç, örgü, örgü,...Ekran Okuyucusu Eş anlamlılar: yazar, yazar, hikâyeci, taleteller, storywriter, öykücü, aygıtlarına, sergilemek, anecdotist, tarihçi, tarihçi, romancer, fabulist.Eksantrik Eş anlamlılar: konvansiyonel olmayan, tuhaf, garip, tuhaf, garip, tuhaf, fey, düzensiz, tuhaf, kendine has, tuhaf, ilginç, sapık, ilginç, huysuz, garip.krank, nonconformist, uyumsuz, fındık, çılgın, tuhaf,...Eksen Eş anlamlılar: koalisyon, ittifak, üyelik, itilaf, blok, lig, birliği.çapı.Ekşi Eş anlamlılar: keskin, asit, tart, limonlu, vinegary, unripened, yeşil, fermente, kokmuş, şımarık, kötü, curdled.negatif, aşağı, ikinci olarak, zayıf, güçsüz, kötü oranı.kusur, dezavantaj,...Eksik Eş anlamlılar: geri, yarı bitmiş bitmemiş, gelişmemiş, kısmi, isteyen, bölük pörçük, hatalı, eksik, kusurlu, yarım yamalak, cilasız.sıkıntısı.yok, kayıp, gitti, uzakta, out, görünmez, eksik,...Eksikliği Eş anlamlılar: olmaması, istiyorum, kıtlık, yetmezlik, yetersizlik, sıkıntısı, eksiklik, zayıflık, devamsızlık, kıtlık, açığı, hata, kusur, kusur, scantiness.Eksiklik Eş anlamlılar: amaç.kusur, kusurları, zaaf, hata, kusur, dezavantajı, sakatlık, yetersizlik, zayıflık, başarısız, eksikliği, eksikliği, yetersiz, saklanmaya.kıtlık, eksikliği, kıtlık, sıkıntısı,...Ekstremite Eş anlamlılar: sınırı, kenar, fesih, sonunda, brink, aşırı, ipucu, uçurumun, sınır, çevre.çaresizlik, sıkıntı, hınzır, yalnızlık, umutsuzluk, sıkıntı, ihtiyaç, sorun, yoksulluk, sıkıntı, sefalet.El Eş anlamlılar: rol, bölüm, sorumluluk, paylaşım, suç.işçi, asistan, yardımcısı, çalışan, tamirci, işe adam, işçi, ortak.El Becerisi Eş anlamlılar: beceriklilik, beceri, çeviklik, tesis, beceriklilik, dokunmatik, ustalık, skillfulness, yetenek, ustalık, yeterlilik, uzmanlık.El Çantası Eş anlamlılar: çanta, kavrama, durum, olay, çuval, reticule, gripsack, bavul, evrak çantası, çanta.