Tüm göz Eş anlamlılar
Dolambaçlı Eş anlamlılar: dolaylı, dolaylı, dolambaçlı, overcomplicated, bahçeli, serpantin, kıvrımlı, timewasting, söylemsel, circumlocutory, eğik, yersiz.dolambaçlı, kurnaz, kurnaz, kurnaz, kaçamak, çarpık,...Dolandırıcı Eş anlamlılar: düzenbaz, hile, chiseler, dolandırıcı, keskin, daha net, köpekbalığı, dolandırmak, bilker, flimflammer, şarlatan, dolandırıcılık, sahtekâr, yalancı, mountebank,...Dolandırıcılık Eş anlamlılar: aldatma, hile, kurnazlık, fakery, sahte, aldatma, hile, düzenbazlık, hile, dolandırıcılık, sahte, aldatmaca, sahte, satıyoruz, hype.faker, dolandırıcı, yalancı, sahtekar, sahtekâr, hile,...Dolandırmak Eş anlamlılar: dolandırıcı, hile, cozener, daha net, diddler, düzenbaz, şarlatan, sahtekar, güven adam, düzenbaz.hile, dolandırıcılık, cozen, diddl, işletmek, mağdur, martı yararlanmak,...Dolap Eş anlamlılar: depo, tatilde, dolap, dolap, emanetçi, kiler, bölme, gardırop, kabin, armoire.göğüs, dolap, dolap, bölme, gardırop, armoire.durumda, göğüs, dolap, dolap, dolap, etajer, şifoniyer,...Dolaşımda Eş anlamlılar: seyahat, ders, döner, döndürmek, dönmek, spin, hareket etme, kurtulmak, peregrinate, yolculuk, tur, olmuş, perambulate, menderes, akış, kapsamaktadır.Dolaşmak Eş anlamlılar: gezme, aralığı, rove, cruise, gad, drift, yayılmak, peregrinate, straggle, menderes, sinsi sinsi, gallivant.sokak, saptırmak, saptırmak, sapma, konuyu dağıtmak, sapmak, saptırmak, yanılmak,...Dolaştırmak Eş anlamlılar: ensnare, embroil, enmesh, ensnarl, enlace, interlace, karmaşık, engel, büküm, taş, söylenmek, web, perplex, mahcup, sokmak, uzlaşma, embroil, kafasını karıştırdı, karıştır.Dolaylı Eş anlamlılar: circuitousness, circuity, kıvrımlı, roundaboutness, eğri, büküm, açılım, sapma, göçebe, saçma sapan, zigzag.ikincil, arizi, bağımlı, teminat, şarta, ikinci derecede, çıkarımsal,...Doldurma Eş anlamlılar: bir yedeği.panel.Doldurmak Eş anlamlılar: şişmanlamak, büyütmek, distend, yuvarlak, şişirmek, batten, şişmeye, şişirmek, puf, genişletin, balmumu, tumefy, balon.doldurmak, tamamlamak, bitirmek, çıkarmak, yazmak.insanlar.geri,...Doldurularak Eş anlamlılar: yedek, yedek, pinch hitter, alternatif, understudy, proxy, başkan yardımcısı, arsenal'in, vekil, bekleme, ekstra.Doldurulur Eş anlamlılar: yerleşim, peopled, yerleşmiş, işgal, kolonize.Doldurun Eş anlamlılar: tamamlamak, doldurup, doldurmak, dolum, shoal, kıyıya.Dole Eş anlamlılar: parası.dağıtmak, dağıtmak, anlaşma, parsel, dışarı el, mete, bölüştürmek, bölme, tahsis, ata, bölmek, paylaşmak, yaymak.bölüştürmek.Dolgu Eş anlamlılar: işgal, suffuse, yayılmak, doymuş, emmek, dik, koymak, doldurmak, yük, paketi, tıka basa, şişirmek, distend, overspread, hisse senedi, puf, tam, germek, kalabalık, tıkanmak.Dolgun Eş anlamlılar: büyük göğüslü, iyi gelişmiş, tam biçim, etli, geniş, tombul, tombul, yemyeşil, şehvetli.Dolor Eş anlamlılar: keder.Dolorous Eş anlamlılar: hüzünlü, dertli, acılı, acınacak halde, acıklı, hazin, kederli, sefil, perişan, acı, hüzünlü, üzgün.Dolt Eş anlamlılar: keriz, mankafa, blockhead, aptal, salak, dimwit, kuş beyinli, dullard, loon, numskull, jackass, kaba, kesek.Dolu Eş anlamlılar: yüklü, ağırlıklı, ağır ile ilgili, tam, abounding, hamile, freighted dolu, dolu, yatar, dolu.selamlıyorum, selam, hoş geldiniz, alkışlamak, beğeni, tezahürat, onur, çağrı, sinyal,...Doluluk Eş anlamlılar: sahibi, nişan, yerleşim, kullanımı, görev süresi, işgal, keyfi, satın alma, saklama, lodgment, holding, kira, denetim, süre.tokluk, fazlalığı, doyma, memnuniyeti, dolgu, repletion,...Domuz Eş anlamlılar: silip süpürmek, ele geçirmek, kapmak, ek, uygun, benimsemek, tek başına, köşe, atfetmek, ele geçirmektir.hergele, sefil, haydut, düzenbazlık, hain, kokarca, cad, aşağılık kimse, rotter,...Domuzcuk Eş anlamlılar: açgözlü.Donatmak Eş anlamlılar: vermek, tedarik, sağlamak, kıyafetleri, dizi, uygulamak, kıyafet, kol, döşeme, teçhizat, tayin, stok, bağışlamak, accouter.Dondurma Eş anlamlılar: buz gibi.Döndürme Eş anlamlılar: münavebe, arka arkaya, yineleme, sıra, periyodik, intermittence, ritim, dönüş.devrim, dönme, iplik, eylemsizlik, whirling, dönen, swiveling, döner, inişli çıkışlı, spin, dönüş, girdap.Döndürmek Eş anlamlılar: burgu, keman, oyuncak, idare ile maymun, kıpır, kıpırdatmak, çalkala, spin, parmak, ile yaygara, aptal, çömlekçi, ziyan, fribble.Dondurulmuş Eş anlamlılar: buz gibi.Döndürür Eş anlamlılar: döner, açmak, gitmek yuvarlak, özet, daire, döner, spin, girdap, salıncak, makara, tekerlek, dönmek, gyre, büküm, vida, rüzgar, krank.alternatif, tesbih, devir, tekrarlayabilir.Dönek Eş anlamlılar: hain, ın, sömürge, sığınmacı, ayrılıkçı, ayrılıkçı, recusant, kâfir, asi, hain, dissenter, benedict arnold, quisling.çıkarma, fireonvar, tembel, korkak, bozguncu, asker kaçağı,...Dönem Eş anlamlılar: zaman, dönemi, eon, yaş, aralığı, dönem, dönem, yayılma, sezon, ders, büyü, süresi, sahne, döngüsü, tarihi.dönemi, yaş, zaman, süre, eon, üretimi, aralığı.finis, dur, terminus,...Dönemi Eş anlamlılar: yaş, dönemi, saat, süre, üretimi, döngüsü.Döner Eş anlamlılar: özet, salıncak, döndürmek, döner, açmak, spin, koşuşturma, girdap, yuvarlak, makara, tekerlek, büküm, yere, pirouette.döner, döner, dönme, dönüş, rotatory, gyral, eksenel, yuvarlanma,...Döngü Eş anlamlılar: sarmak, bağlanmak, çift, katılmak, düğüm, viraj, büküm, açmak, furl, halka, rüzgar, yuvarlak, eğri, koşuşturma, curl, spiral, burgu, kangal, örgü.daire, spiral, ağırşak, burgu,...