Tüm göz Eş anlamlılar


  • Satım Eş anlamlılar: ticaret, takas, takas, dönüştürmek, değiştirmek, karşılık, misilleme, ödüllendirmek yerine, yerine, alternatif.değiştirme, yedek, sterlin pro quo, alternatif, vekil.takas, ticaret,...
  • Satın Alma Eş anlamlılar: satın, ödemek, yatırım, elde, elde etmek, almak, kazanç, kazanmak, toplamak, temin, ulaşmak, gelmek, güvenli, fidye, kurtarmak, kurban.satın, satın alma, acquirement, elde, hediye, kazanç,...
  • Satın Almak Eş anlamlılar: satın, temin etmek, almak, elde etmek, kazanmak.kabul edin.pazarlık, satışı, çalmak, bul, paranın karşılığını, bonanza, keşif, satın alma, rüşvet satın.
  • Satır Eş anlamlılar: serisi, sıra, ilerleme, küme, arka arkaya, soy, iniş, soy, torunları.saha, spiel, şarkı ve dans, ballyhoo, çekildi.satır, sırası, sıra, serisi, sütun, dosya, tren, alay, hizalama, dizi,...
  • Satış Temsilcisi Eş anlamlılar: salesclerk, salesgirl, saleslady, satıcı, pazarlamacı, katip, merchandiser, davulcu, huckster, işportacı, pitchwoman, seyyar satıcı, satıcı, dükkan, mağaza sorumlusu.
  • Satmak Eş anlamlılar: satıyoruz.piyasa, satmak, perakende, toptan, anlaşma, ticaret, reklam, mal, teşvik, seyyar satıcılık yapmak, şahin, idare, sunuyoruz.
  • Satrap Eş anlamlılar: cetvel.
  • Savage Eş anlamlılar: vahşi, yabani, evcilleşmemiş, evcilleşmez.ilkel, aborjin, barbar, autochthon, yerli, indigene.sert, vahşi, düştü, barbar, acımasız, acımasız, zalim, insanlık dışı.yendi, yaralamak,...
  • Savaş Eş anlamlılar: askeri, askerlik, militan, hırçın, spartan, savaşçı, savaşan, kavgacı.savaş, savaş, düşmanlıklar, nişan, çatışma, fray, eylem, saldırı, katliam, kan, çatışmada, çete savaşı,...
  • Savaş Yanlısı Eş anlamlılar: savaşçı.
  • Savaşan Eş anlamlılar: muharip silahla, düşman, kavgacı, kavgacı, kavgacı, güç durumdaki, kavgalı, hırçın, agresif, polemik, meydan okuyan, kavgacı, tartışmacı, alıngan, savaş, savaşçı.
  • Savaşçı Eş anlamlılar: asker, savaş, savaşan, savaşçı, paralı asker, komando, çöl kaplanı, gerilla, cesur, usta, savunucusu.dövüş, savaş, savaşan, yarışma, muhalif, saldırgan, militan, çelişkili,...
  • Savaşçılık Eş anlamlılar: saldırganlık.
  • Savmak Eş anlamlılar: ward, önlemek, frenlemek, engel, kesintiye uğratabilir, folyo, püskürtmek, uzakta bakmak, savuşturma, engel, kalmak, blok, önlemek, kaçmasına.çubuk, sopa, personel, sopa, baston, club,...
  • Savorless Eş anlamlılar: tatsız.
  • Savunma Eş anlamlılar: koruma, gerekçe, hınç, destek, kalesi, siper, yardım, koruma, koruma, kapak, güvenlik.dua, itiraz, yalvarma, istek, dilekçe, takım elbise, şefaat.bahane, bahane, gerekçe, özür, mazeret,...
  • Savunmak Eş anlamlılar: haklı, korumak, desteklemek, korumak, sürdürmek, ralli yardım, yardım, ileri tutun, kuruma, abet, şampiyon, korumak için.korumak, güçlendirecek, korumak, kol, adam, güvenli, kapak, izlemek,...
  • Savunmasız Eş anlamlılar: düşüncesiz, düşüncesizce, dikkatsiz, döküntü, gözükara, gafil, gereksiz, tedbirsiz, tedbirsiz, gaflet.güçsüz, savunmasız, silahsız, çıplak, zayıf, nesli tehlike altında olan,...
  • Savunucu Eş anlamlılar: savunucusu.
  • Savunulabilir Eş anlamlılar: savunulabilir, haklı, tartışılabilir, inandırıcı, doğru uygulanabilir, pratik, uygulanabilir, akılcı, mantıklı, kalıcı, mantıklı.haklı.
  • Savunulamaz Eş anlamlılar: affedilmez, yersiz, desteklenmeyen, unwarrantable, affedilmez, affedilmez, hatalı, yanlış.affedilmez, sağlıksız, zayıf, savunmasız, korunmasız, ayrık, arızalı, titrek, güvensiz,...
  • Savurgan Eş anlamlılar: abartılı, savurgan, mirasyedi, tutumsuz, uçarı, aşırı, ahlaksız, pervasız, squandering, overgenerous, ücretsiz, openhanded, özverili.mirasyedi, wastrel, yani, ahlaksız.abartılı,...
  • Savurganlık Eş anlamlılar: outlandishness, rezillik, abartı, preposterousness, vahşilik, çılgınlık, aşırı, exorbitance, taşkınlık.israf, savurganlık, prodigality, kadın, thriftlessness, profuseness, israf.
  • Savurmak Eş anlamlılar: atmak, itmek, pitch, çekmek, denize indirmek, proje, sapan, mancınık, sinek, atmak, döküm, atmak izin.
  • Saw-Toothed Eş anlamlılar: serrate, pürüzlü, ötelenmiş, dentat, crenulate, denticulate, yontma, gol, nicked.
  • Sawy Eş anlamlılar: knowhow.kurnaz.anlıyorum.
  • Sayaç Eş anlamlılar: oppose, kontrol, karşı koymak, nötralize, ofset, dengelemek, countervail, counterpoise, aykırı, önlemek, iptal.tam tersine, aksine, yenen, ters, başkan yardımcısı versa, buna karşılık,...
  • Saydam Eş anlamlılar: aydınlık, filmler, dik, bkz: aracılığıyla, dantelli, cobwebby, cam gibi yarı saydam, gauzy, gözenekli, ince, vitrifiye, açık, kristal, gözenekli, ce.samimi, dürüst, açık, saf, naif,...
  • Şayet Eş anlamlılar: belki de.
  • Sayfa Eş anlamlılar: çağır.yaprak, yaprak, yan, kağıt, folyo.görevlisi, haberci, işim çocuk, ofis boy, kız cuma, bellboy, komi, usher.aşama, sahne, dönemi, saat, nokta, fırsat, olay, bölüm, bölüm.
  • Saygı Eş anlamlılar: saygı, ilgili olarak saygısı, göz, saygı, nezaket, nezaket, nezaket, nezaket, complaisance, hürmet.saygı, hürmet, onur, saygı, hayranlığı, haraç, saygı, hürmet, boyun eğme,...
  • Saygıdeğer Eş anlamlılar: ağustos, saygı, değer, onur zaman, saygın, onurlu, zaman test, reverend, kutsal, kutsal, değerli, değerli, kutsal, şanlı.
  • Saygılar Eş anlamlılar: selamlar, iyi dilek, saygı, hatıralar, saygılarımla, devoirs, övgü.
  • Saygılı Eş anlamlılar: muhterem, saygılı, saygılı, hz, awed, farklı, obeisant, dindar, dindar, mütevazi, uysal, puta tapan.farklı, itaat, saygılı, hayran, nazik, uzlaşmacı, effacing, uyumlu, yumuşak, mütevazi,...
  • Saygın Eş anlamlılar: takdire şayan, değerli, değerli, onurlu, övgüye değer, muhterem, değerli, ağustos, övgüye, değerli.uygun, kabul edilebilir, geleneksel, doğru zevkli, ortodoks, aşırı, kibar, saygın,...
  •