Tüm göz Eş anlamlılar


  • Sağlık Eş anlamlılar: sağlamlık, wholesomeness, sağlık, canlılık, sağlamlık, fitness, gücü, canlılık.durum, devlet, sesi, şekil, formu.
  • Sağlıklı Eş anlamlılar: eh, ses, dinç, güçlü, sağlam, dinç, hardy, sağlam, güçlü kuvvetli uygun.sağlıklı, sağlıklı, olumlu, faydalı, canlandırıcı, besleyici, yararlı, faydalı, iyileştirilmesi, iyi,...
  • Sağlıksız Eş anlamlılar: hasta, hastalıklı, zararlı, hastalıklı, hasta, hasta, hasta, zayıf, hastalıklı, geçersiz, sakat, zayıf.zararlı, öldürücü, zehirli, zararlı, unhealthful, unsalutary, zararlı,...
  • Sağrı Eş anlamlılar: arka, arka, hindquarters, kıç, arkasında, arka, popo, fundament, alt, kıç, arka, kuyruk, koltuk.
  • Şahane Eş anlamlılar: zarif, şık, görkemli, nefis, nefis, tatlı, tatlı, mükemmel, güzel, nefis, büyük, ince.
  • Şaheser Eş anlamlılar: şaheser, klasik, şef tabağı, eski ana, bir buluş, prizewinner, ne artı ultra.
  • Sahib Eş anlamlılar: master.
  • Sahibi Eş anlamlılar: sahibi, ortağı, sahibi, ev sahibi, özel, sahibesinden, toprak, girişimlerinden, copartner.sahibi.mülkiyet, başlık, velayet, firması, saklama, tekel, tutun, kavrama, doluluk, denetim, kavramak.
  • Sahil Eş anlamlılar: sahil, plaj, banka, strand, arazi, waterside, brink, littoral, kenar boşluğu, sahil, sahil, eşiğinde, ağzına kadar.sahil, deniz kıyısı, strand, plaj, sahil, littoral, sahil, waterside,...
  • Sahip Eş anlamlılar: kendi, var, tutun, zevk, elde etmek, tutmak, korumak, miras, almak, korumak, kavramak, sarılmak.
  • Sahip Olduğu Eş anlamlılar: bedeviled, büyülenmiş, hexed, haunted, lanetli, ele geçirilen, takıntılı, çılgın, çılgın, çıldırtmak, çılgın.
  • Sahipsiz Eş anlamlılar: serseri, serseri, serseri, serseri, serseri, dışlanmış, mokasen, serseri, batık, azı.ihmalkar, umursamaz, ihmalci, gevşek, dikkatsiz, suçlu, gafil, düşüncesiz, sorumsuz, shiftless, tembel, slipshod.
  • Sahiptir Eş anlamlılar: palavra, övünme, övüngenlik, övünmek, süslü, gasconade, kabadayılık, palavra, uzun konuşmak, sıcak hava, gaz, ranza, balık hikayesi.övünme, kına, büyük konuşmak, darbe kendi...
  • Şahitlik Eş anlamlılar: görevden, atmak, görevden, yerinden, tahttan indirmek, kovmak, dışarı atmak, akıntı, kasiyer, aşağılamak, kurtarmak, unfrock, indirgemek, kaldırmak, yangın, çuval, olabilir.
  • Sahne Eş anlamlılar: kürsü, platform, kürsü, sahne önü, panoları, bando, podyum.dönem, faz, devlet, adım, nokta, istasyonu, uçak, düzeyi, sınıf, derecesi, konum.patlama, aksilik, sergi, görüntü, patlama,...
  • Sahne Işıkları Eş anlamlılar: önem, şöhret, ün, spot, ünlü, haber, tanıtım.
  • Şahsiyet Eş anlamlılar: ruhani lider, önemli, aydın, itibar, magnifico, nabob, kodaman, biri, çift, lider, toplum, kişiliği, ünlü, big shot, panjandrum, baş ayağı.
  • Sahte Eş anlamlılar: yapaylık, gösteriş, gösterişçilik samimiyetsizlik, fiyaka, özenti, meretriciousness, affectedness, speciousness, gizleme işlemi, showiness, tinsel, flaş, küfür, tawdriness,...
  • Sahtecilik Eş anlamlılar: sahte.
  • Sahtekar Eş anlamlılar: bend, eğri, eğrilik, açı, ark, dönüş, kanca, yay, kivrimi, dönüm, kat.suç, suçlu, shyster, hırsız.
  • Sahtelik Eş anlamlılar: yalan, gerçekdışılık, illüzyon, yalan, sahtekârlık, dolandırıcılık, sahtekârlık, hile.
  • Şair Eş anlamlılar: versifier, ozan, şarkı sözü yazarı, ozan, ödüllü, sonneteer, rhymer, acemi şair, poetaster.
  • Şaka Eş anlamlılar: şaka, hile, antik, kaçamak, gambol, toygar, kapari, şakası, shenanigan, yaramazlık.maskara, popo, hedef, spor, gülmek, saçmalık, gag, çılgınlık, saçmalık.şaka, espri, espri, muayene,...
  • Şakacı Eş anlamlılar: joker, şakacı, zekâ, quipster, şakacı, prankster, budala, komik, palyaço, aptal.waggle, sallamak, bob, başını sallamak, salıncak, atmak, dalga, salınım, kıpırdatmak, çalkala.sallamak,...
  • Sakat Eş anlamlılar: zarar, devre dışı bırakmak, zayıflatmak, felç, berbat, yok etmek, zarar, enfeeble, yara, aciz, emasculate.mahvetti, topal, felç, bozmak, yaralama, yara, devre dışı bırakmak, bozmak,...
  • Sakatat Eş anlamlılar: çöp, çöp, çöp, çöp kutusu, çıkışlar, atık, cüruf, önemsiz, ordure, pislik, tortu, zeminler, scurf.
  • Sakatlık Eş anlamlılar: zayıflık, sakatlık, halsizlik, güçsüzlük, ihtiyarlık, hastalık, illet, hastalık, hastalık, hastalık, invalidism, indisposition, düşüş.sakatlık, handikap, bozulma, ızdırap,...
  • Sakatlıklar Eş anlamlılar: olağan, sıradan, monoton, normal sınırlarda, önemsiz, etkileyici, basit, sıradan, vasat, yaya, basmakalıp, sıradan, alışılmış, her zamanki gibi.
  • Sakin Eş anlamlılar: sakin, oluşan, rahat, serin, dengeli, soğukkanlı, bozulmamış, sarsılmaz, mütevekkil, toplanan, ağırbaşlı, oturaklı, sakin.sessiz, sakin, huzurlu, oluşan, pasifik, huzurlu, sakin,...
  • Sakınan Eş anlamlılar: tedbirli, dikkatli, ihtiyatlı, dikkatli, huzursuz, kurnaz, şüpheli, dikkatli.tutumlu, tutumlu, dikkatli, cimri, cimri, tutumlu, niggardly, fakirlikten, kapat.
  • Sakıncalı Eş anlamlılar: saldırgan, nahoş, iğrenç, yakışmayan, kabul edilemez, içler acısı, nahoş, zararlı, istenmeyen, dayanılmaz, beğenmiş, çirkin, zararlı, üzücü.
  • Sakınmak Eş anlamlılar: dolgu, önlemek, forswear, bırakmak, feragat, durmak, terk, kaçınmaya, yemin ederim, pes, sakınmak, reddetmek, spurn, abjure.önlemek, shun, kaçmasına, dodge, ördek, kurtulmak, kaçınmak,...
  • Sakız Eş anlamlılar: tutkal, reçine, hamur, yapıştırıcı, zamk, eksuda, sızmak, gunk, goo, çamur.
  • Sakızlı Eş anlamlılar: yapışkan yapışkan, viscid, tutkal, yapıştırıcı, viskoz, kalın, aşırı duygusal, kuvvetli.
  • Saklama Eş anlamlılar: koruma, velayet, vesayet, ücret, bakım, koruma, koruma, gözetim, koğuş, himayesi, vesayet.
  •